X

Mutlaka görülmesi gereken az popüler gezi durakları: Mozart’ın doğduğu şehir Salzburg

Avusturya’nın 4. büyük şehri olan Salzburg, yılın her anında farklı güzellikleriyle ziyaretçilerini kucaklayan bir şehir. Alplerin kuzeyinde konumlanan ve eşsiz bir doğaya sahip olan Salzburg’un ünü genel anlamda Mozart’ın memleketi olmasından kaynaklansa da, şehir aslında bundan çok daha fazlasına sahip. Ancak yine de yolu Orta Avrupa’dan geçen Türk turistlerin önceliği Salzburg olmayabiliyor. Gelin bu çok bilinmeyen güzel şehri birlikte keşfedelim:

Görülmesi gerekenler

Salzburg yürüyerek rahatlıkla gezilebiliyor. Bunun temel nedeni şehrin sokaklarının titizlikle planlanmış olması. Şehrin en önemli özelliğinin Mozart’ın doğup büyüdüğü ve eserlerini verdiği yer olması olduğunu söylemiştik. Bundan dolayı şehrin hemen her köşesinde Mozart’ı görmek, hissetmek mümkün. Nitekim Mozart’ın evi de görülmesi gereken en önemli yerlerin başında yer alıyor.

Şehrin en ünlü alışveriş caddesi Getreidegasse.

Bunun yanı sıra günümüzün Avrupası’nda bulunan en sağlam Orta Çağ kalelerinden biri olan Hohensalzburg‘u mutlaka ziyaret etmelisiniz. Kaleye çıktığınızda karşılaşacağınız manzaradan büyüleneceğinize eminiz. Ayrıca Mirabell Sarayı, Salzburg Katedrali, Mönchsberg ve eğer vaktiniz varsa şehre 40 km mesafedeki buz mağarası Eisriesenwelt’i de görmelisiniz.

Tatmadan gelmeyin

Salzburg, Avrupa’nın bira yapımıyla ünlü şehirlerinden. Bu yüzden alkol kullanıyorsanız, tıpkı bizdeki çay bahçeleri gibi şehirde bulunan bira bahçelerinde bira içebilirsiniz. Ayrıca ünü dünyaya mal olmuş Mozartkugel çikolatasını da mutlaka tatmalı ve dilerseniz sevdikleriniz için de fazladan birkaç kutu almalısınız.

Aşağıda her köşesine tarih ve klasik müzik aşkı sinmiş bu şehrin Citiesin4K ekibi tarafından çekilen muhteşem videosunu bulabilirsiniz. İyi seyirler.

Kaynak:

visit-salzburg.net

lonelyplanet.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale