X

“Nankör kedi” tarih oluyor: Araştırmalara göre kediler de köpekler kadar sadık

İngilizcede bir şaka vardır, der ki; “Köpekler sahiplerine, sahipler de kedilerine sadıktır.

Kedilerle köpekler arasındaki sadakat konusu, yüzyıllardır devam eden bir tartışma. Kimileri köpeklerin daha sadık olduğuna, kimileri de kedilerin nankör olduğuna inanıyor. Bu tartışmaya katılmak istemeyenler ise “Kediler de sadıktır ama onların sadakati köpeklerinkinden farklıdır, kediler özgürlüğüne düşkün hayvanlardır. Bir kedi size önem verebilir ama size itaat etmez” demekle yetiniyor.

Belki bu bakış açısı doğru olabilir. Fakat aynı soru bilim insanlarının da kafasını karıştırmış olacak ki yakın zamanda yapılan bir araştırmanın sonuçları, bize daha anlaşılır bilgiler veriyor.

Kediler nankör değil

Oregon Devlet Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, 1970’lerde ebeveyn-çocuk arasındaki bağı ölçmek için tasarlanan bir çalışmayı, bu sefer kedilerle sahipleri üzerinde denedi. Araştırmada ebeveynler ve çocukları yerine 108 kedi üzerinde inceleme yapıldı. Bu araştırmaya göre kedilerin nankör olduğu veya sadık olmadıkları iddiası gerçeği yansıtmıyor.

Araştırma kapsamında, incelenen 108 kedi içindeki 70 yavru kedi, sahipleriyle birlikte tanımadıkları bir odada 2 dakika bırakıldı. Daha sonra sahibi 2 dakikalığına odadan çıkarıldı. Araştırmacılar, bu 2 dakikalık yalnızlık süresince kedilerin yüzde 64,3’inin “güvenli bağlanma” belirtileri gösterdiğini söylüyor. 70 yavru kedinin sahipleri odaya geri döndüklerinde ise kedilerin rahatladıkları, çevrelerinde olup bitenle ilgilenmeye başladıkları tespit edildi. Kedilerin geri kalanının ise stresli ruh halini korumaya devam ettikleri, bazılarının daha sırnaşık oldukları, bazılarının ise tamamen sahiplerinden kaçarak “güvensiz bağlanma” belirtileri gösterdiği anlaşıldı.

Benzer bir araştırma ebeveynler ve çocukları üzerinde yapıldığında, çocukların yüzde 65’inin “güvenli bağlanma” belirtileri gösterdiği, köpekler üzerinde yapıldığında ise köpeklerin yüzde 58’inin “güvenli bağlanma” belirtileri gösterdiği tespit edilmiş. Bir önceki araştırmada, kedilerin yüzde 64,3’ünün “güvenli bağlanma” belirtileri gösterdiği tespit edilmişti. Bu sonuca bakılırsa, kedilerin bırakın nankör olduğunu, köpeklerden daha sadık olduğunu söylemek bile mümkün.

Kedinize nasıl davrandığınız, onun davranışlarını belirliyor

Araştırmanın başındaki isimlerden Dr. Kristyn Vitale, “Kediler, stresli olduklarında sahiplerinden güven duygusu bekliyor. Kedi sahipleri bunu mutlaka göz önünde bulundurmalı. Kedi sahiplerinin stresli oldukları zamanlardaki davranışları, kedilerin davranışları üzerinde doğrudan bir etki yaratıyor” diyor.

Bilim bir kere daha kalıplaşmış düşüncelerin aslında sorgulanması gerektiğini, doğru olmayabileceğini bize gösteriyor. Kedilere veya köpeklere “sadık, nankör” gibi tanımlamalar getirmek yerine, onları hayatımızın neresine koyduğumuz ve onlara nasıl yaklaştığımız daha çok önemli hale geliyor.

İlginizi çekebilir: Kediniz size ne demek istiyor: Kedilerin en sık yaptığı hareketler ve anlamları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale