X

Olduramamak, yaşamla akış halidir

Oldurmak bir başarı mıdır? Oldurmak her zaman mutluluk getirir mi? Her istediğini olduran kişi gerçekten güçlü müdür?

Çocukluğumuzdan itibaren öğreniyoruz; yüksek notlar almalıyız, iyi bir okulda okumalı ve itibar sahibi olmalıyız. Aile buluşmalarında konuşulur ya; şu kişinin falanca oğlu müdür olmuş, şu kişinin falanca kızı okulda doktora yapmış ve yurtdışına gidiyormuş. Ama o anda sohbet ortamında ne müdür oğul ne de doktora yapan kız bulunmaz. Onların gıyabında iyi bir halde olduklarına dair varsayımla konuşulur, ailenin diğer küçük bireylerine, müdür olan ve doktora yapan abi ve ablalar rol model olarak gösterilir.

Acaba kameraları o çocuklara çevirsek oldurdukları için mutlu mudurlar?

Ben değildim. İşin garibi şu ki mutlu olduğumu sanıyordum. Yaptığım şey her ne ise keyifli yanını görme yatkınlığım beni bu illüzyona sürüklemiş ve yıllarca bu illüzyonda yaşamıştım. Yaşamıştım diyorum çünkü o anda farkında bile değildim. Aile sohbetlerinde konuşulurken havalı bir statüdeydim, ortalama bir mutluluğu devam da ettirirdim. Ama “oldurmaya çalışma hali” içerisindeydim.

Bir kalıba sığabilmek için kişiye özgü pürüzlerimi törpülüyordum. Farkındalığım, öğrencilikten çalışma hayatına geçtiğim dönemde “ben bir şeyden dolayı tam mutlu hissetmiyorum ama bir sebebi de yok” dememle ve çözüm aramamla başladı. Sonra farklı farklı kapılar açıldı, farklı farklı kapılarsa kapandı. Her kapanan kapı otantik halimin hayat bulması için bir boşluk yarattı. Hala farklı farklı kapılar açılıp kapanıyor ve her geçen gün kendim olma halimi biraz daha fazla deneyimliyorum. Kendim oldukça otantik halimin hayat bulduğu boşluk da genişliyor ve başkalarına da kendileri olmaları için alan yaratıyor. Kendim oldukça oldurmaya çalışmaktan sıyrılıp olduramadığım ve yaşamla akabildiğim için kutlama halindeyim.

Bizi eyleme sürükleyen hayattaki inançlarımızdır. İnandığımız şeyler uğruna elimizden geleni yapar ve oldurmaya çalışırız. Yetiştiğimiz ortam bizim inanç temellerimizi oluşturur. Evden, aileden farklı bir yapı görmeye başladığımızda inanç sistemlerimizi sorgulamak ve yeniden şekillendirmek için bir fırsat doğar. Bu fırsatı değerlendirmek ise kişinin seçimidir.

Görebilir ki “Benim yıllardır inandığım bu sistem bir noktada beni kısıtlıyor ve kendim olmamı engelliyor. Bu inanç yapımı geliştirebilir ya da artık bana iyi gelmeyen kısımlarını dönüştürebilirim.”

Ya da diyebilir ki “Bu ortam ve kişiler benim inandığım sistemle uyuşuyor. Bana zarar verse de, içimdeki yaşam sevincini söndürse de ben bu inanç sistemi dışına çıkamam. Köklerime karşı gelemem.” Ve yaptığı seçimle hayatına devam eder.

Gerçek başarı, inanç sistemine bakış açının ne kadar esnek oluşuyla değerlendirilmelidir. Çünkü o zaman değişen koşulları, duygularını, isteklerini sağlıklı bir şekilde an be an değerlendirebilir ve her an değişen yaşamla sen de esnekliğin sayesinde uyumla akabilirsin. Bir inanç peşinden yıllarca gidip oldurmak tek gayen olmaktan çıkar, yolda deneyimlediklerinle rotanı her an yeniden oluşturabilirsin.

Bazen olduramamanın, oldurmaktan daha iyi geleceğini anlarsın. Yaşam deneyiminle şekillenen olduramama halin, eski inanç sistemine göre hedeflenmiş oldurma haline üstün gelir. Şimdiki versiyonunun olduramama hali, artık yeni oldurma halindir.

Yaşamın senin için aktığına güvenerek ve o akışı an be an hissederek olduramayışına izin verebilir ve olduramayışını kutlayabilir misin?

Özkan Uğur anısına…

İlginizi çekebilir: Stres seviyeni azaltacak en etkili yöntemi keşfet

Sibel Okan - moment by Sibel: Merhaba ben Sibel. Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği bölümü mezunuyum. Daha önce özel sektörde pazarlama alanında çalıştım. Mühendislik eğitiminin bana katmış olduğu analitik düşünce yapısı ve süreç yönetimi bilgisinin yanı sıra, Hamburg'da 5 ay boyunca yaşama fırsatı bulduğum Erasmus programı ve yelkencilik deneyimi okulumun bana verdiği en keyifli hediyeler. Üniversite hayatından özel sektördeki iş hayatına geçtiğim ilk yıllarda, mutluluğu arama yolunda tanıştığım enerji dengeleme deneyimi, farkındalığımın artmasına ve içimdeki yaratma gücünü daha derinden tanımama vesile oldu. Çıktığım bu yoldaki tüm deneyimlerimde ortak öğreti "anda yaşamak" oldu. Daha mutlu bir Sibel'e dönüşmek için anda yaşamanın yollarını keşfederken edindiğim bilgileri olabildiğince çok kişiyle paylaşarak herkesin kendi yaşamına uygulayabileceğini göstermek ve ilham olmak isteğiyle farklı bir yolda ilerlemeye karar verdim. Mindfulness temelli yoga ve meditasyon eğitmeni, mindfulness koçu olarak; tüm servislerimi tek bir çatı altında topladığım moment by Sibel markamla anda yaşamak için farklı yollar keşfetmenize alan açıyorum!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale