X

Menstrüasyon araştırmaları ve kadın sağlığı: Apple Kadın Sağlığı Araştırması yayınlandı

Büyük ölçekli ve uzun vadeli menstrüasyon araştırmalarının kadın sağlığıyla ilgili bilimsel gelişmeleri nasıl kolaylaştıracağını ve menstrüasyonla ilgili tabuları ortadan kaldırmaya nasıl yardımcı olabileceğini ortaya koyan Apple Kadın Sağlığı Araştırması’nın ilk sonuçları yayınlandı.

Dönüm noktası niteliğindeki bu araştırmada döngü izleme verileri ve diğer sağlık verileri toplanarak elde edilen kapsamlı bilgiler, ABD’nin tüm eyaletleri ve bölgelerinden farklı ırk ve yaşlardaki katılımcıların doldurdukları anketlerle destekleniyor. Katılımcılar araştırmayla paylaşacakları veri türlerini kontrol edebiliyor ve bu verilerin araştırmada hangi amaçlarla kullanılacağını şeffaf bir biçimde görebiliyor.

Apple Kadın Sağlığı Araştırması’nı Harvard T.H. Chan School of Public Health bünyesinde yürüten ekip, Research uygulamasının inovatif metodolojisiyle elde ettiği verilerle yayınladığı ön araştırma güncellemesi ile kadınlara ve menstrüel semptomlarına ilişkin bilimsel analizlere öncülük ediyor.

Çeşitli yaş ve ırklardaki 10.000 Amerikalı katılımcıdan elde edilen verileri içeren güncelleme, büyük ölçekli ve uzun vadeli menstrüasyon araştırmalarının kadın sağlığıyla ilgili bilimsel gelişmeleri nasıl kolaylaştıracağını ve menstrüasyonla ilgili tabuları ortadan kaldırmaya nasıl yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor.

Doktorların çoğu kadınların menstrüel döngülerini genel sağlıklarına açılan önemli bir pencere olarak görse de bu konu dikkat çekici ölçüde az araştırılıyor. Menstrüasyonla ilgili tıbbi araştırmalar bugüne kadar genellikle küçük ölçekli çalışmalarla sınırlı kalıyor ve nüfusun büyük kısmını temsil edemiyordu. Somut bilimsel veriler olmadan, kadınların menstrüel semptomları tarih boyunca ya görmezden gelindi ya da aşırı tepki veya aşırı hassasiyet olarak adlandırılarak hafife alındı.

Research uygulaması aracılığıyla yürütülen Apple Kadın Sağlığı Araştırması, ABD’deki kadınları iPhone’larını ve varsa Apple Watch’larını kullanarak bu araştırmaya katılmaya davet ediyor.

Bu bulgular, regl semptomlarını doğrulamaya ve bunların küçük görülmesini engellemeye bir adım daha yaklaşmamızı sağlıyor.” diyen Apple’ın Sağlıktan sorumlu başkan yardımcısı Dr. Sumbul Desai sözlerine şöyle devam ediyor: “Harvard Chan’daki araştırmacılar, bu önemli konuda alanının önde gelenlerinden oluşuyor. Research uygulaması aracılığıyla çalışmalarına destek olmaktan ve çabalarını ölçeklendirmeye yardımcı olmaktan büyük gurur duyuyoruz.

Araştırma ekibi ön veriler üzerinde çalışmaya devam ederek kullanılan yöntemleri de içeren ayrıntılı bir analizi akran denetimi yapılması ve bilimsel bir dergide yayınlanması için hazır hale getirecek.

Araştırmanın başında yer alan ve Harvard Chan School’da çevre, üreme ve kadın sağlığı üzerine öğretim üyeliği yapan Dr. Shruthi Mahalingaiah “Bugün paylaştığımız veriler, ülkedeki kadınların çeşitli menstrüel semptomlar konusunda ortak deneyimler yaşadığını ve doğal olarak her ay yaşanan bu olgu hakkında daha fazla tartışma olması gerektiğini gösteriyor. Uzun vadeli, temel oluşturan bir veri seti oluşturmak amacıyla çalışmaya devam ederek ileride yapılacak yeni araştırmalara ilham vermek istiyoruz” diyor.

Türünün ilk örneği olan Apple Kadın Sağlığı Araştırması, menstrüel döngülerin ve polikistik over sendromu, kısırlık ve menapoz gibi çeşitli sağlık durumlarıyla bağlantılarının daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. ABD’deki iPhone ve Apple Watch kullanıcıları, Research uygulamasını indirerek Harvard T.H. Chan School of Public Health ve NIH Ulusal Çevre Sağlığı Bilimleri Enstitüsü (NIEHS) ile birlikte gerçekleştirilen araştırmaya katılabilirler. Katılımcıların en az 18 yaşında (Alabama ve Nebraska’da en az 19 yaşında, Porto Riko’da en az 21 yaşında) olmaları ve hayatları boyunca en az bir kez regl olmuş olmaları gerekir.

Araştırma ile ilgili daha detaylı bilgiye Apple Newsroom sayfasından edinebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Her kadının menstrual döngüsüyle ilgili mutlaka bilmesi gereken 8 şey

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale