X

Obsesif kompulsif bozukluk nedir, nasıl tedavi edilir?

Endişe, belli bir oranda kaldığı sürece sağlıklı bir histir. Bir miktar kaygı ve hatta paranoya kişiyi tehlikelere karşı ayık tutar, boşvermişlikten kurtarır ve yaptığımız şeylerin sonucunu düşünerek hareket etmemizi sağlar. Ancak kaygı bozukluğu, kişinin günlük hayatını sağlıklı bir şekilde devam ettirememesine neden olan, onu tüketen bir rahatsızlıktır. Nörolojik kaynaklı bir kaygı bozukluğu türü olan obsesif kompulsif bozukluk (OKB ya da obsessive compulsive disorder/ OCD), takıntılı düşüncelerin günlük hayatı etkileyecek ve kısıtlayacak hale gelmesi olarak tanımlanıyor.

Obsesif kompulsif bozukluk ile ilgili bilinmesi gerekenleri sizin için derledik.

Obsesif kompulsif bozukluk nasıl tanımlanır?

OKB bazı düşüncelerin, duyguların ve davranışların defalarca tekrar etmesi şeklinde kendini gösteren bir psikolojik rahatsızlık. OKB’li kişiler genelde bir lambayı açıp kapamak, kapı çalmak ya da ocağın sönmüş olup olmadığını kontrol etmek gibi sıradan işleri dahi birkaç kez gerçekleştiriyor, bunlar tamamlanmadan yapacakları bir sonraki işe başlayamıyorlar. Sevilen sitcom Big Bang Theory’yi izleyenler, Sheldon Cooper’ın kapıyı her seferinde üç kez çaldığını hatırlayacaktır.

OKB de genel kaygı bozukluğu gibi sürekli endişe içinde olmayı beraberinde getirir. Ancak kaygı bozukluğu yaşayan herkes, kötümser düşüncelerini bir OKB hastası gibi ayinsel ve tekrarlı davranışlarla dışa vurmayabilir. Ayrıca, kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin kaygıları genelde hayata dair, iş, aile gibi bir temeli olan sıkıntılarken, OKB’li kişi kıyamet alametleriyle boğuşur. Örneğin, ellerini sık sık ve uzun uzun yıkamanın onları olabilecek tamamen ilgisiz bir kötülükten koruduğuna inanabilirler.

OKB hastalarının en çok kaygı duyduğu 6 olgu şöyle:

  • Kirlenme: OKB’li kişi mikroplara, vücut sıvılarına ve çevresel kirlere karşı normalin dışında bir savunma geliştirebilir, çünkü bunların kendini hasta edeceğine dair bir paranoya içindedir.
  • Kontrolü kaybetme: OKB’li kişi her zaman uyanık, ayık ve kontrol sahibi olma arzusundadır. Böylece kendisini ve çevresindeki kişileri olası bir zarardan koruyabileceğine inanır.
  • Cinsel dürtüler: OKB’li kişi, yasak ya da alışılmadık cinsel dürtüler ve düşünceler deneyimleyebilir.
  • Dini takıntılar: Obsesif kompulsif bozukluk yaşayan kişi iyi-kötü, helal-haram ayrımı konusunda takıntılı olabilir.
  • Çevresel zarar: OKB hastası, yangın ya da hırsızlık gibi kötü bir olayın olmasından çekindiği kadar, bu olaydan sorumlu olmaktan da korkar. Bu, fırının söndüğünü ya da kapının kilitlendiğini defalarca kontrol etmek gibi davranışları açıklayan bir korkudur.
  • Mükemmeliyetçilik: Çoğu OKB hastası her şeyin tam ve doğru olması konusunda takıntılıdır. Bu mükemmeliyetçilik, kendisine ait bir şeyi kaybetme, bir şeyin eksilmesi korkusu olarak da su yüzüne çıkabilir.

OKB ile ilgili yaygın olarak benimsenmiş yanlış bir düşünce, bu rahatsızlığın kişinin yaptığı bir şeyden kaynaklandığı düşüncesidir. Aslında stres, çocukluk hastalıkları, ebeveynlerin davranışları ve aile sorunlarının OKB’ye neden olduğuna dair herhangi bir kanıt henüz ortaya çıkmadı. Ancak, genetik olarak OKB’ye yatkın bir karakteristiğe sahip kişilerde stres ya da travma ile hastalığın tetiklenme olasılığı mevcut. Stres burada tek başına bir etken olmamakla beraber, hastalığın alevlenmesinde bir nevi kıvılcım görevi görüyor.

Obsesif kompulsif bozukluk, bilişsel davranışsal terapi ile çözülebilen bir sorun olduğundan, böyle bir rahatsızlık yaşayan kişilerin psikoloğa danışması öneriliyor. Ancak her psikoloğun benimsediği yöntem farklı olabildiğinden, bilişsel davranışsal terapi konusunu özellikle sorgulamak gerekebilir.

Kaynak
Psych Central
Anxiety and Depression Association of America
OCD UK

İlginizi çekebilir:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale