X

Meditasyon yaparak duyularınızın büyülü dünyasını keşfedin

İnsan beyni, en ilkel haliyle her türlü saldırıyı fark eder ve hayatta kalma içgüdüsü bu saldırılara karşı yanıt verir. Kabuslar, korku filmleri hep bu dürtüyü harekete geçirme mantığı üzerine oturtulur. Meditasyon yapmak için gözlerinizi kapattığınızda ise aynı karanlık duygularınızda benzer bir etki yaratır. Hintli spiritüel lider Sri Sri Ravi Shankar, “Meditasyon yaptığınızda tamamen rahatlar. Aynı zamanda farkındalık ve zeka gücü daha da keskinleşir. Duygular daha net hale gelir. Daha iyi görür, daha iyi düşünür, daha iyi duyarsınız. Saf kristal gibi duygularınız her şeyi en net haliyle gözler önüne serer” diyor.

İlk başlarda meditasyon insana tuhaf gelebilir. Gündelik arzuların kurbanı olmuş insanların türettiği trendlerden biri olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak anksiyete döngüsüne kapıldığınızda, zihniniz size hatalar yaptırmaya başladığında, etrafınızdaki birçok şeyle bağ kuramadığınızı hissetmeye başladığınızda bir şeyleri değiştirmeniz gerektiğini düşünebilirsiniz. İşte bu değişimi sağlamanın en etkili yolu, meditasyon yapmak.

Meditasyon sayesinde bir zamanlar uyanamayan, vakit bulamadığı için makyajını bile metroda yapan, tüm randevularına geç kalan insanı geride bırakıp her zaman kahvesi demlenirken veya banyonun suyu ısınırken kendini sakince oturmuş, meditatif müzikler dinleyen bir insan olabilirsiniz.

Meditasyon yapmaya başlayanların deneyimlerine bakılırsa, meditasyonla birlikte en büyük değişim zihni sakinleştirmekten ziyade duyguların değişimi. Derin bir meditasyon seansından sonra gözlerinizi ilk açtığınızda, sanki dünyaya ilk defa gerçekten bakmış gibi olursunuz. Her şeyin rengi daha değişik gelmeye başlar. Meditasyon sırasında dinlenilen müziklerin, beyindeki gamma dalgalarını artırdığı söyleniyor. Bu gamma dalgaları ise beynin birden çok bölgesindeki bilgiyi işliyor ve birbirine bağlıyor. Daha da ilginci, gamma beyin dalgaları aynı zamanda beş duyuyla gerçekliği algılama yeteneğini artırıyor.

Meditasyonun, duyuları geliştirdiğine dair bilgileri uzmanlar da destekliyor. London Meditation Center’dan Jillian Lavender’a göre meditasyon yaptığınızda tüm duyular daha rafine bir hal alıyor. Meditasyon seansı sırasındaki derin dinlenme, özellikle koklama duyusuna engel olan toksinleri ve stresi vücuttan uzaklaştırıyor.

Koku duygusu oldukça ilginç. McCann tarafından dünya genelinde yaşları 16-30 arasında değişen 7.000 genç ile yapılan bir araştırmaya göre katılımcıların yarısı teknolojiye erişim arttıkça koku alma duyularının zayıfladığını söylüyor. Bunun sebebi koku alma duyumuzu artık daha az kullanmamızdan veya bu duyunun fazlasıyla flu görülmesinden kaynaklanıyor olabilir. Oysa insanın duyularını kullanması ve duyularına göre hareket etmesi, büyülü bir dünyanın kapısını aralayabiliyor. Bu yüzden belki de meditasyonun sunduğu en büyük hediye, insanın duyularını geliştirmesi. Meditasyon yaparken önemli olan size rehberlik eden ses veya art arda tekrarladığınız sözler değil, siz bunları yaparken aslında bedeninizde ve duyularınızda yaşanan engelleri kaldırmak.

 

Kaynaklar:
The Fifth Sense
MindBodyGreen

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale