X

Ne zaman daha az okumalıyız?

Kendine yardım kitapları, podcast’ler, motivasyon videoları, koçluk programları, günlük alıntılar… Kişisel gelişim içerikleriyle doluyuz. Her gün daha iyi bir versiyonumuza ulaşmamız gerektiğini duyuyoruz.

Kimi zaman bir kitap kapağından, kimi zamansa bir Instagram postundan başlıyor: “Daha çok şükret.”, “Sınır koy.”, “İç çocuğunu kucakla.” Tüm bu öneriler, iyi niyetli olsa da bir noktadan sonra yapılacaklar listesine dönüşebiliyor. Kendimizi iyileştirmek için çıktığımız yolda, iyileşmemiş hissettiğimiz her an suçluluk duymaya başlıyoruz.

Bilgi yorgunluğu: Okudukça kendini yetersiz hissetmek

Çok fazla içerik tüketmek, özellikle de arka arkaya “yapman gerekenler” sunuyorsa zihinsel bir kirliliğe yol açabiliyor. Her okuma yeni bir hedef koyuyor önümüze. Sonunda ne mi oluyor? Başlamadığımız, yarım bıraktığımız ya da bir türlü uygulayamadığımız tavsiyeler dağ gibi birikiyor. Ve biz fark etmeden kendimizi daha da eksik hissetmeye başlıyoruz.

Sürekli yeni bir motivasyon aramak, bazen harekete geçmemek için bir bahane haline geliyor. Okuyoruz, dinliyoruz, not alıyoruz. Ama uygulamaya gelince “yeterince hazır değilim” diyoruz.

Bazen “okumayı bırakmak” da bir farkındalık eylemidir. Çünkü bilgi tüketimi de tıpkı yemek gibi sindirilmeden fazlalaştığında rahatsız eder. Zihnimiz, ruhumuz, hatta bedenimiz bile bu sürekli uyarılma hâlinden yorulur. Bu yüzden bazı kitapları bitirmemek, bazı podcastleri yarım bırakmak bir başarısızlık değil kendine kulak vermenin bir yoludur.

Kişisel gelişim, her zaman bir adım daha atmak değil, bazen olduğun yerde kalıp “burada ne öğrenebilirim?” diye sormaktır. Daha az okumak, daha az yapmak, hatta sadece durmak… Belki de bazen en çok orada gelişiyoruz. Çünkü dış dünyanın sesi kısıldığında, içimizdeki gerçek rehberin sesi duyulur hale gelir.

Ne zaman daha az okumalıyız?

  • Uygulamadan önce sürekli yeni kaynak arıyorsak,
  • Kendimizi yetersiz hissetmeye başladıysak,
  • Okuduklarımızla değil, yapamadıklarımızla meşgulsek,
  • İyileşmeyi bir görev gibi görmeye başladıysak.

Durmak, sindirmek ve sessizleşmek de bir gelişim formudur.

Belki de şu an daha fazla kitaba değil okuduğumuz bir cümle üzerine düşünmeye ihtiyacımız vardır. Sessiz kalmaya, içselleştirmeye, sadeleşmeye. Hatırlatmak istedim. Sevgiyle!

İlginizi çekebilir: ‘Trauma dumping’: Anormalize edilen duygusal yükü boşaltmak

Aslı Yirsutimur: Aslı Yirsutimur; yazı, psikoloji ve kişisel gelişim alanlarında üretim yapan bir yazar ve içerik editörüdür. Metinlerinde “daha iyi hissetme” vaadinden çok, insanın kendisiyle ve hayatla kurduğu ilişkiyi fark etmesine odaklanır. Duygusal farkındalık, sınırlar, içsel denge, iletişim ve modern yaşamın yarattığı zihinsel yükler üzerine yazar. Uplifers için kaleme aldığı yazılarda; sade ama derin bir dil kullanarak okuru düşünmeye, durmaya ve kendi iç sesini duymaya davet eder. İçerik üretiminde samimiyet ile zihinsel açıklığı merkeze alır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale