X

Modellik okulundan farkındalık dersleri 2: Adımların farkındalığı

“Ayaklarınla dünyayı öpercesine yürü.”
Thich Nhat Hanh

Modanın, modelliğin, güzel giyinmenin veya lüks içinde yaşamanın spiritüel olmadığını düşünenlere yepyeni bir bakış açısı sunmak için hazırladığım “Modellik Okulunda 5 Farkındalık Dersi” yazı dizimin 2. yazısını okuyorsunuz. Bu yazı dizisinde Ferhan Aral Model Academy’de 8 hafta süren modellik eğitiminde kazandığım farkındalıkları paylaşıyorum. İlginizi çektiyse, dizinin tamamını okumanızı öneririm.

Academy’nin daha ilk dersinde Ferhan hoca modelliğin inceliklerinden bahsederken vurgulu bir sesle “Herkes yürür, biz adım atarız” demişti. Duyar duymaz ilgimi çeken, çok sevdiğim ve hiç aklımdan çıkmayan bir söz oldu bu. Sadece podyum pratiklerinde değil sokakta yürürken de sık sık aklıma gelmeye başladı. Kendimi hızlı ve telaşlı bir yürüme halinde bulduğum her sefer durup dikkatimi adımlarıma getirmeye başladım. Bir süre sonra adımlarımın içi dolmaya başladı. Bastığım yeri hissetmeye başladım.

Hissederek, bilinçli olarak attığım her adımla güçlendiğimi fark ettim. Ayaklarımın altından yaşam yükseliyordu sanki. Adımlarım güçlendikçe güvenle dolduğumu gördüm. Güvenle doldukça adımlarım güçlendi. Bu hal içinde uzunca kalabildiğim bir gün etrafımı izlemeye başladım. Yanımdan geçenler başlarını kaldırıp bana bakıyordu ve belki de ilk defa bana bakıyor olmalarından hiç rahatsız olmadım. Coco Chanel’in “Her gün bir defiledir ve dünya senin podyumun” sözünü yaşayabildiğim birkaç muhteşem dakika içinde buldum kendimi. Bu anların yaşamımda artarak çoğalmasını dileyerek devam ettim yoluma.

Şimdi daha iyi anladım!” dedim. Bir model, ışığının gücü kadar parlaktı ve bu gücü yere sağlam basan adımlarıyla açığa çıkarıyordu. Ferhan hoca “Kendinize baktırın!” dediğinde de söylediği tam olarak buydu. Işığını mevcudiyetinle ve adımlarının kararlılığı ile öyle bir parlat ki gözlerini senden alamasınlar.

Bir zen Budist rahip, öğretmen, yazar, şair ve barış aktivisti olan Thich Nhat Hanh’ın “Ayaklarınla dünyayı öpercesine yürü” sözünü hatırladım hemen sonra. Aslında o da aynı şeyi farklı cümlelerle ifade etmişti. Hem de ne ifade! Ayaklarınla yeri öper gibi yürüdün mü hiç? Bu kalitede bir yürüyüşü, her şeyle bir olduğunu hissedecek kadar sürdürdün mü? Meditasyon yapmak, daha mindfull bir yaşama adım atmak istiyor, ama nereden başlayacağını bilemiyorsan yürümek yerine adım atmayı deneyimlemek ister misin? Gücünü açığa çıkarmak, ışığını parlatmak istiyorsan sadece adımlarının farkındalığı bile seni düzenli bir pratikle oraya taşıyabilir.

Bugün dünyada ve Türkiye’de birçok insan farkındalıklı yürüyüşü bir mindfulness pratiği olarak uyguluyor. Sen de bu hafta aklına gelen her an, yürümek yerine, adım atmayı hatırlamak ister misin? Model olmak pek de sandığımız gibi kolay değilmiş, değil mi? Bence de öyle!

Bu yazıdan ilham aldıysan, düşüncelerini aşağıdaki yorumlar alanında paylaşır mısın? Sana neler hissettirdi, meraktayım. Bu 5 yazılık bir dizi, devamı için lütfen takipte kalın.

Sorularınız ve paylaşımlarınız için benimle her zaman giricidigdem@gmail.com adresimden de iletişime geçebilirsiniz.
YENİ YENİ YENİ! Youtube kanalım yayına girdi. Yoga, farkındalık, meditasyon, nefes pratikleri ve yaşamınızı kolaylaştıracak pratik bilgiler için kanalıma abone olmayı unutmayın. Beğendiğiniz videoları like ederek ve paylaşarak daha çok faydalı içerik üretmeme yardımcı olursunuz. Desteğiniz için teşekkürler.

YOUTUBE kanalıma buradan ulaşabilirsiniz… 

İlginizi çekebilir: Modellik okulundan farkındalık dersleri 1: Var olmanın görkemi

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale