X

MIND diyeti nedir: Hafızanızı güçlendirmek için beslenmenizi düzenleyin

Beslenmemizle bilişsel sağlığımız arasında sıkı bir bağ olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya MIND diyetini duymuş muydunuz? MIND diyeti, Akdeniz ve DASH (Hipertansiyonu Durdurmak için Diyet Yaklaşımları) yeme modellerinin bir kombinasyonu olup yapılan araştırmalar MIND Diyetinin, Alzheimer hastalığı (AD) geliştirme riskini önemli ölçüde azaltabileceğini gösteriyor.

Akdeniz diyetini ve DASH diyeti

Geleneksel Akdeniz diyeti, tahıllar, baklagiller, sebzeler, meyveler, kabuklu yemişler ve balık dahil olmak üzere temel olarak bütün, minimum düzeyde işlenmiş gıdalar içerir. Öte yandan az miktarda et, yumurta ve süt ürünleri ve az miktarda alkol de bu beslenme modeline dahil edilebilir.

DASH diyeti ise, meyve, sebze ve az yağlı süt ürünlerine ağırlık verir. Tam tahıllar, kümes hayvanları, balık ve kuruyemişleri içerir, ancak yağ (özellikle doymuş yağ), kırmızı et, sodyum, ilave şekerler ve şekerli içeceklerden sınırlıdır.

MIND diyeti

MIND diyeti, Akdeniz ve DASH diyetleri önerilen birçok bitki bazlı gıdanın yanı sıra balık ve kümes hayvanlarının tüketimini de teşvik eder. Ayrıca doymuş yağları ve ilave şekerleri sınırlamamız gerektiğini söyler. MIND diyetini farklı kılan faktör ise belirli yiyecekler ve yiyecek grupları için günlük ve haftalık önerilerde bulunulmasıdır.

  • Sebzeler günde 2 veya daha fazla porsiyon olacak şekilde, özellikle günde en az bir porsiyon yeşil yapraklı sebze tüketilmeli.
  • Taneli meyveler (çilek/böğürtlen/karadut gibi…) haftada 2 veya daha fazla porsiyon olacak şekilde tüketilmeli. Özellikle yaban mersini tüketmeye özen gösterilmeli.
  • Tam tahıllar günde 3 veya daha fazla porsiyon olacak şekilde, minimum düzeyde işlenmiş şekilde tüketilmeli.
  • Yağlı tohumlar haftada 5 veya daha fazla porsiyon tüketilmeli.
  • Fasulye/bakla/barbunya gibi besinler haftada 4 veya daha fazla porsiyon tüketilmeli.
  • Son olarak somon, uskumru, sardalya gibi yağlı balıklar haftada 1 veya daha fazla porsiyon, kümes hayvanları ise haftada 2 veya daha fazla porsiyon tüketilmeli.

Demans riskini azaltıyor

Journal of Alzheimer’s Disease Dergisi‘nde yayımlanan bir çalışma MIND diyetini, yaşamlarının ileriki dönemlerinde orta derecede bile olsa takip eden katılımcıların biliş sorunları yaşamadığını göstermiş.

Bir diğer araştırma ise MIND diyeti uygulamanın bireylerin Alzheimer hastalığına bağlı demans geliştirme riskini azaltabileceğini gösteriyor. Bir diğer araştırma ise daha yüksek bir MIND diyet puanının, Alzheimer hastalığı patolojisinden ve diğer yaygın yaşa bağlı beyin patolojilerinden bağımsız olarak daha iyi hafıza ve düşünme becerileriyle ilişkili olduğunun altını çiziyor.

İlginizi çekebilir: Beslenme ve hipertansiyon: Bitkisel bazlı beslenme kan basıncını nasıl etkiliyor?

Büşra Şen: 2018 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi ve bölüm 6.sı olarak, 2019 yılında ise yine aynı üniversitenin Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü’nden yüksek onur öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, İstanbul Tıp Fakültesi’nde endokrinoloji, onkoloji, nutrisyon destek, yetişkin ve çocuk poliklinik ve dahiliye bölümlerinde zorunlu ve gönüllü olarak; Özel Memorial Şişli Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Yemekhane Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Amerikan Hastanesi mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Yeme bozukluklarında Diyetisyen ve Psikolog yaklaşımı, Sezgisel Yeme Farkındalığı, Gastrointestinal Sistem Kanserlerinde Beslenme Eğitimi, Obezite ve Diyabet Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar, Çocuk Beslenmesinde Çözüm Odaklı Yaklaşımlar ve Fitoterapi başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. 2019-2020 tarihleri arasında 1 yıl kadar Dilara Koçak Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmış olan Büşra Şen; kurumsal beslenme danışmanlığı, hasta tedavi ve eğitimi, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme alanlarında görev aldı. Şu an ise İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimini devam ettirmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale