X

Niyetlerin gücü adına: Yıl biterken kendinize sormak isteyebileceğiniz 5 soru

2020 bize şükretmeyi, içe bakmayı, teslimiyeti ve büyük fotoğrafa odaklanmayı öğretmedi mi? Öğretmek hafif kalır dersen, mecbur bıraktı da diyebiliriz. Sürece direnenler ise kaybedenler kulübünün birer onursal üyesi oldular. “Yeni yıl, yeni sen” tarzı pazarlama yaklaşımları, oldum olası germiştir beni. Değişim, dönüşüme varım, ama bunca yıllık emeklerimi bir kenara atıp yeni bir Yasemin’i sil baştan kaldıramayacağım. Yenisiyle değiştireceğime, elimdekini sevme çabası benimki.

Sen üç sene evveline kadar yılbaşında eğleneceksin diye kendini o partiden bu partiye savur, sabahlar olmasın gazıyla kendinden geçercesine coş, sonra ertesi gün, yeni yıla perişan başla. Ben olayı yanlış kavramışım meğer. İşin sırrı yılı nasıl kapadığından çok, nasıl başladığında yatıyormuş. 33 yıllık hayatımda ilk kez bu sene yalnız kutlayacağım yeni yılı. Ve uzun zamandır ilk defa bir yılbaşı programı beni bu denli heyecanlandırıyor.

Niyetim yepyeni bir ben değilse de, mütemadiyen değişen, dönüşen ve gelişen bir ben. Hayallerimi gerçekleştirebilmem için de yapacağım yegane şey; kurduğum büyük hayallere en minik adımlarla başlamak. Eğer dikkatimiz neredeyse enerji de oraya yöneliyorsa, niyetleri netlikle belirlemek mühim. Ve sandığımızdan biraz daha fazla özen isteyebiliyor. Yerin kulağı, kelimelerin gücü var. Maazallah dileklerin gerçek oluverir. Bugün dilediğin eksik niyetler, yarın bi tarafını tırmalamasın sakın. Huzur dilemeyi atladın diye manzaralı evinin terasına su bastı mı ağlamayasın sonra. Birlik, gelişim, huzur, uyum demeden gerçek aşk dilersin. Sonra “seversin kavuşamazsın, aşk olur” sözü döner tırmalar poponu. Kilo vermek yerine, sağlıklı bir bedene sahip olmak gibi güncellemeler atabiliriz kanımca niyetlerimize.

Bir şeylere niyet ederken, istediğin şeyin kendisindense hayatına getirmesini istediğin duyguya odaklanmak çok daha önemli. Israrla istediğin şey senin için hayırlı değilse, hiç gerçekleşmesin daha iyi. Böylelikle bütün hayatını önden planlama ve kontrol edebilme illüzyonu yerine, nice potansiyellere açık kapı bırakmış oluyoruz. Keza bu dönem bize yapılan planların birden nasıl da çöpe gidebileceğini kanıtladı. Bu yüzden gerçekleşmeyen dileklerimizin bizim için çok daha hayırlı bir sebebi olduğuna inanmak, insanın içine su serpiveriyor.

Yılı kapama ritüellerimin başında, tüm senenin şöyle bir özetini çıkartmak oluyor. Kendime sorduğum soruları, ilgini çekerse diye aşağıya bırakıyorum. Hem bir önceki senede aldığım yolun özeti oluyor, hem de yeni yıl niyetlerimi belirlemiş oluyorum. En zevkli kısmı da geri dönüp, geçmiş yıllardaki yanıtlarıma bakmak. Şifa olsun.

Mutlu seneler!

Sene sonunda kendine sorulası sorular: 

  • 2020’de kendinde neleri keşfettin?
  • Neleri tekrar tekrar yapamadın?
  • Neleri başlattın?
  • Neleri bitirdin?
  • 2021’de nasıl bir sen olmak istersin?

İlginizi çekebilir: Kendimize alan tanımak üzerine: Durdurun dünyayı inecek var

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale