X

Öfkenizi başarılı bir şekilde yönetmenin yolları

Yeni bir yılın başlangıcı, her zaman yeni kararlar almak ve eski alışkanlıkların yerine yenilerini koymak için uygun bir dönemdir. Bu yeni başlangıçlar diyete başlamak, spor salonuna yazılmak, yeni bir dil öğrenmek olabileceği gibi kişisel özelliklerinizle ilgili de olabilir. Örneğin öfke yönetimi…

İlgili yazı: Öfkelendiğinizde sövmek aslında sanıldığı kadar kötü değil

Öfkenizi nasıl yönettiğiniz, kişiliğinizle ilgili bir durum. Davranış dediğimiz şey aslında düşünme, hissetme ve tutum sergilemeden oluşuyor. Nörobilim alanında yapılan çalışmalar da düşünme, hissetme ve tutum sergileme yollarınızı değiştirdiğinizde, beyninizi de eğittiğinizi gösteriyor. Yeni alışkanlıklara ne kadar bağlı olursanız, beyninizde bununla ilgili nöronal bağlantıların sayısını o kadar artırmış ve güçlendirmiş olursunuz. Ayrıca, yeni alışkanlıkları pratik ederek otomatik repertuarınıza alabilirsiniz.

Bir hata yaptığınızda veya bir hedefinizi tutturamadığınızda, sert bir eleştiri yerine kendinize bunun vakit alacağını söyleyin.

Tüm bunlar, öfke yönetimi için de geçerli. Uplifers olarak öfkenizi yönetmeniz için edinebileceğiniz yeni alışkanlıkları sıraladık:

1. Sağlıklı öfke yönetimi için nedenlerinizi yazın

Bu sayede aldığınız kararlara karşı daha fazla sorumluluk duyarsınız. Kendinize “Bundan ne elde etmeyi umuyorum? Bu değişikliği yaparsam hayatımda ne değişecek” diye sorun. Elde ettiğiniz yanıtlar sayesinde, aldığınız kararların yarattığı değişikliği çok daha net görebileceksiniz.

2. Uzun dönem ve kısa dönem için gerçekçi hedefler belirleyin

Sizi büyük hedeflerinize ulaştıracak ufak hedefleri belirleyin. Örneğin ilk başta beden farkındalığınızı geliştirmek için rahatlama çalışmaları yapabilir, zamanla bunları zihinsel farkındalık egzersizlerine dönüştürebilirsiniz.

İlgili yazı: Kendini tanıma rehberi: Öfke

3. Görsel hatırlatıcılar bulun

Ufak notlar, fotoğraflar, posterlerle kendinize hatırlatıcılar oluşturun. Açıkça ve anlaşılır notlar hazırlayın.

4. Beklentileriniz konusunda gerçekçi olun

Alışkanlık edinmek zaman ister. Her bir alışkanlığı kazanmanızı sağlayacak eylemlerin ne kadar vakit alacağını belirlerken gerçekçi olun. Bazıları daha çok, bazıları daha az vakit alabilir.

Öfkenizi nasıl yönettiğiniz, kişiliğinizle ilgili bir durum.
5. Hayal kırıklığının da bir ihtimal olduğunu unutmayın

İstediğiniz ilerlemeyi sağlayamadığınızda, kendinizi acımasızca eleştirmekten uzak durun. Zihinsel farkındalığı elden bırakmayın. Eski alışkanlıklarınızdan vazgeçmek sizi mutsuz ve bazen kızgın yapabilir. Kendinizi “kendiniz” gibi hissetmeyebilirsiniz. Bunun zamanla geçeceğiniz kendinize hatırlatın.

İlgili yazı: Umutsuzluğa kapılmayın: Umut, bize iyi gelecek

6. İçsel merhameti geliştirin

Yazar Kristin Neff’in yaptığı çalışmalar, içsel merhametin esneklik, tolerans ve sorumluluk duygularını artırdığını gösteriyor. Bir hata yaptığınızda veya bir hedefinizi tutturamadığınızda, sert bir eleştiri yerine kendinize bunun vakit alacağını söyleyin.

7. Gelişiminizin farkında olun

Gelişiminizin farkında olun ve bunu detaylıca takip edin. Hedeflerinizi paylaşan kişilerden destek alın.

Kaynak:
Psychology Today

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale