X

Neden hayır diyemiyoruz? Kişisel sınırlarımızı çizmek için hayır demenin 10 farklı yolu

Hepimiz özgür iradeye sahip olduğumuzu kabul eder, tercihlerimiz olduğunu biliriz. Sorsanız, hepimiz kendimizi ve kendi ruh sağlığımızı başka şeylerin önüne koyar, gerektiğinde “Hayır” diyebiliriz. Ancak durum pratikte pek de böyle olmuyor ve çoğu zaman, bizim için önceliği olmayan kişiler ve işlere evet demek zorunda hissedebiliyoruz. Peki neden?

Hayır diyememenin tek ve asıl nedeni

Hayır diyememenin asıl nedeni, sandığınız gibi kaba görünmek ya da insanların bizi sevmeyeceğinden korkmak değil. Bir işin size verilmesinden duyduğunuz kıvanç değil. “Bu işi ben yapmazsam kim yapacak?” diye endişelendiğinizi biliyoruz, ama işi kabul etmenizdeki asıl neden bu da değil. 

Bunların hepsi hayır diyememek için geçerli ve sık görülen nedenler olmakla beraber, altta yatan asıl neden hayattan ne istediğinizi, sizi neyin gerçekten mutlu ettiğini saptayamamış olmak. Bu nedenle iş-hayat dengesinde iş ağır basabiliyor ve bu durum yıllara yayılabiliyor. Çünkü hayatın geri kalanında yapacak başka bir şeyiniz yok. Profesyonel hayatınız boyunca akşam nasılsa yetişmeniz gereken bir yer ya da bir kişi olmadığı için mesaiye kaldıysanız, neden bahsettiğimi anlıyorsunuz demektir.

İnsanlar evet dedikleri şeylerin bir gün o aradıkları şey olduğunu fark etme umudu taşır. Çok çalışılan ama emeğin karşılığını veren bir iş, yeni bir sevgili, şu yeni tanıştığınız insanların bundan sonraki en iyi arkadaşlarınız olma ihtimali… Bu yüzden, pek çok şeye kendilerini maddi ya da manevi olarak zorlayacak da olsa hayır diyemezler. Umut hep oradadır.

İncitmeden hayır diyebilmenin 10 farklı yolu

Oysa hayır demek ve kendimize kalan bu zamanı kendimizi tanımaya ayırmak çok daha verimli bir yöntem. Hayır sözcüğü aklınızdan geçiyor fakat asla dışarı çıkmıyorsa, onu deliğinden çıkarmanın başka yolları da var. Aşağıdaki reddetme kalıplarının mantığını benimseyebilirseniz, reddettiğiniz insanla aranızda sağlıklı, suçluluk duygusundan uzak bir ilişki sürdürebilirsiniz:

Açıklamalı: “Yurt dışında olduğumdan katılamayacağım ama davetiniz için teşekkürler.”

Önemli not: Hayır’ın ardından kusura bakma deme ihtiyacınızı bastırın.

Yumuşak fakat kararlı: “Sorduğunuz için teşekkürler fakat benim için pek mümkün görünmüyor.”

Topu başkasına atarak: “Benim biraz işim var ama bu konuda sana yardım etmesi için başka birini önerebilirim.”

Programına sadık: “Önümüzdeki iki hafta benim için uygun değil ama sonrası için konuşabiliriz.”

“Sorun sende değil, bende”ci: “Beni düşündüğünüz için çok teşekkürler, ancak bu aralar kimseyle böyle bir program yapamıyorum.”

Minnettar: “Bana olan güvenin beni çok mutlu etti, teşekkür ederim ancak bu kez yardımcı olamıyorum.”

İletişime açık: “Şu an mümkün değil ancak sizin için uygun olan başka bir tarih belirleyebilir miyiz?”

Zaman kazanmaktan çekinmeyen: “Biraz düşünüp size öyle dönmeme izin verir misiniz?”

Önceliklendirmeyi bilen: “O gün kızımın gösterisi var, asla kaçırmam.”

Kendinin ve sınırlarının farkında: “Bunu halledebileceğimden emin değilim, konuyla ilgili yetkim şu şekilde…”

 

İlginizi çekebilir: Hayır deme korkusu: İlişkilerimizde neden sınır çizemiyoruz?

Kaynaklar:
Psych Central
Kelly Exeter

Şule Kulein: Lisede “yapabildiği için” sayısal bölümü seçti ve Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’ne girdi. Üniversitede katıldığı Mühendislik Kulübü’nün dergisi StepS’e aşık olduğunda, içine sözelci kaçmış bir sayısalcı olduğunu fark etti. Yazım kuralları konusunda etrafındakileri itinayla delirten Şule, 2 yıl boyunca StepS’in editörlüğünü yaptı, üniversitede ve sonrasında okul ve şirket dergileri ile çeşitli bloglara yazılar yazdı. Seyahat etmeyi, okumayı, öğrenmeyi seviyor. Basılı materyalin hastası, fakat çevrimiçi de fena durmuyor. Şule kendini bildi bileli yazıyordu; artık bir de Uplifers’ta yazıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale