X

Mücadele edip tekrar ayağa kalkabilme gücü: Duygusal esneklik

Duygusal esneklik (Resilience); kişilerde az veya çok miktarda bulunabilen bir beceridir. Hayata olumlu bakmak gibi görünse de aslında böyle değil. Hayatta başımıza gelenlerle mücadele edebilme, eğilsek de kırılmadan ayağa kalkabilme veya mücadele edemeyeceğimiz durumlar da da olanı kabullenme yetisine sahip olmaktır.

Her insanın bir ailesi veya bakım vereni, arkadaşı, sosyal çevresi vardır. Bu çoklu ve öteki ile iç içe yaşamak hayatın problemlerini artırsa da duygusal esneklik açısından kullanabileceğimiz kaynaklardır. Aile de homoestazi dediğimiz kendinden var olan, sistemin problem karşısında kendini korumaya aldığı bir durum neden insanlarda da olmasın?

Hayatta başımıza gelenlerle mücadele edebilme, eğilsek de kırılmadan ayağa kalkabilme veya mücadele edemeyeceğimiz durumlar da da olanı kabullenme yetisine sahip olmaktır.

Etrafımızda gördüğümüz gibi her duruma herkesin yaklaşımı ve olaylarla baş etmesi farklıdır. En acı haliyle hastalıklar ve ölüm… Düşünün, etrafınızda herkesin hastalıklara karşı veya ölüme karşı tutumu ve bu durumdan çıkışı aynı mı? İşte bu farklılık noktasında kişilerin inanç kalıpları (şemaları) kadar duygusal esneklik oranları ve kendi kendilerini repere edebilme güçleri devreye giriyor.

Toplum olarak yaşanılan sıkıntıların yanında bir de varoluşun getirdiği, doğanın düzeni olan sıkıntılar mevcut. Hiç problem yaşamayan kimse olamayacağı için ruhsal olarak sıkıntı yaşayan kişilerin diğerlerine görece daha fazla problem yaşamış olma ihtimali de neredeyse yok. Son zamanlarda artan ruhsal sıkıntılar, artık neredeyse her yerde bizimle. Peki bu toplum bundan 80 yıl önce daha mı iyi ve konforlu bir hayat sürüyordu? Daha az travmalı yaşamlar mı vardı? Hayır. Geçmiş dönemlerde daha birlik olma duygusu hakimdi. Aileler kenetlenir, komşular destek olur, iş arkadaşları senin açığını kapatırdı. Bir evin sıkıntısı paylaşılır ve üstesinden gelinirdi. Yani resilience dediğimiz şey çok yüksekti. Şimdilerde herkesin dağılması veya kendini koy vermesi de çevresindeki kaynakları etkili şekilde kullanamamasından.

İnsanın başına gelene her zaman bir ön görüsü veye önleyici faktörü bulunmuyor. Kişiler kendi yapılarında ne kadar esneklerse o kadar çabuk toparlayabiliyorlar. Kişilerin dış kaynakları ne kadar çoksa o kadar çabuk toparlayabiliyorlar. Anlaşılmak ve duygunun paylaşımı, kişilerin dirayeti çökse bile, tekrar kendi kendilerine toparlanmalarını sağlıyor.

Uzakdoğu’da geliştirilen son teknolojiyle, büyük depremlere maruz kaldıklarında binaların ve gökdelenlerin yıkılmaması için etrafını saran lastikler inşa edilmiş. Resilience işte tam olarak böyle bir şey. Kişi sağa yatıyor, sola yatıyor ama o elastikiyet onun kırılıp dağılmasını engelliyor.

Esnek (resilient)  yapıda olabilmek için sağlıklı bakım verene ve gelişimini sağlıklı tamamlamaya ihtiyaç vardır. Eğer bir çocuk annesi veya babasının resilience kapasitesini görürse, o derece güçlü oluyor. Bunun için bağ kurmak önemli. Ayrıca gerektiğinde çocuğa sorumluluk verip yaşına uygun başa çıkma becerilerinin gelişmesine izin vererek de gerçekleşebilir. Çocukları fanusta büyüten anneler ilerideki yıllarda ilk problemde yıkılacak çocuklar yetiştirmiş oluyor.

 

İlginizi çekebilir: Panik atak kabusunuz olmasın: Stres ve kaygı ile başa çıkma yolları

Nihal Tural: Nihal Tural; Bilkent Üniversitesi Psikoloji Bölümünü ve Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü yüksek lisans mezunudur. Öğretim hayatının yanı sıra alanında uzman kişilerden terapi eğitimlerini de tamamlayarak Bilişsel Davranıçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi, şema Terapi ve Cinsel Terapi uygulamaya hak kazanmıştır. Mesleğini seven bir terapist olarak kendini geliştirmeye devam etmekle beraber, engelli bireyler ile çalışmalar yapmıştır. İstanbul'da özel danışmanlık merkezinde yetişkin bireyler ile çalıştıktan sonra Ankara'ya taşınarak Özel Arte Cerrahi Hastanesi bünyesinde çocuk, ergen ve yetişkinler ile psikoterapist olarak çalışmaktadır

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale