X

Meditasyonla ilgili bildiğiniz her şeyi unutun

Meditasyon deyince birçok insanın aklına bir köşede mumlar yakarak düşüncesiz kalmaya çalışan insanlar geliyor. Bundan yıllar önce ilk başladığımda ben de böyle düşünüyordum, çünkü böyle anlatılıyordu. 

Meditasyonun ne olduğunu anladığımda hayatımdaki her aktiviteyi bir meditasyona dönüştürebileceğimi fark ettim. Bu sadece toplam yaşam kalitemi arttırmadı, aynı zamanda yaptığım aktiviteyi de çok daha keyifli bir hale getirdi.

Meditasyon nedir?

Meditasyon, en basit tanımıyla beynimize giren mesaj sayısını azaltarak beynin rahatlamasını sağlamak demek. Beynimiz her gün binlerce mesaja maruz kalıyor. Gözlerimiz ve kulaklarımız sürekli çalışan ve biz farkında olsak da olmasak da içinde bulunduğumuz ortama ait tüm bilgileri alıp işlenmesi için beynimize gönderen araçlar. Reklam afişleri, televizyonun sesi, trafiğin gürültüsü, internet reklamları… her şeyi ama her şeyi bir sünger gibi beynimize emiyoruz.

Meditasyon yapmak, yaşam kalitenizi arttırmanın yanında yaptığınız her işi daha keyifli bir hale getirir.

Böyle olunca, eve geldiğimizde hiçbir şey yapmaya enerjimiz kalmıyor. Beynimizi tüm gün full kapasite çalıştırmış oluyoruz. 24 saati 7-8 saatte yaşıyoruz desem doğru olur bence. Üstelik, uyumak da beyninizi dinlendirmiyor çünkü beden uykuya geçince beyin gün içinde topladığı bilgileri arşivlemeye başlıyor. Anlayacağınız meditasyon yapmadığımızda beynimizi dinlendirdiğimiz tek bir dakika bile olmuyor.

Bunu değiştirmek sandığınız kadar zor değil. Gün içinde 2-3 saatte bir kendinize 5’er dakikalık zaman dilimleri yaratarak gün içinde beyninizi dinlendirmeniz mümkün. Üstelik düzenli yaptığınızda işten eve geldiğinizde kendiniz için bir şeyler yapacak enerjiyi korumuş olursunuz. Bunun için sessiz bir ortam bulmanıza da gerek yok. Yedi sene büyük kurumsal firmalarda çalışmış biri olarak böyle bir ortam bulmanın çok zor olduğunu biliyorum.

Meditasyonu günlük hayatınıza dahil etmeniz mümkün

Gün içinde sık yaptığınız herhangi bir aktivite seçin. Mesela kahve içmeyi ele alalım. Sanıyorum herkesin en sık yaptığı şey bu olabilir.

Meditasyonun belirli bir an içinde beynimize giren mesaj sayısını azaltmak olduğunu hatırlayın. Şimdi, bardağınızı elinizle kavrayın ve tüm konsantrasyonunuzu bardağa vererek olabildiğince yavaş bardağı masadan kaldırın. Çok çok yavaş yapın bunu. Tüm odağınız bardakta olsun. Bunu ne kadar yavaş yaparsanız yaşadığınız deneyim o kadar derin olur.  Bunu bir kaç kez tekrarlayın. Belirli bir süre sonra aklınıza düşünceler gelebilir. Gelsin bu çok normal. Onları da gözlemleyin. Düşünceye kapılıp gittiğinizi fark ederseniz nefes alın ve bakışlarınızı tekrar bardağa odaklayın.

Daha ilk seferinde bile enerjinizin yükseldiğini hissetmiş olmalısınız. Hissetmediyseniz bile belirli bir tekrardan sonra bunun ne kadar mucizevi bir deneyim olduğuna inanamayacaksınız. Beyniniz bir anda azalan mesaj sayısı ile rahatlar ve siz enerjinizin yükseldiğini hissedersiniz.

Bu gözünüz açık yaşadığınız bir meditasyon deneyimiydi.

Gözünüzü kapatarak da meditasyon yapabilirsiniz. Gözü açık ve kapalı meditasyon yapmak birbirinden farklı iki deneyim. O yüzden basitçe bunu da anlatmak istiyorum.

Meditasyon sırasında duyabileceğiniz en ufak sesi bile duymaya çalışın.

Kendinizi rahat hissedeceğiniz bir pozisyonda oturun veya uzanın. Gözlerinizi kapatın ve etraftaki sesleri dinleyin. Belirli bir süre sonra aklınıza düşünceler gelebilir. Gelsin bu çok normal. Onları da gözlemleyin. Düşünceye kapılıp gittiğinizi fark ederseniz nefes alın ve tekrar seslere odaklanın. Pencerenizin ardında akan trafiğin sesi, komşunun ayak sesleri, odanın sessizliğinin sesi, saatin tik-takları… Duyabileceğiniz en ufak sesi bile duymaya çalışın. Karıncanın sesini duymaya çalışın. Bir anda duyma yeteneğinizin çok artacağına tanık olacaksınız. Şimdi dikkatinizi nefesinize verin. Meditasyonun belirli bir an içinde beynimize giren mesaj sayısını azaltmak olduğunu hatırlayın. Tüm dikkatiniz nefesinizde olsun. Nefesinizi kontrol etmeye çalışmayın. Sadece nasılsa öyle olduğunu gözlemleyin. Bu an içinde ne kadar uzun kalırsanız enerjinizin o kadar yükseldiğini gözlemleyecek ve çok rahatlayacaksınız.

İşte meditasyonla ilgili bilmeniz gereken her şey bu. Teknik bu kadar basit. Her egzersiz gibi meditasyon da pratik yaptıkça kalitesi artan bir deneyimdir. Meditasyona ne kadar sık zaman ayırırsanız yaşadığınız deneyim o kadar muhteşem olur.

İlgili yazı: İçinizi rahatlatacak hızlı mantra ve pratik nefes egzersizi İçinizi rahatlatacak hızlı mantra ve pratik nefes egzersizi 

Diğdem Girici: İnanıyorum ki doğru bilgiye ulaşabilen ve bu bilgiyi hayatında doğru şekilde kullanmayı öğrenen her insan hayal ettiği yaşamı yaratabilir. İşte bu yüzden yazıyorum, yaşamımı hafifleten bu muhteşem bilgiler daha çok insana ulaşabilsin ve daha çok insan yaşamdan keyif alabilsin diye. Sorularınız veya paylaşımlarınız için bana giricidigdem@gmail.com adresimden veya @digdemgiriciyoga Instagram hesabımdan ulaşabilirsiniz. Sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale