X

“Grinin Hiçbir Tonu” için hazır mısınız? Monokrom trendi ile beyaz ve siyahın aşkı ofislerde

Baharın tüm güzelliklerini renk renk laleler, mis gibi deniz kokusu ve sıcacık güneş ışınları ile bizlere sunduğu bugünlerde, ofis modamız için de bahar heyecanımız devam ediyor. 2015 ilkbahar-yaz modasında sevgili tasarımcılarımızın vazgeçemedikleri ve hatta ‘’grinin hiçbir tonu’’ olarak da tabir edilen, sadece beyazın yanına siyah ve tabii ki siyahın yanına da beyazı koyduğumuz ‘’monokrom’’ trendini, siz Uplifers okuyucuları için masaya yatırıyorum.

Monokrom kelime anlamı olarak herhangi bir şeyin ‘’tek renkten’’ oluşması anlamına gelir. 2015 ilkbahar/yaz modasında ise siyah ve beyaz dışında herhangi bir tonun olmadığı, baştan aşağı ayrı ayrı veya tek parça halinde siyah ve beyaz tonları kombin ettiğimiz stili ifade ediyor. Şimdi düşündüğümüzde ‘’çok da kolaymış’’ gibi görünen bu stilde bazı püf noktaları bizler için özellikle önemli.

Öncelikle ofis modamızda ayrı ayrı parçalar ile siyah ve beyazı kombinleyeceksek, vücudumuzun yapısına göre daha ince ve uzun görünebilmek için alt parçamızı siyah bir kalem etek, siyah bol paçalı bir pantolon veya siyah diz üstü dar etek olarak tercih ederken, kombinimizi özellikle saten veya ipek dokulu beyaz gömleklerden yana kullanabiliriz. Bu kombinlerde tavsiyem, şıklığınıza detay eklemek için özellikle beyaz veya pudra tonlarında yüksek topuklu ayakkabılar kullanmanız. Tek parça halinde siyah ve beyazdan oluşan desenli parçaları kullanacaksanız, özellikle vücudu saran ve diz altında biten elbiseler veya yüksek belli siyah/beyaz çizgili, bol paça, uzun veya kısa pantolonlar bu yaz ofislerinizde moda rüzgarları estirmenizi sağlayacaktır.

Aksesuarlarınız üzerinden de monokrom modasını uygulayabilirsiniz. Tek renk beyaz veya siyah giyiminiz ile birleştireceğiniz siyah/beyaz tonda fularlar, çanta veya ayakkabılar, size hem spor hem klasik, şık bir tarz sağlayacaktır.

Grinin hiçbir tonunu kabul etmeyen monokrom trendi ile şıklığınıza şıklık katmak ve ofiste 2015 ilkbahar/yaz modasının bu en son stilini uygulamak istiyorsanız, tavsiyem şu ki dolabınızı gözden geçirin. Bu yaz monokrom trendi ile siyahınızdan beyazınız ve tabii ki beyazınızdan da siyahınız eksik olmasın.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale