X

Mükemmeliyetçilik: Mükemmel olmaya çalışmak neden mutsuz eder?

Üniversiteden ilk mezun olduğum yıllarda iş görüşmelerinde tipik sorulardan biriydi; “Zayıf olduğunuz yönleriniz neler?”. Bu soruya gururla şu yanıtı verirdim; “Biraz fazla mükemmeliyetçiyim…”. Gururla dememin sebebi elbette bunu iyi bir şey zannetmemdi, çünkü bana öğretilen mükemmeliyetçiliğin, daha çalışkan, azla yetinmeyen, yüksek hedefleri olan kişilere has bir özellik olduğuydu. Hayat öyle olmadığını güzelce öğretti. Mükemmeliyetçilik, özellikle mutluluk ve başarı için en zehirli düşünce kalıplarından biri… Bu yazıda mükemmeliyetçiliğin bize neden zarar verdiğinden ve mükemmeliyetçiliğin yerine konması gereken bir özellikten bahsedeceğim.

Küçük bir kız çocuğuyken pembe, mis gibi kokan bir hatıra defterim vardı. Arkadaşlarıma birer sayfa ayırır, bana bir şeyler yazmalarını isterdim. Birkaç yıl önce o defteri bulduğumda çok önemli bir şey farkettim: Annem ve babam da bana birer sayfa yazmıştı ve okuduğumda çok duygulandım. Sadece ufak bir ayrıntı, kendimle ilgili çok önemli bir özelliğin köklerini bulmamı sağladı. Babam ve annem yazılarında genel olarak sınırların çok üstüne çıkmam, adeta mükemmel olmam için beni oldukça fazla cesaretlendirmişti. Sırf bu yüzden mi mükemmeliyetçi oldum? Elbette hayır ama ailemin beni hangi beklentilerle yetiştirdiğini tasdiklemiş oldum. Sen de benim gibi yüksek beklentilerle yetiştirilen bir çocuksan, muhtemelen hayatının belli bir döneminde ya da hala mükemmel olmayı hedefliyor olabilirsin ve maalesef bu hiç gerçekçi bir hedef değil.

Peki nedir mükemmel? TDK’ya göre  “Kusursuz, eksiksiz.” diye tanımlanıyor. Kulağa hoş geliyor olabilir ancak doğada dahi kusursuz ya da eksiksiz olan bir şey var mı? Var dediysen bir daha düşün derim, çünkü dünyanın en tanınmış fizikçi ve evren bilimcilerinden Stephen Hawking “ Evrenin temel kurallarından biri hiçbir şeyin kusursuz olmadığıdır. Mükemmellik diye bir şey yoktur. Kusurluluk olmadan ne sen ne de ben var olabilirdik.” demiş.

O zaman anlamamız gereken ilk noktayı anladık: Mükemmeliyetçilik gerçekçi olmayan bir hedefin peşinden koşmak anlamına geliyor. Aslında şu şekilde daha iyi tanımlayabiliriz: “Gerçekçi olmayan iddialı hedefler koyarak, bu hedefleri başaramamanın kabul edilemez ve kişisel değersizliğin bir işareti olduğunu düşünme kapasitesi.”

Gerçekleşemeyecek bir hedefin peşinde koşmak bize ne yapar? Hedef gerçekçi olmadığı için ulaşamayacağımızdan, ulaştığımız kadarı da bizi mutlu etmez. Çünkü mükemmeliyetçi kişi asla mükemmel olanın azıyla yetinmez. Mükemmele de ulaşamayacağından aslında hiçbir zaman kendini başarılı hissedemez. Bu da özgüveninin zamanla aşınmasına sebep olur. Ne yazık ki başkalarının düşünceleri onun için çok önemlidir ve aşınan özgüveni yüzünden eleştiriye tahammül edemez. Bu da onu korkuya ve strese iter, başarılı olamayacağını düşünerek bu sefer hedefleri için yapması gerekenleri ertelemeye başlar. Yapılan araştırmalar, mükemmeliyetçilerin çok daha az başardıklarını ve çok daha fazla strese maruz kaldıklarını gösteriyor. Ayrıca mükemmeliyetçiliğin anksiyete ve depresyona yol açtığına dair bilimsel veriler var.

Mükemmeliyetçiliğin yerine “üstün başarıyı” koymak

Sen de bu söylediklerimin bir kaçını ya da hepsini sıkça deneyimliyorsan mükemmeliyetçiliğin zehri vücudunda dolaşıyor demektir. Ama merak etme, mükemmeliyetçilik de dönüştürülebilir. Peki nasıl? Mükemmelin yerine “üstün başarı”yı koyarak… Yani;

  1. Projenin sonucuna ve başkalarının işi nasıl değerlendireceğine odaklanmak yerine projenin yapılma amacına odaklanarak.
  2. Kaygıyla “ya başarısız olursam”a odaklanmak yerine süreçten keyif almaya başlayarak.
  3. Kusursuzluğu hedeflemek yerine, kendi önceki durumundan daha iyiyi başarmayı hedefleyerek.

Evet, söylemesi kolay biliyorum. Ben de senelerce bu zehirli kalıpla yaşamış biri olarak hala onun beynimdeki nöral ağlarını temizlemekle meşgulüm. Ama güzel haber; git gide iyiye gidiyorum. O yüzden sen de kendine güven ve değişim için bir adım at. Örneğin, hedef koyarken kendine “bu gerçekçi bir hedef mi?” diye sor, başkalarını etkilemek için değil, kendini aşmak için hedefler koy. Her bir başarısızlık deneyimini hedeflerine ulaşmak için ihtiyacın olan bir öğreti olarak hafızana kazı. Gelişmekte olan bir varlık olduğunu kabul et ve başına gelen her şeyin gelişme sürecine katkı sağlayan birer hediye olduğunu gör.

Bireysel danışmanlık ya da atölyelerle ilgili bilgi almak için bilgi@iremulgu.com adresine email gönderebilirsin. Pozitif psikoloji pratikleri ve hayat deneyimlerimi paylaştığım instagram hesabıma buraya tıklayarak, Youtube kanalıma ise buraya tıklayarak ulaşabilirsin.

İlginizi çekebilir: Her şeyi kusursuz yapma baskısı: Mükemmeliyetçilik

İrem Ülgü Orhan: Berkeley, North Carolina ve Pennsylvania Üniversitelerinde bulunan Pozitif Psikoloji kürsülerinde, Pozitif Psikoloji alanında eğitimler almış olan İrem Ülgü Orhan, bu eğitimlerini şamanik öğretiler ile besleyerek, doğu batı senteziyle kendi mutluluk atölyelerini tasarlıyor. Bireysel danışmanlık pratiğinde, özellikle kişilerin hedefleri önünde engel oluşturan, farkında olmadıkları düşünce ve davranış kalıplarını fark ettirme ve değişim yaratmaya dayalı kendine has koçluk metodlarını kullanıyor. Amacını "Her geçen gün daha çok kişinin potansiyelini gerçekleştirmesine yardımcı olmak" olarak özetliyor. İrem kurucusu olduğu HUB Consulting şirketi ile koçluk, eğitim ve danışmanlık hizmetleri vermenin yanı sıra, İrem Ülgü Orhan adlı Youtube kanalı aracılığıyla kendi alanıyla ilgili video içerikleri paylaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale