X

Akbank Sanat’ta Nisan 2023 Ajandası: Seminerler, atölyeler, dans etkinlikleri

Güneşin yüzünü iyiden iyiye göstermeye başladığı bu taze bahar günlerinde şehirde yapılacak sayısız aktivite var. Bahar demek kültür sanat etkinliklerine doymak demek! Nisan ayı etkinliklerinden haberdar olmak için sizi yazımıza alalım… Çağdaş ve enerjik yapısıyla başta gençler olmak üzere Türkiye’nin sanat ekosistemini kapsayan Akbank Sanat, Nisan 2023 ajandasıyla farklı disiplinlerde dolu dolu bir program sunuyor. Şehrin kalbindeki konumuyla sanat rotasına yön veren Akbank Sanat; seminerlerden atölyelere, dans etkinliklerinden sergiye sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Nisan 2023 Seminer ve konuşma serileri

Dijital sezgiler sergisi: ‘Yapay Zeka, Sanat ve Diğer Yanlış anlamalar’

Yeni medya sanatında Yapay Zekâ ile birlikte çalışmaya dönük pek çok yaklaşımı bir araya getiren ‘Dijital Sezgiler / Digital Serendipity’ sergisinin yan etkinlikleri kapsamında, Ekmel Ertan’ın yürütücülüğünde ‘Yapay Zekâ, Sanat ve Diğer Yanlış Anlamalar’ isimli bir konuşma gerçekleştirilecek. Konuşma, tarihçesinin yanı sıra yapay zekâ ve sanat ilişkisi üzerine bir dizi düşünce ve spekülasyon içerecek.

4 Nisan 2023, 18:30, Moderatör: Küratör Helena Nikonole, Yürütücü Ekmel Ertan

‘Dijital Sezgiler’ Sergisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/sergi/dijital-sezgiler

Sanat ve Teknoloji Seminer Serisi: ‘Metaverse: Yeni Medya, Yeni Evren’

Can Büyükberber ve Ecem Dilan Köse’nin konuşmacı olarak katılacağı panelde ‘meta evren’ olgusu ve metaverse aracılığıyla mümkün kılınan yeni evrenlerin yol açacağı muhtemel deneyimler konuşulacak. Metaverse alanlarının içerdiği ve sunduğu deneyimler ve yepyeni hibrit gerçeklikler geliştirmek için açtığı kapıların hangi alanlara çıktığı söyleşinin bir diğer konusu olacak. İki sanatçının çalışmaları ve yeni sanal gerçeklik konseptini işlerine nasıl dâhil ettikleri de zihin açıcı olacak.

Etkinliğe neden katılmalı: Metaverse kavramının sanatta ve yaratma şeklimizde neden bu kadar önemli hale geldiğini araştırmak, anlamak ve üzerine düşünmek.

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/sanat-ve-teknoloji-seminer-serisi-ocak-nisan-2023

5 Nisan 2023, Akbank Sanat – Çok Amaçlı Salon, 18:30, Moderatör: Gözde Mutluer, Konuşmacılar: Can Büyükberber, Ecem Dilan Köse

Tiyatromuzda Tarih Konuşmaları: ‘Nezihe Muhittin’in Tiyatro Oyunları ve Bireysel-Kamusal Tarih Yazımı’

Türkiye’de kadın hareketinin en önemli isimlerinden biri olan Nezihe Muhiddin aynı zamanda oyun yazarı. Muhiddin, metinlerinde toplumsal cinsiyet konusuna eğilir ve kadının aile ve kamusal alandaki yerini tartışır. ‘Zelzele’, ‘Bir Rüya’ ve ‘Kadınlar Kulübü’ adlı oyunları Türkiye’de kadın hareketinin kamusal tarihi açısından önemli bilgiler ve tartışmalar barındırır.

Etkinliğe neden katılmalı: Yazarın 1929 yılında yazdığı; kadının aile ve kamusal alandaki yerini tartışan oyunları ‘Ana Aşkı’, ‘Vicdanların Emri’ ve ‘Talihin Bir Cilvesi’ni yakından tanımak için.

12 Nisan 2023, Akbank Sanat, 18:30, Moderatör: Noyan Ayturan, Konuşmacı: Esra Dicle

‘Tanzimattan Cumhuriyet’e Tiyatro ve Hafıza’

Tanzimat döneminden bu yana ‘Batı Tarzı Türk Tiyatrosu’ tanımlaması, bir dramatik modelin de tanımı olarak kabul edilmiştir. ‘Batı tarzı’, kendini en çok geçmiş ile şimdi arasında neden sonuç ilişkisi ile kurup, doğrusal perspektifli resmin önden arkaya dizilimini yapısına taşırken, anımsamayı da şimdinin bir işlevi haline getirir. Bizde ise dramatik metinler geçmişsiz, hafızasız, yekpare bir şimdiki zamanda kurulur, bu yapılarıyla da perspektifsiz bir minyatür olarak okunabilir durumdadırlar.

Etkinliğe neden katılmalı: ‘Batı Tarzı Türk Tiyatrosu’ tanımının ayırt edici unsurlarını anlamak, dramatik metinler arasındaki neden sonuç ilişkilerinin detaylarını kavramak.

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/tiyatromuzda-tarih-konusmalari-ocak-haziran-2023

28 Nisan 2023, Akbank Sanat, 18:30, Moderatör: Beliz Güçbilmez, Konuşmacı: Noyan Ayturan

Sinema ve Psikiyatri Seminerleri: Nefretin Kaynağı: Kısıtlanmış Özgürlük

Prof. Dr. M. Emin Önder’in yürüttüğü etkinlikle ilgili değerlendirmesinde şöyle diyor: “Günümüzde sözcüklerden ziyade görüntülerle düşünüyoruz. Anılarımızı kelimelerle anlatmak yerine görüntülerle aktarmaya çalışıyoruz. Kalem ve kâğıtlar giderek yerlerini görsel kayıt cihazlarına bırakıyor.” Hedeflenen noktaların tartışılmasında insana ilişkin ve insanın ilişkilendiği konuları merkezine alan etkinlik, travma ve bellek kavramlarına odaklanıyor.

Etkinliğe neden katılmalı:

Sinemayı; psikiyatri, psikoloji, felsefe, tarih, mitoloji, sosyoloji, edebiyat, tarih ve estetik boyutlarıyla, görsel kaydın en üst noktası olarak değerlendirebilmek.

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/sinema-ve-psikiyatri-seminerleri-2022

19 Nisan 2023, Akbank Sanat – Çok Amaçlı Salon, 18:30-21:30

Film Gösterimi:

Güz Sancısı (Yönetmen: Tomris Giritlioğlu)

18:30-20:00

Panel:

Oturum Başkanı: Tan Tolga Demirci

Konuşmacılar: Serpil Yandı Vargel, Aslı Aktümen, Tomris Giritlioğlu

20:15- 21:30

Tasarım Fikir Kulübü: Pişmiş Aşa Tasarım Katmak

Bugünden geleceğe ya da doğal olarak geçmişten günümüze en temelde kültürel ihtiyaçlarla şekillenen ekmek, içecek, sofra, mutfak, lokanta, iaşe, sofra/mutfak eşyası ve yemek fikirlerinin gastronomi ve tasarım kesişiminde nasıl buluştuğu tartışılacak.

Etkinliğe neden katılmalı: Yemek yeme serüveninin topraktan tabağa kadar uzanan çok katmanlı yolculuğunda, tasarımın nasıl yer aldığını düşünmek.

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/tasarim-fikir-kulubu-kasim-2022-nisan-2023

26 Nisan 2023, 18:30, Moderatör: Doç. Dr. Özge Samancı, Konuşmacılar: Prof. Dr. Alpay Er, Aylin Öney Tan, Maksut Akşar

Felsefe Seminerler Dizisi- Kriz ve Kritik II

Bu konuşmada Max Horkheimer’in eleştirel perspektifini ortaya koyduğu 1929 sonrasının toplumsal-iktisadi-politik kriz koşullarına da değinerek, düşünürün materyalist eleştirisinin imkân ve sınırlılıklarına dikkat çekilecek. Onun Adorno’yla beraber kaleme aldığı ‘Aydınlanmanın Diyalektiği’ kitabının gölgesinde kalan felsefi incelemelerini merkeze alırken eleştirel teorinin 2020’li yılların kriz koşullarında nasıl bir anlam ifade ettiği sorusuna yanıt aranacak.

6 Nisan 2023, 18:30, Moderatör: Emre Şan, Konuşmacı: Ateş Uslu

Max Horkheimer ve Eleştirel Teorinin Temelleri: Metafiziğin, Bilimin ve Toplumun Krizini Sorunsallaştırmak

Mimesis ve Muamma: Görünmeyenin görünende ‘görünmeyen görünmesi’

Seminer, Mimesis’i Adorno’dan daha öteye taşıyabilecek bir açılım olup olmadığını sorgulamaya yönelik olacak. Bu anlamda görsel sanatlar ve gösteri sanatları arasındaki ilişkiye ışık tutacak öykünme ve simge kavramları ‘çizgi’ örneğinde tartışılacak.

Etkinliğe neden katılmalı: Kültürel kamusal alanda sıklıkla kullanılan ‘kriz’, ‘kritik’, ‘kriter’, ‘kültürel iktidar’, ‘medeniyet’ kavramları arasındaki ilişkiyi sorgulamak.

27 Nisan 2023, 18:30, Moderatör: Emre Şan, Konuşmacı: Oğuz Haşlakoğlu

Sanat, Çocuklar ve Yaratıcılık Üzerine Farklı Bir Bakış: 27-28-29-30 Nisan 2023, Çevrimiçi

PACE Çocuk Sanat Merkezi’nin kurucusu sanatçı N. Barış Karayazgan tarafından düzenlenen eğlenceli, akıl karıştırıcı, düşündürücü ve yaratıcı uygulamalı seminer serisi; ‘Sizce sanat nedir?’ sorusundan yola çıkıp ‘çocuklar niçin sanat yapar?’, ‘yetenek nedir ve gerekli midir?’ gibi sorulara da uzanarak, öğretmenlere ve öğretmen adaylarına bir tartışma ortamı sunuyor. Dört gün sürecek ve farklı sanatçıların yapıtlarının inceleneceği, örnek uygulamaların yer alacağı bu seminer dizisinde çocukların sanat vasıtası ile kazanabilecekleri üzerine paylaşımlar yapılacak. Sanatın iyileştirici gücünü kullanarak çocukların ifade alanlarını özgür bir sanat üretim ortamında nasıl arttırabiliriz, afet bölgelerinde sanat çalışmaları yaparken çocuklarla iletişimde nelere dikkat etmeli ve hangi metotları kullanmalıyız konularını da içeren etkinlik serisine dört günlük devamlı katılım gerekmektedir.

Kayıtlarla ilgili detaylı bilgi, etkinlikten bir hafta önce www.akbanksanat.com adresinden takip edilebilecek.

Çağdaş Sanat ve Küratörlük Seminer Programı

Koordinatör: Billur Tansel

Açık Diyalog İstanbul ve Akbank Sanat iş birliğiyle organize edilen seminer dizisi hem teorik hem de uygulama bakımından; sergi kurgulama ve ideolojik çerçevesi ile ilgili Türkiye’de benzeri olmayan, prestijli bir eğitim platformu olarak öne çıkıyor.

13, 19, ve 24 Nisan2023, Çevrimiçi Platform, 18:00

Arada Mekan II

13 Nisan 2023

Konuşmacı: Prof. Dr. Ayşen Savaş

19 Nisan 2023

Koleksiyonerlik Tarihi ve Önemi

Konuşmacı: Emre Zeytinoğlu

24 Nisan 2023

Web3 uygulama alanlarından NFT

Konuşmacı: Turan Sert

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/cagdas-sanat-ve-kuratorluk-seminer-programi-aralik-2022-haziran-2023

Nisan 2023 Oyunculuk Atölyesi

Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi her cumartesi günü oyunculuğun 4 ana bileşeni: ‘Beden Farkındalığı’, ‘Ses’, ‘Sahnenin Ritmi’ ve ‘Oyunculuk Teknikleri’ üzerinden gerçekleşecek.

Oyun Yaratımı: Yazı Masasında Üç Saat

Murat Mahmutyazıcıoğlu ile gerçekleştireceğimiz “Yazı Masasında 3 Saat” atölyesinde yazarın, bir oyun fikri oluşturmasından yazıya dökmesine kadarki tasarım süreçlerinin anlatılacak, çeşitli egzersizlerle yazanın engellerini aşma yöntemleri tartışılacak, pratiğe dökülecek ve bir sahne metni üretilecek.

1 Nisan 2023, 15:00, Yürütücü: Murat Mahmutyazıcıoğlu, Moderatör: Ömer Akgüllü

Sahne Üstünde Nefes ve Mevcudiyet

Bu atölyenin odağı nefes vasıtasıyla partner, sahne ve seyirciyle ilişki kurmak olacak. Oyuncu sahne üzerinde şimdi ve burada olabilmeyi araştırırken bir yandan da anın içindeki yaratıcı olasılıkları gözlemleyebilecek. Doğal nefesin ritmi, bunun sese dönüşmesi ve onun önündeki engeller üzerine fiziksel ve teorik çalışmalar yapılacak.

8 Nisan 2023, 15:00, Yürütücü: Özlem Özhabeş, Moderatör: Ömer Akgüllü

Oyuncunun Çalışmasında Hayvan ve Nesne Gözlemleri

Oyuncunun Çalışmasında Hayvan ve Nesne Gözlemleri Atölyesi, oyuncunun gözlem gücünü kullanacağı ve karakteri yaratırken bu gözlemleri nasıl kullanabileceği üzerine bir araştırmadır. Kayıt olan oyuncuların atölyeye gelmeden önce kendilerine ilginç gelen bir hayvanı ister canlı ister ekrandan seyretmeleri çalışmanın yararınadır.

15 Nisan 2023, 15:00, Yürütücü: Ömer Akgüllü, Saat: 15:00-18:00

Sahneleme

Tiyatroda yönetmenin işi ne! Tiyatro eserlerinde yönetmenin işlevi nedir? Prova sürecini yaratıcı ve verimli kullanmak üzere yönetmenin alet çantasında neler olmalıdır? Hayalden gerçeğe yönetmenin yolculuğu üzerine bir sohbet.

29 Nisan 2023, 15:00, Yürütücü: Serdar Biliş, Moderatör: Ömer Akgüllü

Etkinlik serisi hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/program/oyunculuk-atolyesi-ocak-mayis-2023

Nisan 2023 Dans Etkinlikleri Programı

Çağdaş Dans Performansı: ‘Mod’

23 yıldır Türkiye’den ve yurtdışından farklı dans sanatçılarına, koreograflara ve eğitmenlere sahne imkânı veren Akbank Sanat Dans Atölyesi; beş bölüm ve beş moddan oluşan ‘MOD’ dans performansını ağırlıyor. Performanslarda Aslı Melisa Uzun, Diren Ezgi Yıldızkan, Ekin Ançel, Ekin Önce, Gizem Seçkin, Selim Cizdan ve Ufuk Fakıoğlu sahnede olacak.

6 Nisan 2023, 20:00, Biletler: biletix.com, Düzenleyen: Ufuk Fakıoğlu

Performanslar:

Kim ki?

Koreografi ve performans: Diren Ezgi Yıldızkan, Gizem Seçkin
Müzik: Damla Topçu, Tülin Deniz Bayoğlu

Kendini görmeyi reddeden bir gözün öyküsü. Jose Saramago’nun ‘Körlük’ adlı eserinden ilham alan bir performans.

2 de 1

Konsept Tasarım: Selim Cizdan
Birlikte Üretim-Performans: Selim Cizdan, Ufuk Fakıoğlu

Bull Sh.

Tasarım, Koreografi, Performans: Ufuk Fakıoğlu
Müzik: Higlight Tribe-Esperanza

Belki daha yakın

Fikir ve Kompozisyonel Öneri: Aslı Melisa Uzun
Birlikte Üretim ve Performans: Aslı Melisa Uzun, Diren Ezgi Yıldızkan, Ekin Ançel, Gizem Seçkin, (Ufuk Fakıoğlu)
Müzik: Emre Malikler
Çizim: Aylin Sözdinler

Değme, temas etme, dokunma özlemine dair… Kopukluklara rağmen kopmamayı kutladığımız bir yolculuğa çıktık. Pandeminin bedenlerimizde bıraktığı izlerden hayatlarımızın birbirine dokunduğu noktalara; arkadaşlığımızın hikayesine, dinamiklerine ve özlemlerine dair yaptığımız araştırmanın sunumuna sizi de davet etmek istiyoruz.

Reveillon

Konsept-Koreografi: Chloe Hernandez, Orin Camus (YMA)
Dansçılar: Ekin Önce, Ekin Ançel
Müzik: FOG Check Fraud
Detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/etkinlik/mod-cagdas-dans-performansi-6-nisan-2023

Koreografi Atölyesi

Konuk: Svetlin Travis
8 Nisan 2023, 13:30-15:30
Klasik ve çağdaş dans eğitimlerini bir potada buluşturan çok yönlü, Amsterdamlı koreograf ve dansçı Svetlin Travis yabancı koreografi atölyesinin konuğu olacak. Işık, hareket ve ses arasında kurduğu çapraz ilişki sahnedeki imzası olarak öne çıkan koreograf; çağdaş dans alanında Floorwork ve Cunningham tekniklerinin birleşik etkileriyle ‘3D Release’ tekniğini geliştirdi.
Detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/etkinlikler/dans

Çağdaş Dans Tekniği Dersleri

Şubat-Haziran ayı boyunca Salı’dan Cuma’ya saat 19:00’da
Eğitmenler: Alper Marangoz, Beril Şenöz, Gizem Bilgen, Evrim Akyay
Salı, Çarşamba, Cuma başlangıç seviyesi; Perşembe (6 Nisan Perşembe hariç) orta ve ileri seviye.
Dersler hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/etkinlik/yetiskinler-icin-cagdas-dans-teknigi-dersleri-kasim-2022-haziran-2023

Çağdaş Bale Tekniği Dersleri

Her Cumartesi saat 11:00’de
Eğitmenler: Ebru Cansız, Bersu Naz Say, Suzan Alev
Dersler hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/etkinlik/cagdas-bale-teknigi-ocak-haziran-2023

Aşk Dans Filmleri Seçkisi

29 Nisan Cumartesi, Akbank Sanat – Çok Amaçlı Salon, 18:30-20:00, 20:15-21:30
Dansın kamera ile olan ilişkisinden doğan aşk üzerine yerel ve uluslararası dans filmleri seçkisi
Kürasyon: Onur Topal Sümer (Dance Camera İstanbul-PandeMania kurucu direktörü)
Dersler hakkında detaylı bilgi için: https://www.akbanksanat.com/etkinlik/aska-dair-dans-filmleri-29-nisan-2023

Nisan 2023 Dünya Koro Müziği Sempozyum Programı

25-30 Nisan 2023, Çok Amaçlı Salon-Atölye

Akbank Sanat, Uluslararası Koro Müziği Federasyonu’nun (IFCM) en büyük etkinliği olan Dünya Koro Müziği Sempozyumu’nun (WSCM) etkinliklerini ağırlayacak. Kültür ve Turizm Bakanlığının ev sahipliğinde gerçekleşecek etkinlikte ABD’den İspanya’ya, Tayvan’dan Kanada’ya dünyanın en iyi koroları ve alanında uzman konuşmacılar 25-30 Nisan tarihleri arasında bir araya gelecek. 5 kıtayı temsil eden 28 farklı ülkeden 50’den fazla konuşmacı ve 1000’den fazla sanatçının İstanbul’da olacağı sempozyum programında Türkçe ve İngilizce olarak gerçekleşecek sunumlar, koroyla birlikte sunumlar ve atölye çalışmaları gibi çok çeşitli etkinlikler takip edilebilecek. Sempozyum kapsamında Akbank Sanat’ta Ragnar Rasmussen ile Şeflik Ustalık Sınıfları, katılımcıların kendilerini şeflik ve bestecilik alanında geliştirebileceği bir platform olacak. Dünya Koro Şeflik tekniklerine odaklanacak olan bu ustalık sınıfı, dünyanın her yerinden şeflerin katılımına açık. Ragnar Ragmussen ile çalışmak üzere altı katılımcı seçilecek ve çalışmalar Ustalık Sınıfı Konseri ile sona erecek. Sempozyum boyunca Akbank Sanat kültür ve sanat alanında farklı konularda konuşmacıların yer aldığı programlara da ev sahipliği yapacak.

Detaylı bilgi için: https://wscmistanbul2023.com/tr

26 Nisan Çarşamba

Çok Amaçlı Salon

11:45 Popular American A Cappella, Joshua Habermann&Deke Sharon
14:30 BandLab: Koro Şeflerinin İhtiyaçları Doğrultusunda Ses Kayıt Teknolojileri, Reha Sarıkaya

Atölye

10:00 Concert Desing, Astrid Vang- Pedersen
11:45 Unlocking Voices: Choral Democracy!, Aimee Pearsall & Melanie Mijares
14:30 Microtonal Experiences in Turkish Choral Music, Nevin Şahin

27 Nisan Perşembe

Çok Amaçlı Salon

10:00 Tango for choirs, Santiago Ruiz

Atölye

10:00 Turkey and Greece: The Musical Heritage That Unites Us, Sofia Gioldasi & Çiğdem Aytepe
11:45 Solidifying Conducting Technique with Tools and Toys, Eliezer Yanson Jr.
14:30 Vopa İşaret Dili, Burcu Baysal

28 Nisan Cuma

Çok Amaçlı Salon

10:00 (Trans)itioning Voices: Inclusivity through Line Recombination, Stevie Hirner
11:45 Lullaby, Stranger: An immersive choral performance from Mumbai India, Salome Rebello
14:30 Turkey and Greece: The Musical Heritage that Unites Us, Sofia Gioldasi & Çiğdem Aytepe

Atölye

10:00 Arab Repertoire for Choral Music, Barkev Taslakian
11:45Games Choirs Play, Jennifer Tham
14:30 Vocal Painting ile Koro Müziğinde Yeni Müzikal Standart, Başak Doğan

29 Nisan Cumartesi

Çok Amaçlı Salon

10:00 Concert Desing, Astrid Vang- Pedersen
11:45 Discovering the Grammar and Rhetoric in Choral Music, Graeme Langager
14:30 Meet the Composer, Ko Matsushita

Atölye

10:00 The Voices of Moana-nui-a-Kiwa (Oceania), Elise Bradley & Jono Palmer
11:45 Build a Junior Choir Through Harmony, Marleen De Boo
14:30 Koro Tınısında Dilin Önemi, İbrahim Yazıcı

Nisan 2023 Tiyatro Programı

Peter Pan ve Varolmayan Ülke

8 Nisan 2023, 14:00
Zorlu PSM, Turkcell Platinum Sahnesi

Akbank Sanat ve Zorlu PSM iş birliğiyle, Akbank Çocuk Tiyatrosu 50. yılı için tiyatro sahnelerine kazandırılan, her yaştan seyirciye rengarenk bir evren sunduğu için yetişkinler ve çocuklar tarafından çok sevilen Peter Pan ve Varolmayan Ülke müzikali son kez sahnede.

Yedi yaş ve üzeri çocuklar için tavsiye edilir.

Peter Pan ve Varolmayan Ülke müzikali biletine www.passo.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Yönetmen: Mehmet Ergen
Müzik Direktörü: Tuluğ Tırpan
Koreograf: Beyhan Murphy
Dekor: Merve Yörük

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Samsung Vision AI TV

Tutkularınızı anlayan yapay zeka: Teknoloji, sizi anlamaya başladığında evde geçirdiğiniz zaman da değişiyor.



Bir zamanlar televizyonlar yalnızca izlediğimiz şeydi. Sonra akıllandılar; uygulamalar geldi, sesli komutlar geldi, internet geldi. Şimdi ise yeni bir döneme giriyoruz. Artık teknoloji sadece ne izlediğinizi değil, o an neye ihtiyaç duyduğunuzu da anlamaya çalışıyor.

Belki kulağa biraz iddialı geliyor ama düşündüğümüzde günlük hayatımız tam da bunun üzerine kurulu. Çünkü gün içinde sürekli farklı rollere giriyoruz.

Sabah haberleri açıyoruz. Öğlen mutfakta tarif bakıyoruz. Akşam çocuklarla animasyon izliyoruz. Sonra arkadaşlarımız geliyor, bir futbol maçı açılıyor. Gece ise iyi bir filmle günü kapatıyoruz.

Aslında aynı ekranı kullanıyoruz ama beklentimiz her seferinde bambaşka oluyor.

İşte Samsung Vision AI TV‘nin en ilgi çekici tarafı tam burada başlıyor. Çünkü televizyon artık yalnızca görüntü veren bir ekran olmaktan çıkıp, izlediğiniz içeriğe ve kullanım alışkanlıklarınıza uyum sağlayan akıllı bir yardımcıya dönüşüyor.

“Bir ayar vardı ama neredeydi?” derdini ortadan kaldıran teknoloji

Hepimizin tanıdığı bir senaryo var. Film açıyoruz. Bir süre sonra “görüntü çok karanlık” diyoruz.

Menüye giriyoruz.

Parlaklık…

Kontrast…

Ses…

Sonra bir oyun açılıyor ve bu kez her şeyi yeniden değiştirmek gerekiyor.

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka destekli optimizasyon sistemi tam olarak bu noktada devreye giriyor. İzlediğiniz içerik ve bulunduğunuz ortama göre görüntü ve ses ayarlarını otomatik olarak optimize ediyor. Siz ayarlarla uğraşmak yerine yalnızca izlemeye odaklanıyorsunuz.

Aslında iyi teknoloji biraz da böyle hissettirmiyor mu?

Varlığını sürekli göstermeyen ama işleri sessizce kolaylaştıran…

Eski videoları yeniden izlemek neden bu kadar keyifli geliyor?

Telefonlarımızda yıllardır duran videolar var.

İlk tatil…

İlk yürüyüş…

Çocuğunuzun ilk doğum günü…

Belki çözünürlükleri bugünkü standartlara göre çok yüksek değil ama değeri hiçbir zaman azalmıyor.

Yapay zeka destekli görüntü yükseltme teknolojisi sayesinde eski içerikler daha net ve daha detaylı hale geliyor. Böylece yıllar önce çekilmiş görüntüler bile büyük ekranda çok daha canlı hissedilebiliyor.

Bazen teknoloji yeni anılar üretmiyor.

Var olan anıları daha güzel hatırlamamızı sağlıyor.

Evde sinema keyfi bazen sadece doğru renkleri görmekten ibaret

Bir doğa belgeseli açtığınızı düşünün.

Yeşiller gerçekten yeşil.

Gökyüzü tek bir mavi tonundan oluşmuyor.

Gün batımındaki turuncular neredeyse pencerenin dışındaymış gibi görünüyor.

Aslında etkileyici bir görüntüyü yalnızca parlaklık belirlemiyor. Renklerin birbirine ne kadar doğal geçtiği ve sahnelerin gerçek hayattakine ne kadar yakın göründüğü de izleme deneyimini doğrudan etkiliyor.

Samsung’un Micro RGB AI Engine Pro teknolojisi renkleri ve kontrastı yapay zekâ ile analiz ederek sahnelerin daha doğal ve derin görünmesini sağlıyor. Böylece doğa belgesellerinden sinematografisi güçlü filmlere kadar pek çok içerikte renk geçişleri daha gerçekçi, detaylar ise daha belirgin hissediliyor. Özellikle film izlemeyi sevenler için bu küçük gibi görünen farklar, izleme deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyabiliyor.

Çünkü bazen hikâyeyi etkileyen şey senaryo değil, onu nasıl gördüğünüz oluyor.

Oyun oynayan biri varsa evde bunu iyi bilir

“Bir dakika ayar yapıyorum.”

Belki oyuncuların en sık kurduğu cümlelerden biri.

Her oyun farklı ayarlar istiyor.

Yarış oyunu başka.

FPS başka.

Macera oyunu başka.

Vision AI’ın AI Oyun Optimizasyonu özelliği, oynanan oyunun türünü algılayarak görüntü ayarlarını otomatik optimize ediyor. Böylece menüler arasında kaybolmadan doğrudan oyunun içine girebiliyorsunuz.



Özellikle aynı televizyonu evde birden fazla kişi kullanıyorsa bu küçük kolaylık günlük hayatın içinde oldukça fark yaratıyor.

Bazen televizyon sadece televizyon olmak zorunda değildir

Evde hiçbir şey açık değilken bile ekran sürekli siyah kalmak zorunda mı?

Samsung Vision AI TV‘nin yapay zeka ile oluşturulan duvar kağıtları bu fikri biraz değiştiriyor. Evinizi bir sanat galerisine çevirebiliyor.

O gün nasıl hissettiğinize göre daha sakin, daha enerjik ya da doğadan ilham alan görseller oluşturabiliyor. Böylece televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz değil, yaşam alanının bir parçasına dönüşüyor.

Bu belki küçük bir detay gibi görünüyor.

Ama günün sonunda ev dediğimiz yer zaten küçük detayların toplamı.

Teknoloji, görünmez olduğunda gerçekten iyi çalışıyor

Yapay zekâ denince çoğu zaman aklımıza çok büyük değişimler geliyor.

Oysa günlük yaşamı kolaylaştıran şey çoğu zaman küçük dokunuşlar.

Filmin sesini daha net duyabilmek.

Eski bir videoyu yeniden keyifle izlemek.

Oyunda ayarlarla vakit kaybetmemek.

Evin içinde daha estetik bir atmosfer yaratabilmek.

Samsung Vision AI TVnin yaklaşımı da tam olarak buna odaklanıyor. Televizyonu yalnızca daha akıllı yapmak yerine, onu yaşam tarzınıza uyum sağlayan bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyor.

Evde maç izlemek bazen sadece maçı izlemek değildir

Maç izleyenler bilir.

Gol pozisyonunda herkes aynı anda ayağa kalkar.

Birisi “ofsayttı” der.

Diğeri “top çizgiyi geçti” diye ekranı geri sardırır.

Ama tam da o anlarda görüntü akıcılığı bozulduğunda ya da top bulanıklaştığında, heyecanın bir kısmı da kaybolur.

Samsung Vision AI TV, spor karşılaşmalarını analiz ederek hızlı hareket eden nesneleri daha net ve akıcı göstermeye yardımcı oluyor. Özellikle futbol gibi tempolu karşılaşmalarda topun hareketini takip etmek, oyuncuların pozisyonlarını daha net görmek ve aksiyonun içinde kalmak çok daha kolay hale geliyor.

Bir de işin ses tarafı var.

Stadyum atmosferi, tribünlerin coşkusu, spikerin heyecanı… Yapay zekâ destekli ses optimizasyonu sayesinde yalnızca ses yükselmiyor; o anın atmosferi de daha gerçekçi hissediliyor. Dilerseniz spikerin sesini kısabiliyor, stadyumun sesini yükseltebiliyor dilerseniz tam tersini yapabiliyorsunuz.

Belki tek başınıza izliyorsunuz, belki arkadaşlarınızla salonu küçük bir tribüne çeviriyorsunuz…

İyi bir maç deneyimini belirleyen şey sadece skor değil, o heyecanı ne kadar hissettiğiniz oluyor.

Televizyon bazen dekorasyonun en görünür parçası olabilir

Evimizi dekore ederken her detayı düşünüyoruz. Duvar rengi, aydınlatma, tablolar, raflar…

The Frame TV tam bu noktada farklı bir bakış açısı sunuyor. Televizyon yalnızca içerik izlediğiniz bir cihaz olmaktan çıkıp yaşam alanının estetik bir parçasına dönüşüyor. Art Mode sayesinde kullanılmadığı zamanlarda sanat eserlerini, sevdiğiniz fotoğrafları ya da dekorasyonunuza uyum sağlayan görselleri sergileyerek duvarda bir çerçeve gibi yerini alıyor.

Samsung Vision AI TV ile birleştiğinde ise bu deneyim daha da kişiselleşiyor. Günün atmosferine ve yaşam alanının ruhuna uyum sağlayan görseller sayesinde ekran, dikkat çeken bir teknoloji ürünü olmaktan çok evin doğal bir parçası gibi hissettiriyor.

Çünkü bazen iyi tasarım, bulunduğu ortama uyum sağlayabilen tasarım oluyor.

Teknoloji yaşam alanının ritmine uyum sağladığında

Bugün televizyon izlemek, müzik dinlemek ya da evde vakit geçirmek birbirinden tamamen ayrı deneyimler değil.

Samsung’un Movingstyle ekran çözümleri de bu esnekliği destekliyor. Ekranı yalnızca salonda değil; mutfağa, çalışma köşesine ya da balkona taşıyarak günün farklı anlarına uyum sağlayan daha özgür bir kullanım sunuyor.

Müzik bazen görüntü kadar önemlidir

Evde geçirilen zamanın büyük bir kısmı yalnızca ekran izleyerek geçmiyor. Bazen yemek yaparken, bazen çalışırken, bazen hiçbir şey yapmadan sadece müzik dinlerken…

Music Studio hoparlör ise ses deneyimini daha kişisel hale getiren özellikleriyle televizyonu yalnızca izlediğiniz değil, dinlediğiniz anların da bir parçasına dönüştürüyor. Farklı müzik modları ve ses deneyimi seçenekleriyle evin atmosferine uyum sağlayan daha zengin bir dinleme deneyimi sunuyor.

Belki de yeni nesil televizyonların en büyük farkı tam olarak burada. Sadece daha akıllı olmaları değil evin içindeki farklı anlara, farklı ihtiyaçlara ve farklı yaşam tarzlarına uyum sağlayabilmeleri.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır.



Klima çarpar mı?: Çocuklu evlerde yazın en çok konuşulan klima soruları

Çocuk sahibi olduktan sonra daha önce üzerine iki dakika bile düşünmediğimiz konuların nasıl bir anda hayatımızın önemli meselelerine dönüştüğüne hâlâ şaşırıyoruz.



Gece üstünü açtı, tekrar örtsek mi? Saçları terlemiş, oda çok mu sıcak? Camı açsak sivrisinek girer mi? Klimayı açsak bu kez üşür mü?

Ve tabii yaz aylarının aileler arasında nesilden nesile aktarılan o meşhur cümlesi: “Aman klima çarpmasın.”

Biz de Uplifers ekibinde çocuklu evlerde yaz konforunu konuşurken fark ettik ki aslında hepimizin kafasında benzer sorular var. Üstelik mesele çoğu zaman “klima kullanalım mı, kullanmayalım mı?” kadar siyah-beyaz değil. Belki de asıl konuşmamız gereken şey klimayı nasıl kullandığımız.

O yüzden bu kez biraz kendi evlerimizden, biraz ebeveynler arasında dönüp duran konuşmalardan, biraz da yeni nesil teknolojilerin sunduğu çözümlerden yola çıkarak çocuklu evlerin en klasik yaz sorularına baktık.

Önce şu “klima çarpması” meselesini bir konuşalım

İtiraf edelim, bu cümle hepimizin zihnine biraz yerleşmiş durumda.

Çocuğun yatağı klimanın karşısındaysa huzursuz oluyoruz. Arabada klimayı açınca hava doğrudan arka koltuğa gidiyor mu diye elimizi havalandırma ızgarasının önüne koyuyoruz. Bir restoranda klimanın tam altında masa verilirse çocuğun sandalyesini başka yere çekiyoruz.

Aslında “klima çarptı” diye tarif ettiğimiz rahatsızlıkta mesele çoğu zaman klimanın kendisinden ziyade soğuk havanın uzun süre doğrudan üzerimize gelmesi.

Kendimizden düşünün: Ağustos sıcağında klimalı bir yere girdiğimizde ilk birkaç dakika harika. Ama hava yarım saat boyunca doğrudan omzumuza üflüyorsa bir noktadan sonra sandalyeyi sağa sola çekmeye başlıyoruz.

Çocuk odasında da benzer bir mantık var. Odayı serinletmek istiyoruz ama bunu çocuğu sürekli güçlü bir soğuk hava akımının karşısında bırakarak yapmak istemiyoruz.

Tam bu noktada Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun WindFree™ Rüzgarsız SerinlikSamsung Bespoke AI WindFree Pro’Samsung Bespoke AI WindFree Pro’ teknolojisi bizim özellikle dikkatimizi çekti. Çünkü klima havayı tek bir noktadan güçlü biçimde üflemek yerine, on binlerce mikro hava deliğinden çok düşük hızla dağıtıyor. Sonuçta oda serinliyor ama o klasik “klima üzerime üflüyor” hissi olmadan.

Bunu yerde oyuncaklarıyla oynayan, yatağında kitap bakan ya da gece sürekli sağa sola dönen bir çocuk üzerinden düşündüğümüzde teknoloji biraz daha anlamlı hale geliyor. Amaç çocuğu soğuk havanın karşısına oturtmak değil; içinde bulunduğu odanın konforunu değiştirmek.

Peki çocuk uyurken klimayı açık bırakabilir miyiz?

Bizce asıl ebeveynlik ikilemi burada başlıyor. Çünkü gündüz çocuğun terlediğini görüyoruz. Klimayı açıyoruz, oda serinliyor, hayat güzel. Gece ise işler değişiyor. Çocuk uyuyor. Üstünü atıyor. Bir saat sonra oda serinliyor. Biz uyanıp üstünü örtüyoruz. Sonra “Acaba klima fazla mı açık?” diye dereceyi yükseltiyoruz. Bir süre sonra sıcak geliyor, tekrar düşürüyoruz… Tanıdık geldiyse yalnız değilsiniz.

Aslında burada aradığımız şey çok basit: Gece boyunca mümkün olduğunca dengeli bir oda ortamı.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro‘nun yapay zekâ tarafını da tam bu nedenle ilginç bulduk. Sistem ortam sıcaklığını, nemi ve kullanım alışkanlıklarını analiz ederek ihtiyaca göre uygun soğutma yöntemini seçebiliyor.

Odayı hızlıca serinletmek gerekiyorsa Hızlı Soğutma devreye giriyor. İstenen sıcaklığa ulaşıldığında daha yumuşak bir serinlik için WindFree kullanılabiliyor. Havanın sıcaklığından çok nemi rahatsız ediyorsa Konforlu Nem Alma modu devreye girebiliyor.

Yani gece boyunca klimanın kumandasıyla küçük bir satranç maçı oynamak yerine, sistem ortamın ihtiyacına göre kendini ayarlayabiliyor.

Bir de çocuk nihayet uyumuşken önemini çok iyi anladığımız başka bir detay var: sessizlik.

WindFree modunda düşük hava hızıyla sessiz çalışan sistem, özellikle çocuk odası gibi gece ses seviyesinin önemli olduğu alanlarda ciddi bir konfor sağlıyor.

Bir dakika önce yatağındaydı, şimdi yerde: Çocuk odasında hava akışını nasıl ayarlayacağız?

 

Bir yetişkinin çalışma odasında klimayı ayarlamak nispeten kolay olabilir. Masanız belli, koltuğunuz belli, günün büyük bölümünde nerede olduğunuz belli.

Bir çocuk odasında ise böyle bir düzen beklemek biraz iyimserlik.

Beş dakika önce masada resim yapan çocuk bir bakmışsınız yerde tren yolu kuruyor. Sonra yatağa çıkıyor. Ardından odanın öbür ucundaki oyuncak sepetine gidiyor.

Bu yüzden Samsung Bespoke AI WindFree Pro’daki 7 farklı akıllı hava akışı modu bize özellikle çocuklu evlere uygun geldi. Klima hızlı soğutma, havayı eşit dağıtma, uzak mesafeye ya da aşağı doğru üfleme gibi farklı ihtiyaçlara göre hava akışını değiştirebiliyor.

Ama bizim burada daha çok sevdiğimiz detay Akıllı Sensör oldu.

Sistem odadaki kişilerin konumunu ve hareketini algılayarak hava yönünü ve üfleme şiddetini buna göre optimize edebiliyor. Doğrudan hava akımı istemediğiniz durumlarda AI Dolaylı Üfleme tercih edilebiliyor.

Bunun ebeveyn dilindeki karşılığı ise aşağı yukarı şu olabilir: “Klimanın karşısına geçme!” cümlesini biraz daha az söylemek.

Ve açıkçası bazen iyi teknoloji bizim için tam olarak budur: Gün içinde tekrarladığımız cümlelerden bir tanesini eksiltmek.

Bazen sorun sıcaklık değil, o yapış yapış nem hissi

Özellikle İstanbul’da yaşayanlar bu hissi çok iyi biliyor.

Termometreye bakıyorsunuz, aslında sıcaklık korkunç görünmüyor. Ama çocuğun saçları ensesine yapışmış, pijaması nemlenmiş, yastığı terlemiş.

İlk refleksimiz ne oluyor? Klimanın derecesini biraz daha düşürmek.



Fakat oda bu kez gereğinden fazla serinleyebiliyor.

Samsung’un konforlu nem alma özelliğini bu nedenle önemli bulduk. Sistem sıcaklıkla birlikte nemi de değerlendirerek ortamı gereğinden fazla soğutmadan nemi dengelemeye yardımcı oluyor.

Özellikle sıcak ve nemli yaz gecelerinde bazen ihtiyacımız olan şeyin “daha soğuk” değil, sadece daha konforlu bir hava olduğunu hatırlatan güzel bir özellik.

Parktan eve dönerken klimayı açabilmek küçük bir lüks mü? Bizce değil.

Sıcak bir ağustos öğleden sonrası düşünün.

Parktan dönüyorsunuz. Bir elinizde scooter, diğerinde çanta, su şişesi bir yerden sarkıyor. Çocuk “kucaak” diye peşinizden geliyor ve hepiniz eve vardığınızda hafifçe erimiş durumdasınız. İşte SmartThings özelliğini tam olarak böyle anlarda sevdik.

Samsung’un SmartThings uygulaması üzerinden klimayı uzaktan açıp kapatabiliyor, çalışma modunu değiştirebiliyor ve enerji kullanımını takip edebiliyorsunuz. Yani parktan çıkarken klimayı açıp eve geldiğinizde daha konforlu bir ortamla karşılaşmak mümkün.

Tersi de geçerli.

Evden çıktınız ve “Klimayı kapattım mı?” sorusu aklınıza düştü. Geri dönmek yerine telefondan kontrol edebiliyorsunuz.

Üstelik Akıllı Sensör odada kimse olmadığını algıladığında performansı düşürerek veya klimayı kapatarak gereksiz enerji tüketiminin önüne geçmeye yardımcı olabiliyor.

Çocuk odasındaki oyun salona taşındığında klimanın bunu bizden önce fark etmesi fikri açıkçası hoşumuza gitti.

Peki bütün bunların elektrik faturasındaki karşılığı?

Konfor güzel ama yaz boyunca klima kullanırken hepimizin zihninin bir köşesinde aynı hesap makinesi çalışıyor.

Özellikle çocuklu evlerde klimayı “çok sıcak oldu, yarım saat açalım” şeklinde değil de ortam sıcaklığını gün boyunca daha dengeli tutmak için kullanıyorsanız enerji tüketimi daha da önemli hale geliyor.

Burada Samsung’un AI Enerji Modu, kullanım alışkanlıklarını ve dış ortam koşullarını analiz ederek enerji tüketimini %30’a kadar azaltmaya yardımcı oluyor.

WindFree Rüzgarsız Serinlik modu ise Hızlı Soğutma moduna kıyasla %77’ye kadar daha düşük enerji tüketebiliyor.*

Bizce buradaki güzel fikir şu: Teknoloji artık yalnızca “odayı ne kadar hızlı soğutabilirim?” sorusuna değil, “bu konforu ne kadar akıllı sürdürebilirim?” sorusuna da cevap vermeye çalışıyor.

Çocuk odasında konuşmamız gereken bir şey daha var: Temizlik

Klima konusunda sıcaklık ve hava akımını çok konuşuyoruz ama cihazın temizliğini bazen ikinci plana atabiliyoruz.

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’nun 3 adımlı otomatik temizleme fonksiyonu kullanım sonrasında iç ünitenin içindeki nemi azaltmak için sistemi otomatik olarak kurutuyor; böylece nem ve kötü koku oluşumunun azaltılmasına yardımcı oluyor.

HD Filtre ise kolayca çıkarılıp temizlenebiliyor ve havadaki tozun yakalanmasına yardımcı oluyor.

Ebeveynlik yapılacaklar listesinin hiçbir zaman gerçekten bitmediğini düşünürsek, evdeki bir cihazın kendi bakımının en azından bir bölümünü üstlenmesine kesinlikle itirazımız yok.

Belki de yanlış soruyu soruyoruz

Bu yazıyı hazırlarken bizim aklımızda en çok kalan şey bu oldu.

Yıllardır “Çocuklu evde klima açılır mı?” diye soruyoruz.

Belki artık soru bu olmamalı.

Belki daha doğru sorular şunlar:

  • Hava doğrudan çocuğun üzerine geliyor mu?
  • Odayı gereğinden fazla mı soğutuyoruz?
  • Sıcaklık kadar nemi de düşünüyor muyuz?
  • Gece boyunca ortamı mümkün olduğunca dengeli tutabiliyor muyuz?
  • Ve kullandığımız teknoloji bütün bunları bizim sürekli müdahale etmemize gerek kalmadan yapabiliyor mu?

Samsung Bespoke AI WindFree Pro’yu ilginç kılan taraf da bizim için tam olarak burada.

WindFree™ teknolojisi, yapay zekâ destekli soğutma, hareket sensörü, nem kontrolü ve SmartThings gibi özellikler tek tek bakıldığında birer klima özelliği. Ama hepsini çocuklu bir evin gündelik hayatının içine koyduğunuzda başka bir şeye dönüşüyorlar:

Gece kalkıp klimayı üçüncü kez kontrol etmemek.
Parktan eve ter içinde dönmeden önce odayı serinletebilmek.
Çocuk yerde oynarken “klimanın önünden çekil” dememek.
Ve bazen sadece bir şeyi daha az düşünmek.

Çünkü ebeveynlikte konfor her zaman hayatımıza daha fazla şey eklemek anlamına gelmiyor. Bazen iyi bir teknoloji, gün içinde düşünmemiz gereken şeylerden birini sessizce listeden çıkardığında gerçekten işe yarıyor. Keşfetmek için tıklayın.

*Belirtilen enerji tasarrufu oranları Samsung’un ilgili modeller üzerinde gerçekleştirdiği testlere dayanmaktadır. Gerçek enerji tasarrufu kullanım koşullarına ve ortama göre değişiklik gösterebilir. AI Enerji Modu ve bazı akıllı özellikler için SmartThings uygulaması, Wi-Fi bağlantısı ve Samsung Account gerekebilir.

*Bu yazı Samsung’un katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale