X

Mindful eating ile kilo verme: Farkındalık gücünü keşfedin

Kilo verme yolculuğunda birçok insan çeşitli diyetler dener ve kısa vadeli başarılardan sonra tekrar eski kilolarına döner. Bu döngüyü kırmak ve kalıcı bir şekilde kilo vermek için bilinçli beslenme (mindful eating) anahtar olabilir. Ama burada birçok kişiyi yanılgıya götüren yine  kilo vermeye odaklanarak mindful eating çalışmaya başlamaktır.

Mindful eating yeni bir diyet sistemi ya da kilo verme odaklı bir yaklaşım değil, aslında bir farkındalık uygulaması.

Farkındalıkla beslenme (mindful eating), yemek yediğinizin, neden yediğinizin farkında olmak, bedeninizi dinlemeyi öğrenmek, açlık, tokluk ipuçlarını izlemeyi öğrenmek, yemeğin keyfini gerçekten çıkarmakla ilgilidir. Bu yaklaşım, duygusal açlık ve bedensel açlık arasındaki farkı ayırt etmenize, porsiyon kontrolünü öğrenmenize ve daha sağlıklı seçimler yapmanıza yardımcı olur.

Aynı zamanda stresi azaltmaya, genel sağlığınızı iyileştirmeye ve yemekle olan ilişkinizi daha sağlıklı hale getirmeye yardımcı olabilir.

Başlarken;

  • Küçük adımlarla başlayın. Bir anda tüm beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmeye çalışmak yerine, ilk 1 hafta her yediğinizin ilk 5 lokmasını farkındalıkla yemeye gayret edin, süreyi yavaş yavaş artırın.
  •  Kendinize karşı nazik olun. Kendinizi vakit ayırmadığınız ya da bahaneler bulduğunuz için eleştirmek yerine, bu düşüncelerinizin farkına varın ve yola devam edin.
  • Destek alın. Ailenizden ve arkadaşlarınızdan destek alın veya bir mindful eating uzmanıyla konuşun.

Mindful eating’in beslenme alışkanlıklarınızı değiştirmekte nasıl kullanabilirsiniz?

  • Anın tadını çıkarın: Telefonunuzu kapatın, televizyonu kapatın. Yiyeceğinizin görsellerine, kokularına, dokularına ve tatlarına odaklanın.
  • Vücudunuzu dinleyin: Gerçekten aç olduğunuzda yiyin ve rahatça doyduğunuzda durun. Karnınızın guruldadığı, başınızın döndüğü gibi açlık sinyallerinizi fark edin ve onlara saygı duyun.
  • Her lokmayı değerlendirin: Yavaşça çiğneyin, tat tomurcuklarınızın lezzetlerle dans etmesine izin verin.

Farkındalıkla yeme kilo vermeye nasıl yardımcı olur? (Hedefiniz bu olmasa bile!)

Yiyeceğinizle bilinçli bir şekilde bağlantı kurarak yemek, dolaylı yönden kilo yönetiminizi de etkiliyor. Hepimiz strese girdiğimizde cipslere, tatlılara elimizi uzatmışızdır. Televizyon izlerken farkında olmadan atıştırmak da hepimizin çokça yaptığı bir davranış.  Farkındalık burada devreye girer ve gerçek açlık ile duygusal tetikleyicileri ayırt etmeye yardımcı olur.

Bunu yanında mindful eating egzersizi ile; yavaşlayarak, yemeğinizin tamamının keyfini çıkardığınızda, vücudunuzun tokluk sinyallerine daha fazla uyum sağlarsınız. Bu da doğal olarak daha küçük porsiyonlarla doygunluk hissine yol açar. Kendinize yeter demden kendiliğinden gelen tatmin hissi daha az yemenize, bunun sonucu olarak kilo kaybına neden olur.

Unutmayın: Mindful yeme, tartıda belirli bir sayıya ulaşmakla ilgili değildir. Yiyeceklerle barışık ve dengeli bir ilişki geliştirmekle ilgilidir. Bonus mu? Bu şekilde belki de hiç fark etmeden, fazlalık kilolarınızdan da kurtulursunuz.

Öyleyse, bir dahaki sefere yemeğe oturduğunuzda derin bir nefes alın, dikkat dağıtıcı unsurlarınızı bir kenara bırakın ve yemeğinizle gerçekten bağlantı kurun. Vücudunuz ve zihniniz üzerinde ne kadar olumlu bir etkiye sahip olduğunu şaşırabilirsiniz.

İlginizi çekebilir: 8 Mart’ta bedenimizi sevmeyi de kutlayalım!8 Mart’

Ceylan Ulusoy: 1981 yılında Bursa'da doğdu. Meditasyonla ilk defa 17 yaşında tanıştı. Meditasyon eğitimleri 2004’te bir meditasyon merkezine adım atmasıyla devam etti. Üniversite eğitimi sırasında kendi pratiklerini geliştirdi. 2006'da Zeynep Aksoy’un yoga dersleri ile ilgilenmeye başladı. Uzun yıllar boyunca tüm pratiklerini kendi gelişimi ve dönüşümü için kullandı. Farklı yoga ve meditasyon hocaları ile çalıştı. 2012 yılında taşındığı İstanbul’da ileri seviye kundalini meditasyon eğitimi aldı. Sahaja Yoga'da gönüllü meditasyon öğretmeni olarak ders verdi. Pratikleri ve araştırmaları sırasında Dr. Fuat Beşkardeş ile Mindfulness terapi çalışmaya başladı. Ardından 8 haftalık MBSR eğitimi ve sonrasında David Cornwell ve Banu Çeçen’le Breathing Mind Mindfulness Koçluğu eğitimini tamamladı. 2019 yılında Amerikan Hastanesi bünyesinde Code Lotus Mindfulness merkezinde David Cornwell ve Banu Çeçen’e mindfulness programı içerisinde asistanlık görevi üstlendi. Aynı zamanda Judson Brewer’la sezgisel beslenme üzerine Mindfulness temelli alışkanlık değiştirme programında çalışmaktadır. İş hayatı ile eşzamanlı yürüttüğü öğrencilik ve eğitmenlik yolculuğunda 17 yıllık kurumsal hayatını 2020 Şubatında sonlandırıp, şu an tam zamanlı olarak logoterapi bakış açısıyla mindfulness eğitmenliği ve farkındalık temelli beslenme koçluğu yapmaktadır. Öğrenci olmak konusunda derinleşmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale