X

Menstruasyon (regl) dönemi kabusun olmak zorunda değil: Yoga ila ağrılarını azaltabilirsin

Birçok kadın için menstruasyon (regl) dönemi ve bazen de öncesindeki günler, yaşanan sancı, kramp veya keskin tarzda ağrılar ve gerginlik hissinden dolayı, kabus gibi geçebiliyor. Bu rahatsızlığa sebep olabilecek altta yatan başka bir sorunun olmadığı tabloya “Primer Dismenore” adı verilmektedir. Primer dismenore genç kadın popülasyon arasında en yaygın jinekolojik sorun olarak başı çekmektedir.

Hormon seviyelerinin her ay değiştiği ve vücutta birçok değişikliğin yaşandığı bu süreçte, birçok kadının yaşam kalitesinde düşüş meydana gelmektedir. Fiziksel ağrı, uyku bozuklukları, konsantrasyon eksikliği, olumsuz duygular hissetme, sosyal ilişkilerin bozulması, çalışma kapasitesinin düşüşü gibi birçok sorun, yaşam kalitesinin düşüşüne sebep olmaktadır.

Primer dismenore olan kadınlar arasında yaşam kalitesini geliştirmek için kapsamlı bir terapiye ihtiyaç duyulmasına rağmen, geleneksel tedavi yaklaşımları, ağrı kesiciler (steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar) ve hormonal kontraseptifler (doğum kontrol hapları) ile sınırlı kalmaktadır. Bu ilaçlar çoğu kadında etki göstermekle birlikte yaklaşık %20’lik bir popülasyonda ağrı ve semptomlar açısından etki bile göstermemektedir.

Tedavi için uygulanan ağrı kesiciler, mide ve bağırsak sistemindeki olumsuz yan etkileri nedeniyle, hormonal ilaçlar ise toplar damarlarda tıkanma (venöz tromboz), kalp krizi ve inme gibi risklerinin olması sebebiyle bazen kadınlar için uygun tercih olmayabiliyor. Ayrıca primer dismenore için, geleneksel farmakolojik tedaviler, yaşam kalitesini artırmaya yönelik değildir. İlaçların potansiyel olumsuz etkileri, bireysel tercihler ve bazı kişilerde etkili olmaması nedeniyle, ilaç tedavisi tüm kadınlar için makul bir seçenek değildir. Peki kadınlar ne yapabilir?

Benim ve birçok bilimsel yayının önerisi yoga. Yoga, dolaşım sisteminin düzenlenmesi, otonom sinir sisteminin koordinasyonunu sağlaması, mutlu ve huzurlu hissettiren endorfin hormonları salınımı artırması, iltihabı (inflamasyonu) azaltması ve olumsuz yan etkileri olmaması nedeniyle günümüzde en gözde alternatif yaklaşımlardan biridir. Fiziksel iyilik hali sağlamasının yanında, duygusal ve zihinsel anlamada da iyilik hali yaşatmaktadır.

Bu dönemde yapılan yoga çalışmalarından sonra fiziksel ağrıda azalma, uyku kalitesinde artış, konsantrasyon artışı, olumsuz duygularda azalma, sosyal ilişkilerde iyileşme, çalışma kapasitesinde artış ve genel yaşam kalitesini etkileyen parametrelerde artış, bilimsel yayınlarda istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

Eğer sen de regl dönemlerinde, bu süreci daha rahat ve kaliteli yaşamak istiyorsan yogayı deneyebilirsin. Denemek isteyenler aşağıda, regl dönemi ve öncesinde rahatsızlık hissettiği zaman diliminde yapabileceği yarım saatlik bir yoga dersi bulabilir. Ayrıca tüm soruların için bana doctor.yoga Instagram adresimden ulaşabilirsin. Sevgilerimle

https://www.youtube.com/watch?v=silYfSxni1M&t=184sİlginizi çekebilir: Uyku bozukluklarına yeni ve ilaçsız bir yaklaşım: Düzenli yoga Uyku bozukluklarına yeni ve ilaçsız bir yaklaşım: Düzenli yoga 

Burak Ayhan: 1987 yılında, Akdeniz'in sıcakkanlı şehri Mersinde gözlerini dünyaya açan Burak, kendi kişisel öyküsüne başlamış. Herkes gibi kendi öyküsünün kahramanı olan bu şahıs, üniversitede tıp okumayı seçerek etrafındaki kişilere şifa vermeye niyetlenmiş. Sonrasında Radyoloji dalında uzmanlaşarak yolculuğuna devam etmiş. Fakat bu süreçlerde içinde hep bir şeylerin eksik olduğu duygusunu taşıyan kahramanımız, çeşitli kişisel gelişim seminerlerine, ruhsal öğreti danışmanlıklarına katılmış ve bu alanlarda bilgi sahibi olabileceği araştırmalar yapmış. Ta ki bir gün bütün öğretilerin dediği gibi "KENDİNİ BİL, KENDİNİ TANI" ifadesini uygulamaya ve gerçekten sadece kendi içine yönelmeye karar verip, meditasyon yapmaya başlayana kadar. Meditasyon yapmaya başlayıp kendini anlamaya ve tanımaya başladıkça, onun için süreç hızlanmış, işinin onu ifade etmediğine karar vererek işini bırakmış ve bir süre sonra da yolunu aydınlatan öğretmeni ile tanışıp YOGA yapmaya başlamış. Artık kendisi Yoga yolunda kendine giden bir yolcu. Bu yolda bir yandan öğretmeye devam ederken kendisi de bir yandan öğrenmeye, kendini keşfetmeye devam ediyor. İnsanlara artık bu yolla şifa vermeye ve aslında insanların kendi şifalarını bulmalarına destek oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale