X

Nefes, meditasyon, görselleştirme ve beden farkındalığı: Sofroloji (sophrology) nedir?

Avrupa çapında birçok sporcu ve stresli öğrencilerin ortak noktası nedir? Bu kişiler akıl-beden pratiğini esas alan, dikkat, meditasyon, nefes çalışması, görselleştirme ve beden farkındalığı tekniklerini kullanan sofrolojinin savunucularıdır. İlk olarak 1960’larda ortaya çıkan sofroloji, Fransa, İsviçre, Belçika ve son zamanlarda da İngiltere başta olmak üzere Avrupa çapında büyük bir kitleye ulaştı. Geçtiğimiz yıllar içerisinde sofroloji Avrupa’da terapi ve kişisel gelişim tekniklerinden biri olarak kabul gördü ve Fransa, İsviçre ve Belçika dışındaki Avrupa ülkelerinde de hızla yayılmaya başladı.

Sofroloji nedir?

American Sophrology’nin kurucusu olan Niamh Lyons, kelimenin Yunanca kökene sahip olduğunu söyleyerek sofrolojiyi “Bu kelime ‘bilinçli uyum çalışması’ anlamına geliyor. Sofroloji aklın bedeni rahatlatma gücüyle çalışıyor” şeklinde açıklıyor.

Sofrolojinin ortaya çıkmasındaki beyin ise psikiyatri ve nöroloji profesörü olan Alfonso Caycedo kabul ediliyor. Zihin-beden bağlantısının gücünden etkilenen Caycedo, savaş gazilerinin ilaçlardan kurtulmasına yardımcı olabilecek bütüncül stratejiler bulmak için 1960’lı yıllarda dünyayı dolaşmaya başlamış. Bunun üzerine de sofrolojinin temelleri atılmış. Caycedo, yeni uygulamalarını oluşturmak için Asya ve Avrupa’daki eski kültürlerin bilgeliklerinden ilham alarak bunu test etmeye başlamış.

Caycedo, sofrolojiyi özellikle sporcular üzerinde denemeye başlayarak hem sporcuların oyunlarını geliştirmesine hem de bu isimlerin stresini azaltarak kendilerini daha rahat hissetmelerine yardımcı olmuş. İlk çalışmalarında bu uygulamayı kullanan dört İsviçreli kayakçıdan üçü altın madalya kazanarak tekniğin başarısını da kanıtlamışlar.

Sporcularda sofrolojini başarıyla uygulanması sonucunda Avrupa’da pek çok insan sınavlardan iş sunumlarına kadar her şeyde daha kolay hareket edebilmek için sofrolojiyi kullanmaya başladılar.

Lyons, “Dünya şu anda eğlenceli bir yer. Daha fazla insan kendi içlerinde sakin olmanın yollarını arıyor” diyerek insanların bedensel olarak uğraşsa da zihinsel olarak çok rahatlayamadığının altını çiziyor.

Sofroloji nasıl uygulanır?

Sofroloji, birkaç dakika içinde ustalaşabileceğiniz bir şey değildir. Uygulamanın 12 seviyesi bulunuyor ve bunların her biri sofrolojist olarak adlandırılan bir rehber tarafından idare ediliyor. Uygulama esnasında her aşama kişiyi daha derinlere götürüyor. Sofrolojji aşamalarının birincisi vücut taramasına benzer. İlk aşamada vücudunuzu aşağı doğru hareket ettirip nefes aldığınızda en fazla gerginlik yaşadığınız bölgeleri öğrenirsiniz. İkincisi, daha zihinseldir ve görselleştirmeye dayalıdır. Üçüncüsü beden ve zihnin farkındalığını bir araya getirirken, dördüncüsü kişisel değerlerinizi tanımlamakla ilgilidir.

The Life-Changing Power of Sophrology kitabının yazarı Dominique Antiglio, “Her şeyden önce rahatlamaya ve vücudunuza bağlanmayı öğrenirsiniz. Daha sonra 12. seviyeye kadar, her seviyede belli bir bilinç seviyesini keşfetmeye başlarsınız. Bu oldukça derin bir çalışmadır. Günlük olarak pratik yaptıkça enerjinizin değiştiğini fark edeceksiniz. Daha öz güvenli ve ayakları yere sağlam basan biri gibi hissedeceksiniz. Bu stres yönetimi için harika bir tekniktir. Vücudunuzda tuttuğunuz gerginliğin farkına varmanıza ve nefesle bu durumdan kurtulmanıza yardımcı olur” diyerek sofroloji çalışmasının nasıl yapıldığını açıklıyor.

Sofrolojiyi diğer meditasyon ve nefes tekniklerinden ayıran nedir?

Sofroloji daha önce tecrübe ettiğiniz diğer zihin-beden uygulamalarından daha çok hedefe yönelik bir çalışmadır. Sofrolojinin temel farkı daha çok geleceğe yönelik program yapmaktır. Mesela Dominique Antiglio, sofrolojiye ilk başladığında okulla ilgili durumlar sebebiyle anksiyeteyle boğuştuğunu söylüyor. Bunun üzerine doktora giden Antiglio, Fransa’daki doktorunun yönlendirmesiyle sofrolojiye başlıyor.

Sofroloji ile yoga arasında da birtakım farklar bulunuyor. Sofrolojide ihtiyacınız olan tek şey bir sandalye ve size rehberlik eden bir ses. Böylece nerede olursanız olun fiziksel hiçbir harekete ihtiyaç duymadan bunu uygulayabiliyorsunuz.

Niamh Lyons, “Yoga, meditasyon, farkındalık pratikleri yapsalar da Zen seviyesine ulaşamayan pek çok kişi tanıyorum. Sofroloji ise hipnotize edicidir ve daha derin bir rahatlama noktasına ulaşmanıza yardımcı olur” diyerek sofrolojinin farklı noktalarına değiniyor.

Sofroloji egzersizinin bir örneği, gözlerinizi kapatmak, nefes almak ve nefesinizi bir kaç saniye boyunca tutup vücudunuzdaki tüm kasları gerdirmektir. Sonra nefes verirken tüm kaslar serbest bırakılır ve vücut ile zihnin yavaşlamasına izin verilir.

Sofrolojiye nasıl başlanır?

Niamh Lyons ve Dominique Antiglio, sofrolojiye başlarken birinin size rehberlik etmesinin son derece önemli olduğunu vurguluyor. Türkiye’de bu konuda henüz pek kaynak bulunmuyor ancak Dominique Antiglio’nun “The Life-Changing Power of Sophrology: Breathe and Connect with the Calm and Happy You” isimli sesli kitabı size bu noktada yardımcı olabilir (İngilizce seçeneği bulunuyor).

Başlangıç aşamasında olanlar için Lyons aynı zamanda her yerde yapılabilecek bir pratiği de şöyle açıklıyor: “Bacaklarınızla kollarınızı gevşetin ve vücudunuzu sabit tutun. Oturun ve vücudunuzdaki stres merkezine odaklanmaya başlayın. Bu bölgeyi belirledikten sonra, burundan nefes alıp, nefesinizi ağzınızdan verin. Nefesinizi verirken ağzınızda pipet varmış gibi düşünün. Omuzlarınızı düşürün ve kendinizi gerginliği serbest bırakırken hayal edin. Günde birkaç kez bu egzersizleri yaparak kendinizi kontrol edebilirsiniz. Sofrolojinin size verdiği huzur duygusunun tadını sakince çıkarın.

 

Kaynak:
mindbodygreen
The Guadian

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale