X

Olimpiyatlarda yarışan sporcuların diyetisyenlerinden beslenme önerileri

Profesyonel sporcular yüksek tempodaki antrenmanlarını gerçekleştirebilmek için kaliteli beslenmek zorundadır. Altın ve gümüş madalya arasındaki farkın sadece saniyenin onda biri olabildiğini düşünürsek, antrenman programları kadar aldıkları besinlere de çok dikkat etmeleri şaşırtıcı değil. Bu yüzden gün içinde ne zaman ne yiyecekleri ve ne kadar yemeleri gerektiğinin belirlenmiş olduğu besin programlarını takip ediyorlar. Nitekim birçoğu da üniversiteden itibaren sertifikalı spor beslenmesi uzmanlarıyla çalışıyor ve hepsinin takımlarında beslenme uzmanı mevcut.

Yazının devamında Olimpiyatlarda yarışan sporcularla birlikte çalışan beslenme uzmanlarının verdiği beslenme önerilerine yer vereceğiz:

  • Sporcular yiyecekleri yakıt olarak görür

Nancy Clark, sporcuların aldıkları besinlere yakıt gözüyle baktığını ve sadece yüksek performans göstermek için değil, aynı zamanda iyileşmek ve sağlıklı kalmak için de sağlıklı beslendiklerini ifade ediyor. Siz de kendi yaşamınızda bunu sağlayabilmeniz için yediklerinizi not edebilirsiniz. Çünkü Clark’a göre, ne yediğini not eden insanlar, birkaç günün ardından daha sağlıklı beslenmeye başlıyor.

Ne yediğini not eden insanlar, genellikle birkaç günün ardından daha sağlıklı beslenmeye başlıyor.

İlginizi çekebilir: Sağlıklı beslenmenin ilk kuralı: Sağlıklı bir mutfak yaratmak

  • Her 4 saatte bir yerler

Antrenman yapmak ve kasları iyileştirmek için gereken enerjiyi sağlamak isteyen sporcular her 4 saatte bir yemek yemeye özen gösterirler ve genellikle 3 ana, 2 ara öğün şeklinde yemek yerler.  

Siz de Olimpiyat sporcularının yediği kadar olmasa da –çünkü sporcular normalden daha fazla kalori alır- kendi öğün planlarınızı buna göre yapabilirsiniz. Bu şekilde açlık çekmeden kilonuzu kontrol altında tutabilirsiniz.

  • Protein alımına önem verirler

Antrenman sonrası kasları iyileştirmek için gerekli amino asitler, protein tarafından sağlanır. Sporcu diyetisyeni Alicia Kendig, tüm ana ve ara öğünlerde yeterli miktarlarda protein alımının önemini vurguluyor ve yoğurt, kırmızı et, baklagiller ve deniz ürünlerinin iyi birer protein tercihi olduğunu ifade ediyor.

  • Su içmeye günün erken saatlerinde başlarlar ve sık su içerler

Sabah kalkar kalkmaz su içmek ve gün boyu bunu tekrar etmek çok önemli. Çünkü vücudun susuz kalması, performansı önemli ölçüde etkileyen bir durum. Öte yandan birçok insanın aslında farkında olmadan susuzluk seviyesinde yaşadığı düşünülürse, su içmeye daha fazla önem vermemiz gerektiğini anlayabiliriz.

  • Tonlarca (şaka değil) deniz ürünü yerler

Çiğ yumurta veya kırmızı et eskiden sporcular arasında oldukça popülerdi. Ancak bugünün sporcuları kas yapmanın ötesinde faydası olan yiyecekleri yemeyi tercih ediyorlar. 2016 Yaz Olimpiyatlarında, sporcular toplamda 82 tondan fazla deniz ürünü tüketti. Deniz ürünlerine bu kadar önem verilmesinin nedeni ise yağsız protein ve yararlı omega-3 yağ asitleri.

İlginizi çekebilir: Düzenli kilo vermeyi başarmış insanlardan yeni başlayanlar için etkili kilo verme yöntemleri

  • Kaliteli karbonhidrat alırlar

Karbonhidratlar kaslar için gerekli temel enerjiyi sağlarlar. Bu yüzden sporcuların en iyi bildiği şeylerden biri de ne zaman ve ne kadar karbonhidrat almaları gerektiğidir. Birçok sporcu, günlük aldıkları kalorilerin yarısından fazlasını tam tahıllar, meyve, patates, baklagiller veya yoğurt gibi kaliteli ve besleyici karbonhidratlardan karşılarlar. Öte yandan sporcu içecekleri veya şekerli diğer seçenekleri antrenmanlarından önce, antrenmanları sırasında veya sonrasında içmeye özen gösterirler. Dolayısıyla birçok söylentinin aksine karbonhidratlardan korkmayıp kaliteli seçenekleri beslenmenizden eksik etmemelisiniz.

  • 85-15 kuralını uygularlar

En özenli Olimpiyat sporcuları dahil hiç kimse her zaman kusursuz bir şekilde yiyemez. Birçok sporcu, beslenme planlarına zamanlarının yüzde 85’inde uyarken, geriye kalan zamanlarda daha rahat davranıyorlar. Siz de yüzde yüz oranında mükemmel beslenmeye çalışırsanız muhtemelen bu isteğiniz başarısızlıkla sonuçlanacak. Bu yüzden hafta içinde toplamda alacağınız 21 ana öğünün mesela 3 tanesinde kendinize izin verebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Meyve yemenin de bir kuralı var: Meyveler ne zaman ve nasıl yenmeli?

Kaynak:

huffingtonpost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale