X

Nörobilimi kullanarak kötü alışkanlıkları bırakmak

Beynimiz genel anlamda tembeldir.  Yapabildiği zamanlarda duyguları, düşünceleri veya davranışları tellere bağlayarak suyun derinliklerine doğru yani otomatikleştiklere yere gönderir. Otomatikleşmiş duygular, düşünceler ve davranışlar bizim alışkanlıklarımızdır ve alışkanlıklarımız, beynimizin otopilot modunda yaşamasına neden olur. Gün boyunca yüzlerce alışkanlığımız, otomatik hale gelmiş yığınla düşünce, davranış ve duygu, genellikle küçük farkındalık kırıntılarıyla online ve offline hale gelir.

Yemek yemeden önce ellerinizi yıkamanız, dişlerinizi fırçalamanız veya her gün meditasyon yapmanız gibi alışkanlıklarınızın iyi alışkanlıklar olduğunu, sosyal medyada çok fazla vakit geçirmek, negatif iç sesinize kulak vermek veya sağlıksız besinler tüketmenin kötü alışkanlıklar olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak realitede çoğu alışkanlık nötrdür. Alışkanlıklarımız sayesinde evinizden işinize aynı yolu kullanarak arabanızı sürebilir, aynı spor salonuna gidebilir, alışveriş arabanızı aynı süpermarkette aynı yiyeceklerle doldurabilir ve aynı şarkıya kulak kabartabilirsiniz.

Alışkanlıkların tanımlayıcı özellikleri

İyi, kötü veya nötr fark etmeksizin Nörobilim uzmanlarının bulgularına göre tüm alışkanlıklar sadece birkaç tanımlayıcı özellik taşımaktadır:

  1. Alışkanlıklar belirli bir hatırlatıcı, durum veya olay tarafından tetiklenmektedir.
  2. Alışkanlıklar zaman içerisinde sürekli tekrar edilerek kazanılmış davranışlardır.
  3. Alışkanlıklar otomatik hareket olarak uygulanır ve çok kısıtlı bir farkındalık taşır.
  4. Alışkanlıklar güçlüdür, bir kez formüle edildi mi kırmak oldukça zordur.
Alışkanlıklar beyinde nerede depolanır?

Alışkanlıkların depolandığı beyin koordinasyonları striyatum olarak adlandırılan basal gangliaların şekillendirildiği korteksin derinliklerinde yer almaktadır. Striyatum düşünme, duygu ve duyuları içeren prefrontal korteks ve orta beyinle yakın ilişki içerisindedir. Orta beyin dopamin içeren nöronlardan girdi sağlamaktadır. Dopamin duygusal öneme sahip olaylar ve ödüllendirilmeye ilişkin pozitif duyguların yaratılmasıyla büyük oranda ilişkili olan beyin kimyasalıdır.

Kendinizle negatif konuşma alışkanlığınız bir kez depolandıktan sonra, diğer beyin bölgesi – infralimbik korteks- bir hatırlatıcı, olay veya durum tarafından tetiklendiğinde alışkanlığınızı ortaya koymanıza neden olmaktadır. Obsesif kompulsif davranış bozukluğu veya bağımlılık gibi alışkanlıkların düzensiz ve hatalı hale gelmeleri durumunda striatum bozuklukları gözlemlenmektedir.  

Alışkanlıklar nasıl şekillenir?

En yaygın ve zarar veren alışkanlıklardan biri olan kendimizle negatif konuşma alışkanlığına bir göz atalım. Negatif iç konuşma zihnimizden tekrar ederek geçen ve kendimize karşı negatif yargı ve düşünceleri barındıran iç sesimizdir. Örneğin:

  • “Ben işlevsizim, hiçbir zaman başarılı olamayacağım”
  • “Nasıl giyinirsem giyineyim asla güzel gözükmüyorum”
  • “Ben çok kötü bir ebeveynim, çocuğum büyüdüğünde benden nefret edecek. Onlar benden çok daha iyisini hak ediyorlar”

Kendimizle ilgili negatif yargılarımızı tekrar tekrar kendimize söylediğimizde, prefrontal- striatal-orta beyin sirkuisindeki nöronlar tekrar tekrar birlikte ateşlenmektedir. Nöronlar arasındaki bağlantılar güçlenmekte ve en sonunda teller birbirine bağlanarak bu düşünceyi bir alışkanlık olarak depolamaktadır.

Alışkanlıkları kırmak için nörobilimi kullanmak

Peki alışkanlılar nasıl bırakılır? Nörobilim araştırmaları iki önemli yolu ortaya koymuştur:

  • Alışkanlıklar belirli bir hatırlatıcı, durum veya olay tarafından tetiklenmektedir.
  • Alışkanlıklar güçlüdür, bir kez formüle edildi mi kırmak oldukça zordur.

Dolayısıyla, alışkanlıkları kırmak için:

  • Alışkanlığının tetikleyicisini bulmayı öğren.
  • Sağlıksız alışkanlığının tetikleyicisini etkisiz bırakacak yeni ve sağlıklı bir alışkanlık bul.

Alışkanlığı kırmak neyin, nerede, nasıl, ne zaman bizi tetiklediğine dikkatini vermekle mümkün olabilir. Tetikleyiciyi bir kez farkettiğimizde asıl olay yeni ve istenilen davranışı, düşünceyi veya hareketi dikkatli ve farkında bir şekilde tekrar etmektir. Eski alışkanlıkların formalizasyonuna benzer şekilde, yeni alışkanlık eski alışkanlığı geçersiz kılana kadar tekrar tekrar yerine getirmek gerekir. En sonunda yeni alışkanlık eski alışkanlığımızı maskeleyecektir. Çünkü beyin öğrenme gibi unutma becerisine de sahiptir.

Eski alışkanlıklar asla ölmez ve bu gerçek başarısızlık anlamına gelmez

Tabii ki alışkanlıkları kırma süreci her zaman çok kolay değildir. Ancak eğlenceli ve prefrontal- striatal-orta beyin sirkuisindeki dopamin üreten nöronları devreye sokabilecek ödüllendirici bir alışkanlık seçmek sürecinizi hızlılaştıracak ve kolaylaştıracaktır.

Ayrıca, eski alışkanlıklarınızın hiçbir zaman ölmeyeceğini ve yeni bir alışkanlık tarafından maskeleneceğini anlamak, bir anlık veya geçici eski alışkanlık tekrar yaptığınız zamanlar için önemlidir. Eğer eski alışkanlıklarınıza dönerseniz, üzerinizde büyük baskı veya suçluluk yaratmamanız gerekmektedir. Bu başarısızlık veya moral bozucu bir durum değildir. Bu aksiyonlarınızdaki nörobiyolojik gerçekliktir. 

Böyle anlarda, başarısız veya suçlu hissetmek yerine farkındalığınızı yeniden yükselterek kendinizi geri çekin. Kendinizi sevginizle yeniden iyileştirip, yeni alışkanlığınızı tekrar edin.

Aristoteles’in dediği gibi: “Sürekli yaptığımız şey ne ise biz o’yuz. O halde mükemmellik bir eylem değil, alışkanlıktır.”

 

İlginizi çekebilir:

René Descartes yapay zekanın kurucusu mudur?
Zihnin akışı ve bütünselliği: Hegel’e göre zihin nasıl ele alınmalıdır?
“İnanıyorum, öyleyse varım”: Spinoza ve sağ beyne övgü”“ 

Psikolog & Nörobilim Uzmanı Güliz Altınbaşak: Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümünden tam burslu olarak mezun oldu. Şu anda Dialectical Behavior Therapy (DBT) Turkey Danışmanlık Merkezi’nde Program Koordinatörü ve The Life-Co Wellbeing Merkezi’nde Mental Wellness Program Koordinatörü olarak çalışmaktadır. The LifeCo Wellbeing merkezi bünyesinde meditasyon odaklı olmak üzere mindfulness (farkındalık), duygu regülasyonu, stres yönetimi ve kişilerarası iletişim becerileri üzerine eğitim kampları düzenlemektedir. Ayrıca, savaş mağdurlarına yönelik mesleki eğitim, savaş sonrası travma ve formal eğitim projeleri yürütmektedir. Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkin ve Aile Danışmanlık Merkezi’nde EMDR odaklı projelerde çalıştı. TOÇEV Tüvana Okuma İstekli Çocuk Eğitim Vakfı’nda Psikolog ve Eğitmen olarak görev aldı. “Doğudaki Ebeveyn ve Çocukları Bilinçlendirme Projesi” kapsamında birçok ilde araştırma yaptı ve eğitimler verdi. Norveç, Azerbaycan, Slovenya ve İspanya’da “Dezavantajlı Grupların Bilinçlendirilmesi ve Hayat Şartlarının Yükseltilmesi” konusundaki projelerde Ülke Koordinatörlüğü yaptı. Maltepe Kapalı İnfaz Ceza Kurumu’nda hükümlülerle çalıştı. Aynı dönemde Avrupa Şafak Hastanesi’nde bağımlılık üzerine çalışmalar yaptı. Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nda gönüllü olarak görev alarak suça eğilimli çocuklar için çalışmalar düzenledi. “Erkek Homoseksüeller ve Heteroseksüellerin Suçluluk Utanç ve Kaygı Düzeylerinin Karşılaştırılması” üzerine yaptığı araştırmayı 17. Ulusal Psikoloji Kongresi’nde, “Kanser Hastaları için Mindfulness Odaklı Mental Wellness” çalışmasını “VIII Ibero American Congress of Clinical and Health Psychology Congress” Porto Riko’da sundu.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale