X

Mevsimsel geçişlerde bağışıklık sistemini güçlendirmek için: Yoga ve nefes teknikleri

Özellikle pandemi döneminde mevsim geçişleri ve bağışıklık problemleri, pek çoğumuzun korkulu rüyası haline geldi. Hastalıklara karşı dirençli olmak ve daha kaliteli bir yaşam için çok kez beslenme önerileri ile karşılaşmışızdır. Peki sadece sağlıklı beslenmek tek başına yeterli mi? Cevabı aslında çok basit. Vücut nasıl beslenmekten ayrı düşünülemezse, hareketten de ayrı düşünülmemelidir. Peki asıl soru, hangi çalışmalar bağışıklık sistemimizi güçlendirerek mevsim geçişlerine karşı korur?

1. Günlük yaşamınızda aklınıza geldikçe diyafram nefesi kullanmaya ve ağızdan değil burundan nefes almaya çalışın.

Her an her yerde yapabileceğiniz, kolay ama etkili bir tekniktir burundan alınan nefes. Bu sayede hava daha dar bir yoldan geçeceği için geçiş süresi uzar ve salgılanan nitrik oksit sayesinde yumuşayıp nemlenerek akciğerlere çok kolay bir şekilde nüfus eder. Bu da alveollere giden oksijen miktarını artırır. Alınan nefes diyaframa doğru yol aldıkça oksijenin kullanılma oranı maksimize olur. Bu arttıkça arttıkça kandaki oksijen miktarı artar ve tüm bunlar sayesinde bağışıklık sistemi otomatik olarak güçlenmeye başlar. Eğer diyafram nefesi pratiği yapmak ve bazı püf noktalara ulaşmak isterseniz “Doğru Nefes Nasıl Alınır? Diyafram Nefesi Egzersizi” adlı videomu uygulayabilirsiniz.

2. Yan etkisi olmayan, hastalıkların düşmanı bir ilaç düşünün: Kapalabhati (Ateş Nefesi) Tekniği!

Bazı yoga pratiklerinin beraberinde ya da tek başına yapılabilen, vücuda ve zihne enerji vererek bağışıklığın sistemini güçlendiren en etkili nefes tekniklerinden birisidir. Hiç denemediyseniz bir yoga hocası eşliğinde denemeniz tavsiye edilir, çünkü son derece dikkat ve konsantrasyon gerektirir. Ne olduğundan kısaca bahsetmek gerekirse, tüm hava burundan içeri çekilir, ardından tüm havayı dışarı vermek için hızlı bir şekilde nefes verilir. Bunu yaparken karnınızı içeri çekmelisiniz. Tekrar nefes alırken vücut bir refleks olarak nefesi diyaframa dolduracağı için kendinize nefes alma talimatı vermezsiniz. Deneyimine göre ritmi hızlandırabilir ya da yavaşlatabilirsiniz. Diyafram çok iyi şekilde çalışacağı için oksijeni kullanma kapasitesi oldukça artar, bu ise bedenin ve zihnin en iyi ilacıdır.

3. Yoga pratiğinizi sabah saatlerinde yapmayı tercih edin.

Günlük bir yoga rutininiz varsa, bu pratiği sabah saatlerinde yapmanız yoganın bedeninize ve zihninize etkisini daha da artıracaktır. Güne enerjik ve dinamik başlamanızı sağlayacak bir yoga pratiği tüm bedeni gün içerisinde çıkacak zorluklara karşı en iyi şekilde korur. Daha detaylı açıklayacak olursak, vücutta uyku sırasında normalin üzerinde bir enerji birikimi olur. Uyandığınız anda yaptığınız yoga pratiği bu enerjiyi en iyi ve verimli şekilde açığa çıkartır. Açığa çıkan enerji etrafımızdaki hastalıklara karşı adeta bir zırh görevi görür. Sabah rutinlerinize ekleyebileceğiniz bir yoga pratiği arıyorsanız, “Sabah Yogası” videomu uygulayabilirsiniz. Her gün uygulayabileceğiniz bu pratik, bedeninizin ve zihninizin mevsim geçişlerinde dirençli olmasına katkı sağlayacak.

4. Eğer yoga ve nefes egzersizi yapmayı düzenli hale getirmekte zorluk çekiyorsanız az süren pratiklerden başlayın.

Nasıl ki sağlıklı beslenmeyi tek seferlik yaptığınızda bir faydasını göremiyorsanız, yoga ve nefeste de bir düzen sağlanmazsa yukarıda belirttiğim yararlarını görmeniz zorlaşır. Vücuda giren ve kullanılan oksijen ne kadar düzenli olursa, uzun vadede o kadar etkili olur. Yogaya ve nefese yeni başlıyorsanız yaptığınız süre değil, bunu rutine bindirmenizdir önemli olan. Eğer zaman bulamıyorsanız veya bunu bir alışkanlık haline getiremiyorum diyorsanız pratik süresini az tutarak başlayabilirsiniz. Örneğin 5 dakika ile başlayıp bu süreyi kendi durumunuza göre 10 dakika, 20 dakika şeklinde artırabilirsiniz. Bir süre sonra bu egzersizler hayatınızın bir parçası haline kendiliğinden gelecek. Sadece kendinize biraz zaman tanımak ve sabırlı olmak yeterli.

5 dakika süren günlük yoga akışı için videoma göz atabilirsiniz.

Sevgi ve sağlıkla kalın, namaste!

İlginizi çekebilir: Yogada ilerlemek isteyenler için 5 altın kural

Ayşe Kaya: 1992 Antalya doğumlu Ayşe Kaya, RYT 500 yoga eğitmenidir. 2018 yılında 200 saatlik ve 300 saatlik olmak üzere toplam 500 saatlik eğitmenlik eğitimini tamamlamış ve Uluslararası Yoga Alliance sertifikası almıştır. Çok değerli hocalardan İleri Seviye Asanalar dalında uzmanlaşma sertifikası almıştır. İstanbul'da bir çok stüdyoda ve kendi home stüdyosunda dersler vermekte, workshoplar düzenlemektedir. Özellikle pandemi sürecinde Türkiye'nin her bir noktasına yogayı ulaştırmak amacıyla Youtube'da "Ayse Yoga Dynamics" adlı yoga kanalı açmış ve bu kanalda eğitici yoga videoları paylaşmaktadır. Bunun yanında @ayseyogadynamics hesabından da yogaya ve hayata dair içerikler paylaşmaya devam etmektedir. Yogayı hayatın tamamı olarak gören Ayşe Kaya'nın amacı, yoganın saçtığı ışığı, sağlığı ve huzuru olabildiğince çok kalple tanıştırabilmek ve geliştirebilmektir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale