X

Odaklanmak neden bu kadar zor: Anda olmak için ne yapabiliriz?

Bir bilgeye sormuşlar, “Siz nasıl böyle sakin kalabilmeyi başarabiliyorsunuz, bize de anlatır mısınız lütfen, bu işin sırrı nedir?” Bilge de cevap vermiş, “Ben biriyle sohbet ederken yalnızca onu dinliyorum ve onunla konuşuyorum, yemek yerken yemek yiyorum, yürürken yürüyorum.” Dinleyenler sabırsızlanmış, “E tamam, biz de öyle yapıyoruz zaten, siz bize sakin kalabilmenin sırrını söylemediniz ki.” Bilge tekrarlamış: “Ben biriyle sohbet ederken onu dinliyorum, yemek yerken yemek yiyorum, yürürken yürüyorum.” Ve bunun üzerine eklemiş: “Siz biriyle konuşurken ne söyleyeceğinizi veya bambaşka şeyleri düşünüyorsunuz, yemek yerken televizyon izliyor, yürüyüş yaparken telefonla konuşuyor, bir iş yaparken diğer işleri düşünüyorsunuz.”

En son ne zaman hangi işi yapıyorsanız gerçekten sadece ona odaklandığınızı hatırlıyor musunuz? Bu hikayeyi nerede okumuştum bilmiyorum ve sonra internette de bulamadım, bu yüzden hatırımda kalan kadarıyla aktarmaya çalıştım. Tabii biraz günümüze uyarlama yapmayı da ihmal etmedim. Verilmeye çalışılan mesaj çok açık. Odaklanabilmek, belki de günümüzde sürdürmesi en güç becerilerden biri.

Geçen gün 8 dakikalık bir videoyu kesintisiz izleyemediğimi fark ettim. Gözüme takılıyordu, etrafı topladım, videonun altındaki diğer videoları inceledim, arkadaşıma mesaj attım, yemek siparişi verdim vs. Bu süreçte zihnimin nasıl konudan konuya atladığını ve pek çok şey daha düşündüğümü belirtmeme gerek yok sanırım. Yalnızca 8 dakikamı ve dikkatimin tamamını bu videoya ayırmak gerçekten çok mu zordu? Film izlerken sadece film izlemek, bir sohbet içerisindeyken sadece dinlemek ve konuda kalabilmek… Bunlar adeta lüks gibi geliyor. Sakin kalamadığımıza şaşmamak gerek. O an ne yapıyorsak sadece ona odaklanabilmek için zihnimizi bu yönde eğitmemiz gerekiyor. Bu konuda gelişebilmenin tek yolu istekli olmak ve pratik yapmak.

Odaklanarak yapmaya karar verdiğiniz iş her ne ise, o an geriye kalan her şeyi bir kenara bırakabilir misiniz? Böyle bir odaklanma deneyimini hayata geçirdiğinizde bunun hiç de kolay olmadığını fark edeceksiniz. Evet, telefonu sessize alıp başka bir yere bırakmak, sakin bir köşeye geçmek işe yarayabilir. Ancak bunu yaparak yalnızca dışsal dikkat dağıtıcı faktörleri ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Zihnimiz ve düşüncelerimizse her an bizimle ve onları bir kenara bırakabilmek pek mümkün değil.

Nefese odaklanarak meditasyon yapmanın, düşüncelerimizin gelip geçmesine izin verme konusunda oldukça etkili olduğu bir gerçek. Bunun yanında, benim işime yarayan yöntemlerden bir tanesi yanımda kağıt, kalem bulundurmak. Aklıma yapmak istediğim başka bir iş geldiğinde not alarak, onu somutlaştırıyorum. Böylece zihnimi, unutma riskine karşı sürekli bana bir şeyler hatırlatma sorumluluğundan kurtardığımı hissediyorum. Gerçekten yaptığınız işe odaklanmayı istediğiniz için, düşünceler veya dürtüler geldiğinde “Ben şu an bu işi yapıyorum” diye kendinize hatırlatmanız gerekebilir. Dikkatinizi yaptığınız işe çevirmekte ne kadar başarılı olursanız, zamanla odaklanma sürenizin o kadar geliştiğine şahit olacaksınız.

Dilerseniz @dorecoaching Instagram hesabını takip ederek paylaşımlarımı görebilir ve benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Oyalanma davranışının önüne geçmek için 6 öneri

Beyza Turan: Profesyonel olarak yaşam koçu, amatör olarak yazarım. “Bu hayatı nasıl daha iyi yaşarım?” sorusuna kafayı takmış biri olarak öğrendiklerimi paylaşmayı çok önemsiyorum. İlgi alanlarım arasında olan duygu, davranış, bilinçaltı, motivasyon ve ilişkiler konularında okumayı, konuşmayı ve yazmayı çok severim. Geçmişimden kısaca bahsetmem gerekirse; Koç Üniversitesi’nde Endüstri Mühendisliği okudum ve Uluslararası İşletme yüksek linans programını tamamladım. İş hayatımda Google, Facebook (Londra) ve Adphorus şirketlerinde çalıştım. Daha sonra kendi kişisel gelişimimi de önceliklendirerek, profesyonel koçluk eğitimimi tamamladım ve Dore Coaching’i kurarak danışanlarıma destek vermeye başladım. Dilerseniz bir selam vermek veya sorularınızı iletmek için bana @dorecoaching Instagram hesabı üzerinden ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale