X

Meditasyon ile eğitim: Kaygıyı azaltırken farkındalığı arttırıyor

Bilinç ve farkındalık konusunda yapılan araştırmaları incelerken, karşımıza ülkemizdeki eğitim sisteminden oldukça farklı bir konsept çıkıyor: “Bilinç Bazlı Eğitim” (“Consciousness-Based Education”). 30 yılı aşkın bir süredir Brezilya, Şili, Danimarka, Hollanda, Hindistan, Avusturalya gibi pek çok ülkede uygulanan bilinç bazlı eğitim, ruhani yönü ağır basan ve köklerini transandantal meditasyondan alan bir eğitim tarzı olmasıyla dikkatimizi çekiyor.

Bu eğitim sistemi ve transandantal meditasyon konusunda edindiğimiz bilgileri siz Uplifers okurları için derledik.

Öğrenciyi merkeze koyan bir eğitim sistemi

Beyin, bilinç ve davranışlar üzerine araştırma yapan Dr. Fred Travis bilinç bazlı eğitimi açıklarken “Eğitimci öğretir, öğrenci öğrenir. Öğrenmenin eğitimin en önemli çıktısı olduğunu bilirsek, eğitimin de öğrenci etrafında şekillenmesi gerektiğini kabul etmiş oluruz. Bilinç bazlı eğitim de işte bunu yapıyor” diyor ve ekliyor:

“Özellikle, transandantal meditasyon tekniği öğrencinin ilgi ve odağını saf bilince, düşünce ve yaratıcılığının kaynağına yöneltmesini sağlıyor. Böylece, kişinin kendi içiyle kurulan bağ kuvvetleniyor. Bunu bir su deposuna benzetebiliriz: Su deposuna bağlanan her bir borudan geçen su, depodaki birikime ve akışa katkıda bulunur.”

Transandantal Meditasyonun bir inançlar dizisi, felsefe, yaşam stili veya bir din olmadığının altını çiziyor ve bunun, kişilerin belli bir eğitimi aldıktan sonra günde iki kez, onbeş veya yirmi dakika uyguladığı bir zihin tekniği olduğu açıklanıyor.

Transandantal meditasyonun olumlu etkileri

1970’lerden bu yana transandantal meditasyon uygulayan insanlarla yapılan birtakım bilimsel çalışmalar mevcut. Her öğrencinin kendi aklını kullanma kabiliyetini ve bilinç seviyesini geliştirmeyi, içindeki mutluluk ve yaratıcılıkla buluşturmayı hedefleyen transandantal meditasyonun, araştırmalarla ortaya konan faydaları gerçekten dikkat çekici:

  • Maharishi Uluslararası Üniversitesi’nde yapılan iki yıllık bir çalışma boyunca, transandantal meditasyon yapan gönüllülerin, yapmayan gönüllülere göre (kontrol grubu) IQ’lerinde 5 puana varan artış tespit edildiği gösterildi.

  • Ayrıca, Kanada’da dört farklı lisede transandantal meditasyon uygulayan öğrencilerin zeka, yaratıcılık, tahammül, özgüven gibi çeşitli özelliklerinin, rastgele seçilen bir kontrol grubuna göre yüksek gelişme gösterdiği ortaya kondu.
  • Tayvan’da üç farklı lisenin öğrencileri ile yapılan bir çalışma sonunda pratik zeka ve IQ ile yaratıcılığın transandantal meditasyon ile arttığı tespit edildi.
  • Iowa (ABD) merkezli araştırmalar, matematik ve okuma konularında, ulus çapında kullanılan standart testlerde gösterilen akademik başarının transandantal meditasyon eğitimi almış olan öğrencilerde daha yüksek olduğunu gösterdi.

  • Yüksek tansiyon hastalığına genetik olarak meyilli olan ergenlik çağındaki Afrika-Amerikalı bireylerin, transandantal meditasyon öğrendikten sonra hem daha düşük tansiyon değerlerine sahip olduğu, hem de okulla ilgili uyumsuzluk sorunu ve davranış bozukluklarının azaldığı rapor edildi.
  • Transandantal meditasyon yapan öğrenci ve yetişkinler ile yapılan araştırmaların en önemli çıktılarından biri de şüphesiz, yasadışı uyuşturucu, alkol ve sigara gibi maddelere bağımlılıkta azalma görülmesi.

Ünlü yönetmen David Lynch ile meditasyon üstüne

Transandantal meditasyon yoluyla endişelerin kontrol altına alınması ve farkındalığın genişletilmesi konusunda, gerilim filmlerinin ünlü yönetmeni David Lynch’in yaptığı konuşmayı aşağıdaki videoda bulabilirsiniz.

 

Kaynaklar:

 –       http://www.maharishiacademy.org/academics/cbe/technology.html

–       https://consciousnessbasededucation.org/

–       http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0016328798000780

–       http://www.maharishi.org.tr/

–       https://www.youtube.com/watch?v=pMTKwnzK6Go

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale