X

Ne güzeldir “hoş gelmek”

Bahar geliyor. Hoş gelsin. Hep hoş gelenler olsun önümüzde.

“Hoş geldin”lerimiz çok olsun, biz de “hoş gelelim” gittiğimiz yerlere hep.

Hoş gelmek ne güzel şeydir. Çok sık kullanır olduğumuz sözlerden, dilimizden düşürmediğimiz ama artık içini pek de doldurmaya dikkat etmediğimiz. Birinin hapşırdığını duyunca refleks olarak “çok yaşa” dememiz gibi tıpkı.

Aslında şöyle dolu dolu söylenince anlamı kendinden pek de büyük iki kelime; “hoş geldin.” Düşünsene biri geliyor ve geldiği için çevren ‘hoş’laşıyor, o kişi sana iyi geliyor, cebinde iyiliklerle geliyor. Belki dışın değişiyor onunla, belki de için…

Hoş gelmek…

İyi gelmek…

İyilikle gelmek…

Her gelen bavuluyla geliyor aslında. İçinde ne olduğu sır. Bavul açılana kadar tatlı bir muamma. Kiminin ağırlığına paha biçiyorsun da bir bakıyorsun içinden tenekeler yuvarlanıyor, kimi hafif sanıyorsun da içinde şahane bir yonca taşıyor, sana hediye. Yani açılana kadar bavulun sırrı devam ediyor.

Açılınca bavul, saçılırsa ortalığa ‘hoş’luklar, ‘iyi’likler, ‘güzel’likler işte o zaman içi dolu, söylemesi rahat bir “hoş geldin” dökülüyor dudaklardan. Peki, her zaman böyle mi oluyor?

Aslında mesele bavuldan bir şeyler çıkarabilmek değil.

Meselenin bavulun kendisiyle de pek ilgisi yok.

Hoş gelebilmek için önemli olan tek mesele niyet.

Gelenin niyetinde saklı esasen tüm sırlar, bavulunda değil.

Niyet kadar güçlü çok az şey var hayatta. Niyetini iyi tutan insan hoş gelir, illa ki. Hoş geleni de bol olur. Niyetine sahip çıkmalı insan. Niyetimizle çıkıyoruz yola, bavul dolu ya da boş. Gelenleri de niyetleriyle karşılamalı, bavulları dolu ya da boş.

Niyetler tıpkı cemreler gibi düştükleri yeri ısıtırlar çünkü. Niyetlerimizdir bir şeyleri başlatan ve sonra da hayatlarımızı şekillendiren. Niyetlerimizdir zamanla bıraktığımız izlere dönüşen. Attığın her niyet, hayatta dalga dalga büyür. Sonra da niyetlerimiz taahhütlerimize dönüşür. Zaten süregelen döngü de budur. Bir niyet, bir davranışa, o da bir taahhüde dönüşür ve sen sorumlu olursun tüm bu döngüden. Sen sorumlu olursun niyetinden.

O yüzden, önce niyetine bakmalı insan çünkü “hoş gelmek” aslında bundan ibaret.

 

İlginizi çekebilir: Hata yapmaya başka bir yerden baksak nasıl olur?

Ceyda Tepret: İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümü mezunudur. Koç Üniversitesi’nde MBA eğitimi alıp, Madrid’deki IE Business School’da International MBA programında eğitimini tamamlamıştır. Pazarlama alanında bir kariyer tercih etmiştir ve bu alandaki çalışmalarına devam etmektedir. İnsan davranışları ve psikolojiye duyduğu ilgi onu koçluk eğitimi almaya yöneltmiştir. ICF sertifikalı profesyonel bir koç olarak, danışanlarına kendi yolculuklarında destek vermektedir. Pazarlama profesyoneli kimliğiyle marka hikayelerinin, profesyonel koç kimliğiyle de insan hikayelerinin peşindedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale