X

Migreniniz varsa uzak durun: Migren ağrısını artıran veya tetikleyen yiyecekler ve içecekler

Migren ağrısı olanların iyi bildiği bir durum: belli yiyecek ve içecekleri yedikten sonra başlayan veya artan migren ağrıları! Kırmızı şarap ve çikolatayı pek çoğumuz biliyoruz ama bir de her gün yediğimiz ve farkına bile varmadıklarımız var. Her gün düzenli olarak tüketme dışında, bazı tetikleyicilerin etkisi 24 hatta 48 saat sonra ortaya çıktığı için gözden kaçabiliyorlar.

Migreniniz varsa, önerim besin günlüğü ve eş zamanlı ağrı günlüğü tutmanız. Bunu nasıl yapacaksınız? Kırtasiye veya kitapçılardan bir ajanda alın, mümkünse çok küçük olmasın. Günleri 2’ye bölün: Bir yana yediklerinizi, içtiklerinizi, abur cubur ve atıştırmalıklar dahil her şeyi yazın. Diğer yana da ağrınız varsa ağrıyı, şiddetini ve eşlik eden belirtileri yazın.

Migren ağrısı ortaya çıktığında 2 gün, hatta 3 gün geriye gidip bakın, dikkatinizi çeken veya tekrar eden bir besin var mı diye? Bir besinden şüphe edip emin olamıyorsanız, ağrısız bir gününüzde biraz fazlaca tüketin ve 72 saate kadar ağrınız olup olmadığına bakın. Yine kararsız kalırsanız, emin olana kadar tekrar edin. Ben kendim bu şekilde ay çekirdeğinin ağrılarımı tetiklediğini buldum; Tip I veya Tip IV alerji testlerimde de ortaya çıkmamıştı. Ağrılardan kurtulmak için içinizdeki Sherlock’u biraz uyandırmanız gerekebilir.

Bu yiyecek ve içeceklere daha fazla dikkat edin:

  • Buğday ve gluten (tüm ekmekler, hamur işleri, hazır gıdalar, kahvaltılık gevrekler, bisküviler, gofretler…)
  • Süt ve süt ürünleri (başta inek sütü ve olgun peynirler)
  • Biyojenik amin içeren yiyecekler:
  1. Histamin: Fermente gıdalar, uzun süre saklanan yiyecekler, bazı meyve ve sebzeler (çilek, muz, üzüm, narenciye, ananas, ıspanak, avokado, domates, patlıcan), şarap, bira
  2. Tiramin: Peynirler, fermente gıdalar, uzun süre saklanan yiyecekler
  3. Feniletilamin: Çikolata, yoğurt

  • Şeker, rafine karbonhidratlar
  • Doymuş yağlar (hayvansal yağlar, kaymak, tereyağı, yağlı etler)
  • Şarküteri ürünleri (sucak, salam, pastırma, jambon)
  • Omega-6 oranı yüksek rafine yağlar (Ayçicek ve diğer tohum yağları)
  • İşlenmiş ve paketlenmiş ürünler
  • Kızartılmış ürünler
  • Gıda katkı maddeleri (monosodyum glutamat (MSG), aspartam, diğer tatlandırıcılar, sülfit, benzoat, mikrobiyal transglutaminaz, nitrit / nitrat, salisilat, gıda boyası)
  • Alkollü içecekler (özellikle şarap ve bira)
  • Kafeinli içecekler (özellikle kahve ve kola)
  • Turunçgiller (narenciye)
  • Soya fasulyesi ve soya ürünleri
  • Yeşil çay

Benim ay çekirdeği örneğinde olduğu gibi hiç kimseye dokunmayan bir ürün size dokunuyor olabilir. Bu nedenle ağzınıza giren her şeyi ayrıntısı ile kaydetmeniz önemli.

Migrende önemli olan tetikleyici miktarını azaltmak. Adet öncesi gerginliği çektiğiniz ve parlak güneş ışığına maruz kaldığınız yorucu bir günün sonunda yataklara düşmeden ve hastaneye gitmeye gerek kalmadan; biraz dinlenerek veya hafif bir ağrı kesici alarak atağı sonlandırabilirsiniz. O yüzden hem kendi doktorumuz hem de kendi dedektifimiz olacağız; sabırla ve dikkatle ağrıların üstesinden geleceğiz.

 

İlginizi çekebilir: Şiddeti artan migren ağrılarının bilinmeyen sebebi: Fazla kilolar

Dr. Banu Taşçı Fresko: Dr. Banu Taşcı Fresko, 1969 senesinde İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1992 senesinde bitirmiş, ihtisasını İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda 1997 senesinde tamamlayıp Nöroloji Uzmanı olmuştur. Birçok özel hastanede çalıştıktan sonra şimdi çalışmalarını muayenehanesinde sürdürmektedir. Uzun yıllar kronik ağrılardan mustarip olduğu için, hastalara yol gösterecek, hayatlarını kolaylaştıracak bir kılavuz yazmak istemiştir. Ekim 2017de ‘Beynini Doğru Besle’ isimli kitabı çıkmış, kitapta migren ve fibromiyalji ağrılarıyla nasıl başa çıkılacağını, beslenmenin önemini ve tüm kronik hastalıklarda yoganın iyileştirici etkisinden bahsetmiştir. 2017 senesinde Arzu Rezzan Sunam ve Yelina Tayfur’dan Temel Yoga Hocalık Eğitimi ve Banu Çadırcı’dan 100 saat yoga terapi ve yoga anatomi eğitimi almıştır. Aynı zamanda Ahmet Güllü ve Vedat Örs atölyelerinde eğitim almış, profesyonel bir ressamdır, bu güne kadar 7 kişisel sergi açmıştır. Bugünlerde bir yandan Mayıs 2018’deki sergisine hazırlanmaktadır.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale