X

Mart ayında Netflix’te neler var?

Dijital platform denildiğinde akla gelen ilk seçenek olan Netflix, bu mart ayında yine bizleri ekran başına kitleyecek ilgi çekici yapımlarla dolu. Sevilen serilerin yeni sezonları, orijinal mini dizi yapımları ve üst üste izlemelik içerikleriyle her zevke hitap eden dopdolu bir dönem bizleri bekliyor. Kış aylarının yavaş temposu, yerini bahar enerjisine bırakırken Netflix yapımları da belgeselden komediye ve dramdan serüvene uzanan çizgisiyle yeni aya bambaşka bir heyecan katıyor. Eğer izleme listelerinizi güncellerken ilk önce nereye göz atmanız gerektiğini kestiremiyorsanız, bu önerileri kaydetmek isteyebilirsiniz!

Vladimir – 5 Mart (Dizi)

(Görsel: netflix)

Julia May Jonas’ın çok konuşulan kitabından platforma uyarlanan Vladimir, düzenli bir hayatı olan bir İngiliz profesörünün başına gelenleri ele alıyor. İş hayatına yeni giren genç ve çekici kadına karşı beslediği saplantılı hisler, profesörün kariyerini ve evliliğini aynı anda tehlikeye atıyor. Eleştirmenlerden tam not olan bu psikolojik dram, takıntı ve arzunun ilişkilerdeki yerini tekrar sorgulatıyor.

One Piece – 10 Mart (Dizi)

(Görsel: imdb)

2. sezonuyla ekranlara gelmeye hazırlanan One Piece, Luffy ve Hasır Şapka Korsanları’nın hikayesine kaldığı yerden devam ediyor. 1990 yılından beri yayınlanan efsanevi manga ve anime serisinden uyarlanan yapım, seyircileri yeni tehlikelerle dolu Grand Line’a doğru heyecanlı bir maceraya çıkarıyor. Sevilen kahramanlar yeni rotalar keşfederken azılı düşmanlarla savaşıyor ve yeni zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyor. Görsel efektleriyle mangaseverlerin de beğenisini kazanan yapım, seyir kalitesi yüksek bir deneyim sunuyor.

Virgin River – 12 Mart (Dizi)

(Görsel: pioneerwoman)

Huzurlu küçük bir kasabadaki atmosferi ekranlara taşıyan Virgin River, bu sezon sevilen çiftin yeni evliliğine odaklanıyor. Ana karakterler bebek sahibi olma yolunda ilerlerken evlat edinme seçeneğiyle karşılaşıyor ve oldukça duygusal kararlar veriyor. Bu sırada kasabada ise geçmişten kalan sorunlar ve kapanmamış defterler tekrar alevleniyor. Birçok yanıtlanmamış soruya cevap veren yeni sezon, yeni gizemleri ve heyecanları bir araya getiriyor.

Something Very Bad is Going to Happen – 26 Mart (Dizi)

(Görsel: thewrap)

Netflix’in en çok konuşulan yapımlarından olma iddiası taşıyan Something Very Bad is Going to Happen, korku ve gerilim temalı bir mini seri. Evlilik arifesindeki mutlu bir çiftin son günlerini adeta kabusa dönüştüren doğaüstü olaylar, izleyiciyi ekrana kitlerken gerilimi tavana çıkarıyor. Hikaye romantik ve duygusal bir anlatıyla ilerlerken bir anda işler karanlık ve korkunç bir hal alıyor. 

Jo Nesbo’s Detective Hole – 26 Mart (Dizi)

(Görsel: hollywoodreporter)

Polisiye ve suç temalı Jo Nesbo’s Detective Hole, seyirciyi aykırı dedektif Jo Nesbo’nun serüven dolu yaşamına davet ediyor. Çözülmesi gereken sorunlar, takip edilmesi gereken suçlular ve karmaşık ilişkilerle dolu olan yapım; suç ve cinayet izinde koşanlara hitap ediyor. Yanıtlanmamış sorulara cevap vermeye çalışan dedektif, bir yandan tehlikelere atılırken diğer yandan içsel sorunlarıyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Katil Makine – 6 Mart (Film)

(Görsel: donanımhaber)

Netflix film kategorisinin merakla beklenen yapımlarından olan Katil Makine, aksiyon dolu bir bilim kurgu serüveni sunuyor. Dünya dışından gelen ölümcül güçteki bir savaş makinesinin ve ona karşı savaşan özel harekat timinin hikayesine odaklanıyor. Bir yanda devam eden Amerika seçimleri karşısında, arka planda yaşanan uzaylı tehdidi ve buna karşı başlatılan özel operasyon, seyircilere gerilimli dakikalar yaşatma garantisi veriyor.

Peaky Blinders: Ölümsüz Adam – 20 Mart (Film)

(Görsel: deadline)

Ekranların en ikonik dizilerinden Peaky Blinders evrenini 1 saat 52 dakikalık bir finalle taçlandıran Ölümsüz Adam, izleyiciyi 20. yüzyılın Birmingham sokaklarına ışınlıyor. Başroldeki Tommy Shelby, uzak kaldığı suç dünyasına, Nazi komplosuyla karşı karşıya kalan oğlu için tekrar dönüyor. Efsane müzikleri, üst düzey oyunculuğu ve zeki senaryosuyla dizi hayranlarına gerçek bir şölen vaat ediyor.

Plastik Detoksu – 16 Mart (Belgesel)

(Görsel: tvinsider)

Netflix’in farkındalık uyandırmayı hedefleyen belgesellerinden olan Plastik Detoksu, bu görünmez tehlikenin yarattığı sorunları farklı bir açıdan ele alıyor. Plastik maruziyetinin kısırlık etkisini irdelerken, hamile kalamayan altı çiftin deneyimlerini ekrana getiriyor. Tıbbi olarak çocuk sahibi olamama nedeni belirlenemeyen çiftlerin anlattıkları, plastiğin fazla sorgulanmamış tehditlerini gündeme getiriyor.

Red Hot Chili Peppers’ın Yükselişi: Kardeşimiz Hillel – 20 Mart (Belgesel)

(Görsel: variety)

2000’lerin sevilen rock grubu Red Hot Chili Peppers’ın ilk yıllarını ekrana taşıyan belgesel, grubun ilk kuruluş dönemine odaklanıyor ve kurucu üyelerden Hillel Slovak’ın etkisini hatırlatıyor. 1988 yılında vefat eden gitaristin ardında bıraktığı güçlü vizyonun, tüm dünyanın tanıdığı bir efsaneye dönüşme aşamalarını aktarıyor. Hayranlarına müzik ve nostalji dolu bir anlatım sunarken, duygusal bir anma törenine dönüşüyor.

BTS: THE RETURN – 27 Mart (Belgesel)

(Görsel: rollingstone)

Netflix’in bir diğer müzik ve belgesel odaklı yapımlarından olan BTS: The Return, adından da anlaşılacağı üzere K-pop grubu BTS’nin sahnelere geri dönme hikayesini ele alıyor. “Arirang” kayıtları için stüdyoya giren grup, uzun süre sonra bir araya gelmenin heyecanını yaşarken müzikal anlamda yepyeni bir döneme giriyor. Grup üyelerinin başlangıç, geçmişe saygı ve müzik tutkusunu ekranlara getirirken; hayranlarına arka planda kurulan derin bağları gösteriyor.

İlginizi çekebilir: En iyi Netflix dizileri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale