X

Öfke güç zannedilince: Siz bu hataya düşüyor musunuz?

Güç zannettiğimiz öfkeyi bırakamıyoruz. Öfke gerçekten güç verebilir mi? “Öfkeyle kalkan zararla oturur” demiş büyüklerimiz… Peki bu basit muhakemeyi sizce neden yapamıyoruz?

Cevap çok basit! Bilinçaltımızdan dolayı… Bilinçaltımız bizi korumakla görevli olduğundan, yetişme ortamımızda bolca öfke duygusu yansıtılarak güç kullanıldıysa, korku enerjisinin hakim olduğu bir ortamda, kişi farkında olmadan bu virüslü kaydı alıyor.

“Öfkeyle kalkan zararla oturur” demiş büyüklerimiz… Peki bu basit muhakemeyi sizce neden yapamıyoruz?

Yıllarca öfke kontrolü, ‘öfke yönetimi’ başlıklı eğitimlerin verildiğini gördüm. Kontrol ederek, yöneterek öfke duygusunu bastırmanın hastalıkları davet ettiğini biliyor muydunuz? Kısacası; öfke bizi güçlü kılmanın yerine, aslında gücümüzü tüketir, yaşam sevincimizi azaltır.

Bu farkındalıkla bakabilirsek duygularımıza, duygularımızı iyi – kötü, olumlu – olumsuz diye ayırmadan her bir duygunun insanın doğasında var olduğunu kabul edebiliriz. Böylece; öfke, kin, nefret, intikam vb. duyguların sağlıkla kanalize edilmesi, dönüştürülmesi sağlanabilir.

Kontrol ederek, yöneterek öfke duygusunu bastırmanın hastalıkları davet ettiğini biliyor muydunuz?

Ancak; bunun için “öfke güç verir” hipnozu fark edilmeli ve bu inanç terk edilmelidir. Öfke sınırlarımızı çizmemize yardımcı olabilir. Ancak; beslenmemelidir.

Gelelim öfkeyi yani bu duygusal enerjiyi kanalize etmeye, dönüştürmeye yani bir nevi serbest bırakmaya… 22 Şubat Perşembe 19.00’da Uplifers okuyucularına özel workshopta duyguların serbest kalması, kanalize edilmesi için görüşmek dileğiyle… Sorularınız ve kayıt için akinhande@gmail.com üzerinden veya  0212 219 92 95 telefondan bize ulaşabilirsiniz. 

Adres: ”Ben zamanı’’ Abdi İpekçi Cad. No: 32 Daire: 1 Nişantaşı

Sevgilerimle…

 

İlginizi çekebilir: Hayat her an konuşuyor: Bizi korumakla görevli bilinçaltımız ve bize söyledikleri

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.
İlgili Makale