X

Mutluluğun sırrı: Yoga, doğa ve çikolata!

Yoga anlam olarak akıl, beden, ruh bütünlüğünü ve kişinin özünün evrenin tümüyle birleşmesini ifade eder…

Bu bir olma halini içselleştirmek adına olsa gerek, yoga pozlarının hemen hemen hepsi adını doğadan ve hayvan isimlerinden alır. Aşağı bakan köpek, kedi, deve, kobra pozu derken sanki hayvan dostlarımızın ve doğanın rehberliğinde yoga pratiğini uyguluyoruz… Pozların içinde kedi, kobra ya da bir ağaç gibi davranarak hem o pozla şifalanıyor hem de kedi, kobra ya da ağaç olmanın nasıl bir his olduğunu deneyimliyoruz… Doğal olarak diğer canlılara yakınlaşarak, onları algılayıp hissedebiliyoruz. Tıpkı bizim gibi onların da yaşamlarını mutlulukla sürdürebilme hakları olduğunu, buna saygı duymayı ve bu saygının sorumluluğunu almayı hatırlıyoruz ya da öğreniyoruz…

Yoga anlam olarak akıl, beden, ruh bütünlüğünü ve kişinin özünün evrenin tümüyle birleşmesini ifade eder.

Yoga Felsefesine dair en önemli eserlerden biri olan Patanjali’nin yoga sutralarında bahsi geçen Yama (başkaları ile ahlaki davranışı gösteren değerler) beş isimle ifade edilir.

  • Ahimsa / şiddetsizlik, ilk olarak kendimize ve çevreye uyguladığımız şiddetten vazgeçerek sevgi ve şefkat aracılığı ile tüm canlılara kendi varlığımızı gösterebileceğimizi anlatır.
  • Satya / dürüstlük, ise her canlının mutluluğu yaşama hakkı ve isteği olduğunu hatırlatır. Yediğimiz gıdalar, kullandığımız eşyalar bizden başka bir canlının yaşam hakkını ya da mutluluğunu elinden alıyor mu? Kendimize bu konuda dürüst olabiliyor muyuz?
  • Asteya / çalmamak, bize ait olmayan, bize verilmemiş bir eşya, yiyecek ya da giyeceği çalmamak gibi bize ait olmayan bir hayatı da çalmamayı hatırlatır.
  • Brahmacarya / dengeli davranmak, yaşam enerjimizi doğru yönlendirmeyi, tercihimizi gerçek ve şifalı olandan yana kullanmamızı ifade eder.
  • Aparigraha / aç gözlü olmamak, hırstan, kavgadan uzak olmayı, hiçbir şeyi sahiplenmemeyi ve gerçekten ihtiyacımız olanın ne olduğunu, isteklerimizi, arzularımızı sorgulamamızı vurgular.
Yoga sırasında diğer canlılara yakınlaşarak, onları algılayıp hissedebiliyoruz.

Yaşadığımız yerkürede şiddet gerçeğini değiştirmek için işe kendimizden başlayarak, kişisel farkındalıklarımızı geliştirebilir, sevginin gücünü ortaya çıkarabiliriz.

Bu anlayışla ortaya çıkan iki güzel çalışmadan bahsetmek isterim…

Şık ve özgür tasarımlarıyla Solo Uno
Özgün ve her biri birbirinden farklı tasarlandığından markanın adı Solo Uno İspanyolca ‘sadece bir tane’ anlamına geliyor.

Sevgi ve sorumluluk bilinciyle gerçekleştirilmiş harika bir çalışma olan Solo Uno markası, tasarımcı İskender Uprak tarafından ve birlikte yaşadığı Efe isimli Yorkshire Terrier’in motivasyonu ile kurulmuş. Özellikle zor şartlarda ve barınaklarda yaşayan hayvan dostlara yardım edebilmek adına tamamen artık / artık tekstil malzemelerden tasarlanan ürünler Solo Uno’nun ruhunu oluşturuyor… Özgün ve her biri birbirinden farklı tasarlandığından markanın adı İspanyolca “sadece bir tane” anlamına gelen Solo Uno’yu yakından tanımanızı öneririm. Tasarımları İskender Uprak tarafından yapılan kıyafetler, ayakkabılar, çantalar, aksesuarlar son derece şık, özgün, tek ve harika bir amaca hizmet ediyor…

Solo Uno’nun tasarımlarına göz atmak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Lezzetli vegan çikolatalarıyla Cocoas Chocolat
Vegan çikolata markası Cocoas Chocolat

Kahvenin yanında yiyebileceğiniz hem keyifli, hem sağlıklı, hem de vegan bir çikolata markası. Cocoas Chocolat’ın vegan çikolataları… Hiçbir hayvansal gıda ve bal içermeyen truffle’lar, vegan bitter çikolatayla tatlandırılmış… El yapımı, sağlıklı, vegan truffle’ların içinde sindirimi kolaylaştırıcı kayısı, kolesterolü kontrol eden badem gibi gıdalar kullanıldığından tatlı ihtiyacınızı hem keyifli hem de sağlıklı karşılamanızı sağlıyor. Ayrıca tok tutan pirinç patlağı, antioksidan goji berry, doğal antidepresan yaban mersini, enerji veren kaju, fıstık, vişne gibi birçok sağlıklı kuruyemiş Cocoas Chocolat’ın vegan bitter çikolatasıyla birleşerek, bol seçenekli keyifli atıştırmalıklar sunuyor…

Cocoas Chocolat’ın lezzetli çikolataları hakkında detaylı bilgi edinmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Memnuniyet yogası Santosha ve bir meditasyon deneyimi

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Şebnem Sürücü: Spor hayatıma ortaokul döneminde Fenerbahçe Spor Kulübü’nde voleybol ile başladım. 1998 senesinde Los Angeles Madonna Grimes Fitness And Dance Company bünyesinde düzenlenen eğitim programına katıldım ve dansın ilk tohumları hayatıma orada atılmış oldu. 1999 senesinde Miss Fitness Türkiye 2.'si seçilerek ülkemizi Balkan Şampiyonası’nda temsil etme hakkını kazandım. Yarışmaya hazırlık döneminde beslenme ve egzersiz sistemleri hakkında geniş araştırma yapma şansım oldu ve İstanbul’ da çeşitli spor merkezlerinde egzersiz danışmanı ve stüdyo dersleri eğitmeni olarak görev aldım. Sultans of The Dance ve Night of The Sultans dans tiyatrolarında 4 sene dansçı olarak görev aldım. Profesyonel dans hayatım boyunca Türk ve yabancı çok değerli dansçı ve eğitmenlerden bale, jimnastik, ritm ve oyunculuk dersleri aldım. Dans çalışmalarım sonrasında çeşitli anatomi ve kinesiyoloji eğitimlerine katıldım. Postür, postür bozuklukları ve düzeltilmesine yönelik beden zihin bağlantısını güçlendiren çalışmalara yöneldim. Yoga Terapi ve Pilates eğitimleri ile beraber hamilelik döneminde pilates, osteoporoz ve skolyoz için pilates konularında çeşitli çalışmalara katıldım. Pilates ve Yoga eğitmeni olarak beden zihin bağlantısı ile bedenin hareket sınırlarını geliştirmek ve bu süreçte fiziksel beden ile ortaya çıkan farkındalığın, ruhsal ve duygusal duruma yansıması, çevre ile ilişkilere yeni bir bakış kazandırması her zaman heyecan duyduğum bir konu oldu. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Ve Tasarım Bölümü mezunuyum ve aynı heyecan ile görsel sanatlar ve seramik konularında da çalışmalarıma devam ediyorum. surucusebnem@gmail.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale