X

“Negatif kalori” etkisi nedir: Hangi besinler bu gruba girer, kilo verdirir mi?

Birçok insan kalori alırken kilo vermek veya kilo almak konusunda endişe duyar. Aslında kalori dediğimiz şey, yiyeceklerde veya sizin vücudunuzdaki dokularda depolanan enerjinin bir ölçüm birimini ifade eder. Genelde kilo vermeye yönelik önerilerin başlıcası yediklerinizle daha az kalori almanız veya fiziksel aktivite ile depolanmış kalorileri yakmanız şeklindedir.

Bazı yiyeceklerin de size kalori yaktırdığı söylenir. “Negatif kalorili” tabiriyle ifade edilen bu yiyecekler, zayıflama programlarında oldukça popülerdir.

Bazı durumlarda yenilen besinleri iyi çiğneyerek de negatif kalori etkisi yaratılabilir. Veya bazı yiyeceklerin içeriğindeki karbonhidrat, yağ ve protein içeriklerinin yüzdelerine göre de negatif kalori etkisi yaratılabilir. Örneğin proteinler sindirilirken %20-30 enerji harcanmasına neden olurken, karbonhidrat veya yağların sindirimi sırasında %0-5 arasında bir enerji harcanır.

En yoğunluklu negatif kalori etkili yiyeceklerin başında su ve protein içeriği yüksek olanlar gelmektedir.

Negatif kalorili yiyecekler nedir?

Besinler, karbonhidrat, yağlar ve proteinler olarak üç temel kategoride kaloriyi enerji olarak sağlarlar. Vücudunuz da yediğiniz herhangi bir besini parçalama ve sindirim işlemlerinden sonra, enerji olarak harcamak zorundadır. Negatif kalorili gıdalar teriminin çıkışı da sindirilirken ve enerjiye çevrilirken harcattıkları enerjiden daha az kalori sağlamalarından gelmiştir.

Negatif kalorili yiyecekler, genellikle yüksek oranda su içeren meyve ve sebzelerdir.

Örneğin;

Kereviz: 14 kalori (100 gr) ve %95 su içerir.
Havuç: 52 kalori (130 gr) ve %88 su içerir.
Marul: 5 kalori (35 gr) ve %95 su içerir.
Brokoli: 31 kalori (90 gr) ve %89 su içerir.
Greyfurt: 69 kalori (230 gr) ve %92 su içerir.
Domates: 32 kalori (180 gr) ve %94 su içerir.
Salatalık: 8 kalori (50 gr) ve %95 su içerir.
Karpuz: 46 kalori (150 gr) ve %91 su içerir.
Elma: 53 kalori (110 gr) ve %86 su içerir.

Limon, lahana, orman meyveleri veya yeşil kabak gibi meyve ve sebzeler de bu listeye benzer şekilde dahil edilebilir. Ayrıca besin değeri yüksek ama kalori değeri az olan bazı besinlerin, özellikle protein içerikleri ile, sindirimleri sırasında daha fazla kalori harcamaya neden olduğu da öne sürülmektedir. Bu yiyecekler aynı zamanda yine protein içeriklerinin yüksek olmaları nedeniyle de kilo verme programlarında tok tutucu olarak ön plana çıkarlar.

Örneğin;

Somon: Yaklaşık 85 gr’lık bir diliminin 121 kalori ve 17 gr kadar protein içermesinin yanı sıra omega-3 yağ asitleri ve baz vitaminleri deposudur.
Tavuk göğüs eti: 85 gr kadar bir tavuk göğüs eti az yağ içerir vee 110 kalori ve 22 gr kadar protein içerir.
Sade yoğurt: Özellikle yağsız tercih ediyorsanız 1 kase yoğurt ile 100 kalori alırken, 16 gr kadar da protein kaynağı elde etmiş olursunuz.
Yumurta: 1 orta boy yumurta 78 kalori ve 6 gr protein içerirken, B12 gibi, kalsiyum gibi birçok vitamin ve minerali de sağlamaktadır.

Proteinden yüksek besinlerin birçoğu aynı zamanda sağlıklı yağları da içerir. Yağların kalori değerleri protein ve karbonhidratlara göre daha yüksek olmasına rağmen, sindirimlerinin uzun ve geç olması, mideyi daha geç boşaltmaları nedeniyle yine kilo verme programlarında tercih edilmelerine neden olur. Kızartılmış, kavrulmuş yiyecek yağları ve paketli gıdalardaki trans yağ asitleri haricindeki başta omega-3 ve omega-9 gibi sağlıklı yağlar, sağlıklı beslenmenin de kritik bir öğesidir.

Negatif kalorili yiyeceklerin benzeri, metabolizmayı hızlandırdığı düşünülen soğuk su içmek de kilo vermede negatif kalori etkisi yaratabilir. Yapılan bir araştırmada 1 bardak soğuk su sonrasındaki 1 saatte, metabolizma hızının küçük de olsa (25-30 kalori kadar) arttığı görülmüş.

İyi çiğnemek de, kalorisi olmayan bir içecek olan soğuk su gibi metabolizmayı hızlandırarak negatif kalori etkisi yapabilir.

Özetle, bu besinler negatif kalori etkili oldukları düşünülse de, sağlıklı bir beslenmenin parçası olmalıdır. Mucizevi hiçbir besin ve içecek, zayıflamada tek başına etkili olmazken, besinlerin besleyici gücünden yararlanılarak çeşitlilik ve yeterlilik sağlanmalıdır.

İlginizi çekebilir: Düşük karbonhidratlı mı, az yağlı mı: Kilo vermede hangisi daha etkili?

Diyetisyen Müge Bozok: 2008 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarı ile mezun oldu. Türkiye’nin ilk Tıp Merkezi İntermed’de kariyerine başladı, bu merkezde çeşitli branşlarda doktorlar ile hastalıklarda beslenme tedavisi, sağlıklı beslenme, obezite tedavisi, adölesan çağı beslenme eğitimleri, hamile ve emzirme döneminde beslenme gibi birçok alanda çalıştı. 2011 - 2017 yılları arasında Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kurucusu olduğu Yaşasın Hayat! Kliniğinde mesleğine devam etti. Diyetisyenlik mesleğinin yanı sıra sağlıklı yaşamın yapıtaşları olan beslenmenin ve egzersizin vazgeçilmez olduğunu düşünerek, uluslararası çeşitli eğitimlerden geçerek profesyonel olarak pilates eğitmeni oldu. 4 senelik profesyonel pilates eğitmenliğinin yanı sıra çok sevdiği yoga seanslarının ileri seviyesine giderek çeşitli yoga eğitimlerinde katılıp “Yoga Alliance” sertifikasını almaya hak kazandı. 2017 yılında ise mesleki bilgi ve tecrübesiyle danışanlarına ve öğrencilerine daha kapsamlı hizmet verebilmek için “Revita” isimli kendi beslenme danışmanlık ve pilates - yoga stüdyosu yaşam merkezini kurmuştur.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale