X

Migreni tetikleyen 10 besin ve migren tedavisi

Günümüzde en yaygın hastalıklardan birisi de migrendir ve maalesef yediklerimiz ve içtiklerimiz de dahil olmak üzere pek çok şey migren atağını tetikleyebilir. Migren Araştırma Vakfı’na göre, migreni tetikleyen yiyecekler ancak diğer tetikleyicilerle birleştiğinde migreni tetikleyebilir. Ancak bu kombinasyonlar genel olarak son derece bireyseldir ve araştırmayı zorlaştırır. Evrensel bir migren tetikleyicisi diye bir şey olmasa da migren ataklarına neden olabilecek veya katkıda bulunabilecek bazı yaygın tetikleyiciler vardır.

1. Kafein

Çok fazla kafein tüketimi migreni tetikleyici olabilir. Ancak Amerikan Migren Vakfı’na göre kafein aslında çok ılımlı miktarda kullanıldığında  yaklaşan migren ataklarını durdurmaya yardımcı olabilir. Ayrıca ara sıra kullanıldığında baş ağrısını hafifletebilir. Kafein içeren yiyecek ve içecekler şunları içerir:

  • Kahve
  • Çay
  • Çikolata

2. Yapay tatlandırıcılar

Birçok işlenmiş gıda, yapay tatlandırıcı içerir. Bunlar, tatlılık katmak için yiyecek ve içeceklere eklenen şeker alternatifleridir. Ancak bu tatlandırıcılar migrene neden olabilir. Özellikle aspartam, migren ataklarını tetiklediği gözlenmiştir.

3. Alkol

Hepimizin tahmin ettiği üzere Alkol de, migreni tetiklediği düşünülen en yaygın ürünlerden biridir. Bir araştırmaya göre, migreni olan katılımcıların %35’inden fazlası alkolün ortak tetikleyicilerinden biri olduğunu bildirdi.

Alkolü tetikleyici olarak bildiren katılımcıların %77’sinden fazlasında özellikle kırmızı şarap tetikleyici olarak bildirilmiştir. Alkol, baş ağrılarının gelişmesinde önemli bir rol oynayan dehidrasyona neden olabilir.

4. Çikolata

Amerikan Migren Vakfı’na göre, çikolatanın alkolden sonra migren ataklarını tetikleyen en yaygın ikinci madde olduğu düşünülüyor. Migren atağı geçiren kişilerin tahmini yüzde 22’sini etkilediğini söylüyorlar.

Çikolata, bazı insanlarda baş ağrısını tetikleyebilen hem kafein hem de beta-feniletilamin içerir.

5. MSG içeren gıdalar

Monosodyum glutamat (MSG), vücudumuzda doğal olarak bulunan bir glutamik asit sodyum tuzudur. MSG belirli gıdalarda daha çok gıda katkı maddesi olarak bulunur. Tüketimi güvenli kabul edilir, ancak bazı araştırmacılar bunu migren ataklarıyla ilişkilendirir.

Amerikan Migren Vakfı, migreni olanların yüzde 10 ila 15’inde şiddetli migren ataklarını tetikleyebileceğini belirtiyor. Diğer koruyucular da bazı kişilerde tetikleyici olabilir.

6. Şarküteri etler

Şarküteri etleri, jambon, sosisler dahil olmak üzere tütsülenmiş etlerin tümü, rengi ve tadı koruyan nitrat adı verilen koruyucular içerir. Bu yiyecekler, beyindeki kan damarlarını genişlettiği düşünülen nitrik oksidi kana salabilir. Nitrik oksidin migrene neden olabileceğine veya migrene katkıda bulunabileceğine dair bazı kanıtlar var.

7. Yıllanmış peynirler

Yıllanmış peynirler, tiramin adı verilen bir madde içerir. Bir gıdanın yaşlanması proteinlerin parçalanmasına neden olduğunda oluşur.

Peynir ne kadar uzun süre bekletilir ve yıllanırsa tiramin içeriği o kadar yüksek olacaktır. Tiramin, baş ağrılarını ve migreni tetiklediği söylenen başka bir kimyasaldır. Tiramin içeriği yüksek yaygın peynirler şunları içerir:

  • Beyaz peynir
  • Rokfor
  • Parmesan Peyniri

8. Salamura ve fermente gıdalar

Eski peynirler gibi, salamura edilmiş ve fermente edilmiş gıdalar da yüksek miktarda tiramin içerebilir. Bu yiyecekler şunları içerir:

  • Turşu
  • Kefir
  • Kombucha (alkol içeriği de olabilir)
  • Pancar turşusu

9. Dondurulmuş gıdalar

Dondurulmuş yiyecekler ve içecekler, şiddetli, bıçak saplanır gibi ağrıları tetikleyebilir. Hızlı bir şekilde soğuk yiyecekler yerseniz, egzersiz yaptıktan sonra veya aşırı ısındığınızda migren ataklarına dönüşen baş ağrıları yaşamanız muhtemeldir.

10. Tuzlu yiyecekler

Tuzlu yiyecekler özellikle zararlı koruyucular içerebilen tuzlu işlenmiş yiyecekler, bazı insanlarda migreni tetikleyebilir. Yüksek düzeyde sodyum tüketmek kan basıncını artırabilir, baş ağrılarına veya migren ataklarına neden olabilir.

Migren tedavisi

Migren tedavisi, reçeteli ve reçetesiz (OTC) ilaçlar ile alternatif ilaçların bir kombinasyonunu içerebilir.

Ara sıra baş ağrısı veya migren ağrısı için, ağrıyı hafifletmek için Excedrin Migren gibi OTC ilaçları alabilirsiniz. Doktorunuz ayrıca ağrıyı azaltmak için triptan ilaçları reçete edebilir.

Düzenli migren atakları yaşıyorsanız, doktorunuz muhtemelen önleyici ilaçlar yazacaktır. Bunlar, kan basıncını düşürebilen ve migren ataklarını azaltabilen beta blokerlerı içerebilir. Antidepresanlar bazen depresyonu olmayanlarda bile migren semptomlarını önlemek için reçete edilir.

Bazı alternatif ilaçların migren tedavisine yardımcı olabileceğine dair kanıtlar var. Bunlar:

  • Migren ataklarının sıklığını azaltabilecek masaj terapisi
  • Migren ataklarını önlemeye yardımcı olabilecek B2 vitamini (riboflavin)
  • Magnezyum takviyeleri

Migren atakları ağrılı olabilir ve hayatınızı ciddi manada kesintiye uğratabilir. Neyse ki, bunları önlemenize yardımcı olabilecek bazı yaşam tarzı değişiklikleri ve benimsemeniz gereken alışkanlıklar var. Bunlar:

  • Düzenli yemek yemek ve asla öğün atlamamak
  • Kafein alımını sınırlamak
  • Düzenli uyumak
  • Yoga, mindfulness veya meditasyon deneyerek hayatınızdaki stresi azaltmak
  • Parlak ışıklara veya doğrudan güneş ışığına baktığınız süreyi sınırlamak, her ikisi de duyusal migrene neden olabilir
  • Televizyon, bilgisayar ve diğer ekranlardan sık sık “ekran molaları” almak
  • Baş ağrısını tetikleyebilecek herhangi bir gıda alerjisini veya intoleransını belirlemenize yardımcı olacak bir eliminasyon diyeti denemek

İlginizi çekebilir: Stresle mücadelede en faydalı vitamin ve mineraller

Hanife Kara: Diyetisyen Hanife Kara, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede aldığı eğitim süresince birçok kamu ve özel sağlık kuruluşunda uzun dönemli stajlar yaptı. Sağlıklı yaşam ve zihinsel gücün insan vücudu üzerine etkisi kavramları ile yakından ilgili olan Pozitif Diyetisyen; 2018 yılında aldığı eğitim programını başarı ile tamamlayarak, “Yaşam Koçu” unvanını kazanmış ve mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Ege Üniversitesi Fitorerapi Yüksek Lisansı ile eğitim hayatı devam etmektedir. Şu an İzmir'de Pozitif Diyetisyen Hanife Kara beslenme ve diyet danışmanlığı merkezinin kurucu diyetisyenidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale