X

Mindful eating ve oruç 2: Nasıl besleneceğinizi biliyor musunuz?

Sadece belirli zamanlarda beslenme tarzına dikkat etmek değil, hayat boyu sağlıklı yeme alışkanlığı sürdürmek farkındalıkla beslenmenin, mindful eating’in temelidir.

Sağlıklı beslenmede çeşitlilik önemlidir. Tek tip beslenme vitamin, mineral ve enerji bakımından bedenimize gerekli olan yakıtı vermediğimiz anlamına gelir. Yemeklerinizde çeşitlilik, besin yoğunluğu ve miktara odaklanın.

Beslenmenizi çeşitlendirmek için;

  • Farklı renklerdeki sebzeler, farklı baklagiller, nişastalı sebzeler ve yeşil yapraklı sebzeler yemek,
  • Suyundan ziyade meyvenin kendisini tüketmek,
  • Tam tahıl ürünlerini beslenmemize katmak,
  • Eğer bir alerjiniz yoksa süt, peynir gibi sütü ürünleri tüketmek,
  • Deniz ürünleri, kırmızı ve beyaz et, yumurta, baklagiller, soya ürünleri, kabuklu yemiş ve yağlı tohum ürünleri yemek,
  • Doğal yağları kullanmak önemlidir.

Tüm bu çeşitlilikte önemli olan tek faktör ise o yiyeceğin bedeninize nasıl hissettirdiğidir. Dışarıdan biri tarafından söylenen bilgiler yerine içten gelen farkındalık, ne yiyeceğinize nasıl karar vereceğinizi değiştirir. “Nasıl?” sorusu beslenme farkındalığının en temel sorularından birisidir.

Tükettiğiniz yiyeceklerin bedeninize, yani fiziksel olarak size nasıl geldiğini bulmak için şu soruları kullanabilirsiniz:

  • Yediğim bu yiyecek geçmişte bana nasıl hissettirmişti?
  • Bu hissi sevmiş miydim?
  • Yedikten sonra kendimi nasıl hissetmiştim?
  • Tekrar böyle hissetmek ister miyim?
  • Bu öğün bana enerji verdi mi, verdiği enerji ne kadar sürdü?

Aynı zamanda farklı türde yiyeceklerin tokluk seviyenizi nasıl etkilediğini gün içinde gözlemlemek faydalıdır. Bazı tür yiyecekler tokluk hissine katkı sağlar.

Protein

Yemeklerinizde protein bulunması tokluk düzeyinizim artmasına yardımcı olur. Et, baklagiller, kümes hayvanları, kuruyemiş, yoğurt ve balık protein bakımından zengin gıdalardır.

Yağ

Yağ, tokluğa iki şekilde katkı sağlar. Bunlardan ilki, öğününüzde yağ olması sindirimi yavaşlatır. İkincisi, yağ yiyeceklerin en yavaş sindirilen kısmıdır. Uzun süren tokluk hissini sağlamada önemli rolü vardır. Kuruyemiş, salata sosları (katkı maddelerinden dolayı marketten alınan sosları tercih etmemenizi tavsiye ederim), zeytinyağ, tereyağı, tam yağlı süt ürünleri ve avokado yağ bakımından zengin yiyeceklerdir.

Karbonhidrat

Karbonhidratlar tokluğu artıran hacmi sağlar. Bu yiyecekler hücrelerinize enerji sağlamak için önemli olan kan şekeri seviyenizi dengede tutmanıza yardımcı olur. Makarna, ekmek, pirinç, baklagiller ve meyve karbonhidrat bakımından zengin yiyeceklerdir.

Lif

Sindirilemeyen bir tür karbonhidrattır. Yiyeceğe hacim ekler ve karbonhidratın kan dolaşımı tarafından emilmesini yavaşlatır. Armut, çilek, avokado, muz, elma, havuz, pancar, brokoli, enginar, Brüksel lahanası, mercimek, barbunya, nohut, bezelye, yulaf, kinoa, mısır, badem, tatlı patates, bitter çikolata lif bakımından zengin yiyeceklerdir.

Mindful eating halini yaşamınıza nasıl katabilirsiniz?

  • Mindful eating hakkında okuyun.
  • Alışverişlerinizi lokal pazarlardan yapın.
  • İş yerinde arkadaşlarınızla bulduğunuz beslenme farkındalığı bilgilerini paylaşın.
  • Programlara katılın, destek alın.
  • Şirkete sağlıklı beslenme üzerine konuşmacılar çağırılmasını destekleyin.
  • Aynı yolda yürüyen insanları bulun.
  • Kendinize beraber bu yolculuğu paylaşacak insanlar bulun. Fikirleriniz onlarla paylaşın. Fikirlerinizi paylaştığınız zaman insanların size katıldığını ve desteklediğini göreceksiniz. Mindful eating çalışan insanlar, gruplar bulun ve bu insanlarla fikirlerinizi mutlaka paylaşın.

İlginizi çekebilir: Mindful eating ve oruç 1: İftarda mindful eating için ipuçları

Ceylan Ulusoy: 1981 yılında Bursa'da doğdu. Meditasyonla ilk defa 17 yaşında tanıştı. Meditasyon eğitimleri 2004’te bir meditasyon merkezine adım atmasıyla devam etti. Üniversite eğitimi sırasında kendi pratiklerini geliştirdi. 2006'da Zeynep Aksoy’un yoga dersleri ile ilgilenmeye başladı. Uzun yıllar boyunca tüm pratiklerini kendi gelişimi ve dönüşümü için kullandı. Farklı yoga ve meditasyon hocaları ile çalıştı. 2012 yılında taşındığı İstanbul’da ileri seviye kundalini meditasyon eğitimi aldı. Sahaja Yoga'da gönüllü meditasyon öğretmeni olarak ders verdi. Pratikleri ve araştırmaları sırasında Dr. Fuat Beşkardeş ile Mindfulness terapi çalışmaya başladı. Ardından 8 haftalık MBSR eğitimi ve sonrasında David Cornwell ve Banu Çeçen’le Breathing Mind Mindfulness Koçluğu eğitimini tamamladı. 2019 yılında Amerikan Hastanesi bünyesinde Code Lotus Mindfulness merkezinde David Cornwell ve Banu Çeçen’e mindfulness programı içerisinde asistanlık görevi üstlendi. Aynı zamanda Judson Brewer’la sezgisel beslenme üzerine Mindfulness temelli alışkanlık değiştirme programında çalışmaktadır. İş hayatı ile eşzamanlı yürüttüğü öğrencilik ve eğitmenlik yolculuğunda 17 yıllık kurumsal hayatını 2020 Şubatında sonlandırıp, şu an tam zamanlı olarak logoterapi bakış açısıyla mindfulness eğitmenliği ve farkındalık temelli beslenme koçluğu yapmaktadır. Öğrenci olmak konusunda derinleşmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale