X

Neden kaygılısın: Cevap Türk kültüründe yatıyor olabilir

Kaygı, insanın olabilecek aksiliklere karşı kendini önceden hazırlanması, gardını alması, bir anlamda aksilik karşısında prova yapması anlamına geldiği için gereklidir. Bu duygu, kendimizi korumak için binlerce yılda geliştirdiğimiz bir mekanizmadır. Ancak kendinizi fazla kaygılı buluyorsanız, dönüp kültürünüze bir bakın. Kültür, farkında olmasak da, duygularımızı şekillendiren en önemli etkenlerden biridir.

Türk kültürü, kaygıyı besler. Bunu iki temel değeriyle yapar: Toplulukçuluk ve belirsizlikten kaçınma.

Toplulukçu kültür, sosyal kaygıyı canlı tutar. Çünkü toplulukçuluğun en önemli özelliği, uyum çabasıdır. Kişi çıkıntı olmaktan, içinde yaşadığı gruba ters düşmekten kaçınır. Bu yüzden başkalarına nasıl göründüğü ile ilgili farkındalığı, sosyal kaygısı yüksek olabilir. “Aman rezil olmayalım” düsturuyla kendini sıkça frenler. Rahat ve umarsız olmakta zorlanır.

Belirsizlikten kaçınma, daha az bilinen bir kültür değeri: Hayatın belirsizliği karşısında duyulan kaygıyı gösteriyor. Türk kültürü, bu boyutta 100 üzerinden 85 puan ile uçlarda yer alıyor. Bu düzeyde belirsizlikten kaçınma, bizi bilmediğimizden uzak durmaya yöneltiyor. “Bildiğimizden şaşmamak” hayatın her alanında kendini gösterir:
Nereye alışmışsak tatilimizde oraya gideriz. Yeni bir yer denemek zor gelir.

Çocuklarımıza sürekli “koşma, düşersin”, “dokunma cıss” der, adeta hareketsiz durmalarını isteriz. Çocuk büyüdüğünde bizim aklımızın yatmadığı işler yapması, farklı hobiler edinmesi ya da meslek seçmesi bizi tedirgin eder, engellemeye çalışırız.
Hastalanıyor gibiysek “ne olur ne olmaz” hemen antibiyotik alarak hastalığın önünü almaya çalışırız. Ülkemizde gereksiz antibiyotik kullanım oranı bu yüzden çok yüksektir.

Uzman, doktor, “bir bilen”e danışılan reklamlar başarılı olur. Bir ürünün ya da servisin emniyet sağlayacağı, işi sağlama alacağı vaatleri geçerli pazarlama taktikleridir.

Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışan“ın vay haline; biz bildiğimiz şekilde baklava börek yeriz.
Gelen gideni aratır” der, elimizdekine yapışırız. “Neme lazım?” der, yeni ve değişik olandan uzak dururuz. Bilmediğimiz sularda yüzmeyiz.

Örf, adet ve gelenekler çok önemlidir; düzeni bozmak istemeyiz. “Bildik düzen”i arayarak sürprizleri önlemek, geleceği öngörmek isteriz. Avrupa Birliği tarafından yaptırılan bir araştırmada “Mutlulukla ilişkilendirdiğiniz değerler nelerdir?” sorusuna Türkiye’den verilen cevaplar arasında “düzen” ve “inanç”, diğer 26 ülke ortalamasının çok üstündedir (İnanç için Avrupa ortalaması: %9, Türkiye: %19; Düzen için Avrupa ortalaması: %7, Türkiye ortalaması: %12).

İş hayatında astımızı, üstümüzü, sorumluluklarımızı net olarak bilmek isteriz; silik sınırlar bize göre değildir. “İnovatif olmak” gerektiği için “icat çıkart” diye kampanyalar yapar, yarışmalar düzenleriz ama bir yandan da düzenimiz bozulacak diye icat çıkartılsın istemeyiz. Sıra dışı düşüncelerden hoşlanmayız. Sonuç olarak iş hayatının moda kavramı “inovasyon” lafta kalır. Yeniliklere ustaca uyum sağlar, ama öncülük etmekte zorlanırız.

Sürekli dilimizde olan inşallah, maşallah’lar dahi bir şekilde olası aksiliklere karşı bir iyi dilek, bir önlemdir. Kaygı, bir dereceye kadar, olumsuz bir duygu değil. Ancak size zarar verdiğini hissediyorsanız, kültürümüzün başka bir özelliğine sığının: işi şansa bırakma, tevekkül, kervan yolda düzülür zihniyeti. Bunlar da kolektif bilinçaltımızda mevcut. Bilinçle bu zihniyeti uyandırın!

Bütün referanslar ve daha ayrıntılı bilgi için:
Türk’ün Aklı Nasıl Çalışır?

İlginizi çekebilir: Hayatı mı kendinize uydurmaya çalışıyorsunuz, kendinizi mi hayata?

İdil Sevil: Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan İdil Sevil, iletişim alanındaki lisansüstü eğitimini Boston'da bulunan Emerson College'de tamamladı. 2000 yılından bu yana çalıştığı Baltaş Grubu'nda eğitim program yöneticiliğinin yanı sıra e-öğrenme içerik sağlayıcılığı ve yardımcı yazarlık yaptı. Uluslararası kurumlarda yürüttüğü Kültürlerarası Farkındalık eğitimlerinde edindiği birikimi "Türk!ün Aklı Nasıl Çalışır?" ismiyle kitaplaştırdı. Hayatı hakkını vererek yaşama yollarını sürekli arıyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale