X

Mucizevi gıda “baklagil” zayıflamaya yardımcı oluyor

Bugün sana düdüklü tencereye baklagilleri koyduracak bir haberim var. Konu kilo verme ve zayıflama olunca hep popüler besinler konuşuluyor ama aslında bu konuda geleneklerimize biraz haksızlık yapıyoruz. İşte tam bu noktada kuru baklagillerin kilo kaybına etkileriyle ilgili okuduğum araştırmaları sana da anlatmak istedim.

American Journal Of Clinical Nutrition’da yayımlanan bir çalışmaya göre günde 1 porsiyon bezelye, fasulye, nohut veya mercimek gibi kuru baklagil tüketimi kilo kaybına yardımcı olabiliyor.

21 klinik çalışmanın meta analizine göre; 940 yetişkin kadın ve erkek her gün beslenmelerine 1 porsiyon baklagil ilave ediyor. Bu kişiler, diyetlerinde diğer besinleri azaltmak için başka hiçbir çaba harcamadan, 6 hafta sonunda ortalama 340 gram kilo kaybediyorlar. Bu rakam ilk bakışta küçük görünebilir ama senede yaklaşık 3 kiloya denk geliyor.

American Journal Of Clinical Nutrition’da yayımlanan bir çalışmaya göre günde 1 porsiyon bezelye, fasulye, nohut veya mercimek gibi kuru baklagil tüketimi kilo kaybına yardımcı olabiliyor.

Bir başka çalışma da baklagil tüketenlerin bir sonraki öğünde daha az kalori aldığını ortaya koyuyor. Aralık 2016’da Journal Food & Nutrition’da yayımlanan, Kopenhag Üniversitesi Beslenme, Egzersiz ve Spor bölümünün son yaptığı bir araştırmaya göre bezelye, fasulye gibi kuru baklagillerden yapılan yemekleri tüketenler, et yemeği tüketenlere göre bir sonraki öğünlerinde %12 daha az kalori alıyor.

Baklagiller tok tutuyor

Geçtiğimiz yıllarda yapılan bir çalışmaya göre günde 1 porsiyon baklagil tüketimi tokluk hissini artırıyor, kilo kaybını ve kilo yönetimini kolaylaştırıyor. 122 kişinin katıldığı 9 klinik çalışmanın meta analizi sonucunda günde 160 gram baklagil tüketenler, tüketmeyenlerle karşılaştırıldığında tokluk hissinin %31 daha fazla hissedildiği bulunmuş.

Bezelye, fasulye gibi kuru baklagillerden yapılan yemekleri tüketenler, et yemeği tüketenlere göre bir sonraki öğünlerinde %12 daha az kalori alıyor.
Nasıl tüketelim?

Baklagil denince aklına ilk olarak kuru fasulye, pilav ve turu üçlüsü geliyor olabilir ama hayal gücünü bu konuda sınırlama. İşte baklagilleri daha kolay tüketebilmen için birkaç öneri:

  • Salatalarına haşlanmış nohut veya mercimek ilave edebilirsin.
  • Kuru baklagilleri blender‘dan geçirip köftelerinin içine koyabilirsin.
  • Nohutla fırında falafel yapabilir ve salatalarına ekleyebilirsin.
  • Ara öğünlerde çiğ sebzelerle humus tüketebilirsin.
  • Çorbalarının içine ekleyebilirsin.
  • Hayal etmesi biraz zor biliyorum ama tatlılarda bile kullanabilirsin. Eğer “kuru baklagillerle tatlı mı olurmuş?” diyorsan, Sevgili Yasemin Üstay’ın “Her Çocuk Ispanak Sevmez” kitabındaki kuru fasulyeli kurabiye tarifi bu konudaki fikrini oldukça değiştirebilir.

İlginizi çekebilir: Vegan, glutensiz ve tahılsız tatlı tarifi: Kuru fasulyeden kestane şekeri yapmayı denediniz mi?

Yazarın diğer yazıları için tıklayın. Yazarın diğer yazıları için tıklayın. 

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale