X

Mart ayı için en ideal seyahat rotaları 

Mart ayı, kuzey yarımkürede kışın son demlerinin yaşandığı, güneyde ise yazın en cıvıltılı günlerinin sürdüğü özel bir geçiş dönemidir. Özellikle tatil dönemlerindeki kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler, dünyanın farklı bölgelerinde farklı mevsimsel avantajlar sunan bu ara dönemi değerlendirebilir. Kar kaplı kayak zirvelerinden sıcacık plaj festivallerine kadar bu aylarda tercih edebileceğiniz oldukça fazla seçenek var. İster yerel ve kültürel etkinlikler ister sıra dışı ve farklı lezzetler arıyor olun, yılın en iyi rotalarını Mart ayında bulabilirsiniz. Sizler için farklı tutkulara hitap eden en ideal destinasyonları derledik!

Andaman Denizi, Tayland

Tayland, Mart ayında altın dönemini yaşayan bir bölgedir. Musonların tamamen dindiği, havadaki yüksek nemin azaldığı ve denizin dümdüz dalgasız hale geldiği bu dönem, özellikle deniz ve güneş tutkunları için cennet sunar. Konumu itibariyle su sıcaklığının ideal ısıda, deniz berraklığının ise maksimumda olduğu Andaman Denizi, şnorkelli ve tüplü dalışlar için vazgeçilmez olur. Phuket, Koh Phi Phi, Krabi gibi doğal güzelliğiyle öne çıkan bölgeler, yılın en temiz dönemini yaşar. 

Henüz yüksek sezonun başlamadığı Şubat-Mart aylarında hem kalabalık fazla değildir, hem de ultra lüks otel ve restoranlarda bile fiyatlar makul seviyededir. Dolayısıyla tertemiz doğayı, rengarenk mercan resiflerini ve Tayland’ın zengin mutfağını keşfetmek istiyorsanız, bu rotadan büyük keyif alabilirsiniz.

Zermatt, İsviçre

Kış sporları ile karakterize Zermatt, sıcaklıkların yavaş yavaş arttığı Mart aylarında, son bir kış tatili yapmak isteyenler için en iyi seçenektir. Kar kalitesinin yıl boyunca en yüksek seviyeye ulaştığı bu dönem, “bahar kayağı zamanı” olarak adlandırılır. Araç trafiğine kapalı sokakları ve ikonik manzaralarıyla öne çıkan bölge, gündüzleri içi sıcacık yapan güneş ışığı altında güneşlenme fırsatı sunar. Geceleri ise donmuş pistte adrenalinin ve sporun tadına doyasıya varma imkanı tanır. 

Bu dönemde teraslarda sosyalleşebilir, Alpler’in en yüksek teleferiğine çıkabilir ve kayak sonrası meşhur İsviçre peynirlerini tadabilirsiniz.

Kyoto, Japonya

Kyoto’da Mart ayı denilince akla, meşhur kiraz çiçekleri ve pitoresk manzaralar gelir. Mevsim geçişinde doğanın muhteşem dönüşümünü seyretmek isteyenler için muazzam bir fırsat sunar. Tüm kentin kiraz çiçekleriyle kaplandığı estetik doğa olayı, dünyadaki en büyüleyici deneyimlerden biridir. Şehri pespembe bir çiçek bulutuyla kaplayan bu sezon, görsel güzelliğinin yanı sıra Zen felsefesini derinden hissetme şansı da sunar. 

Parkların, tapınakların ve Japon bahçelerinin adeta birer sanat eserine dönüştüğü bu zamanı; kent içinde yürüyüş yaparak veya açık havada düzenlenen çay seremonilerine katılarak değerlendirebilirsiniz.

Serengeti, Tanzanya

Macera ve doğa tutkunları için Mart ayında gezilecek en iyi rota, doğum sezonunun başladığı Serengeti’dir. Büyük Göç’ün en can alıcı evresi olan bu sezon, yaklaşık yarım milyon antilopun dünyaya geldiği dönemdir. Doğadaki mucizevi yaşam döngüsünü ve sarsılmaz dengeyi yakından hissetmek isteyenler için benzersiz bir fırsat sunar. Aynı zamanda bölgedeki yırtıcı hayvan hareketliliğinin de zirve yaptığı sezonda, hayatta kalma içgüdüsünü keşfetmek ruhsal açıdan aydınlatıcı olabilir.

Bu dönemde Serengeti’ye gitmişken, balon safarisiyle gün doğumunu izleyebilir, yaşam döngüsünün muazzamlığına şahitlik edebilir ve uçsuz bucaksız savanayı izleyerek ruhsal arınma yaşayabilirsiniz.

Mendoza, Arjantin

Arjantin’in şarap başkenti Mendoza, Mart ayında yazın son demlerinin yaşandığı dönemdir ve büyük ölçekli bağ bozum şenlikleri (Fiesta Nacional de la vendimia) ile bilinir. Özellikle gastronomi ve road-trip tutkunlarına hitap eden bu destinasyon, Mart boyunca geleneksel bağ bozum festivaline ev sahipliği yapar. Tüm bölgeyi sonsuz bir hasat heyecanının sarmasıyla hareketlenen sokaklar, And Dağları’nın karlı zirvelerinin gölgesindeki konumuyla muazzam bir görünüme bürünür. 

At sırtında gezinmek, bağ bozum festivaline katılmak ve ünlü Malbec üzümlerinden yapılan şaraplar tatmak için bu kısa dönemi değerlendirebilirsiniz. Bu sırada geleneksel Arjantin barbekülerini ve yerel gastronomi geleneklerini de yakından tanıma şansı edinirsiniz.

Reykjavik, İzlanda

İzlanda’da Şubat-Mart ayları, dünyadaki en eşsiz olaylardan biri olan Kuzey Işıkları’nı görmek için en ideal dönemdir. Şubat sonu ve Mart başı, bölgedeki gece gündüz dengesi tam olarak sağlanır. Mart ayıyla birlikte hava yavaş yavaş ısınmaya ve günler uzamaya başlar. Bu da İzlanda’nın soğuk doğasındaki hava sıcaklığını ideal dereceye getirirken, günün yarısı boyunca Kuzey Işıkları’nı izleme şansı sunar. Kent merkezinden yapılan kısa süreli yürüyüşlerle bile ulaşılan muazzam şelaleler ve gayzerler, büyüleyici ışıklarla birleşince masalsı bir atmosfer kazanır.

Yılın bu zamanını İzlanda’da geçirirken buz mağaralarını ziyaret edebilir ve volkanik manzaraları izleyebilirsiniz. Üstelik bu dönemde bir hayli popüler olan geleneksel spa ritüellerini deneyimleyebilir, bunun için Sky Lagoon ve Blue Lagoon gibi jeotermal gölleri ziyaret edebilirsiniz. Şifa verici lagün sularında yüzerken üzerinizden geçen Kuzey Işıkları’nı seyretmek, dönüştürücü bir deneyim olabilir.

Güney Pasifik, Kosta Rika

El değmemiş doğal güzellikleri ve her tondan manzaraları ile bilinen Kosta Rika, Şubat-Mart aylarında kuru sezon yaşar. Yağışların az, hava sıcaklığının ise ideal olduğu bu dönem, özellikle Güney Pasifik kıyılarını keşfetmek isteyenlere muazzam bir fırsat sunar. Popüler sürdürülebilir seyahat rotalarıyla öne çıkan bölgede, bu aylar egzotik kuşları ve tembel hayvan gibi belirli türleri gözlemlemek için muazzamdır. Endemik bitki örtüsünün de yılın en yoğun seviyesine ulaşması, birçok farklı türü aynı anda keşfetme şansı sunar. Aynı zamanda denizin sörf gibi su sporlarına elverişli hale gelmesi de macera tutkunları için ayrı bir artıdır.

Yılın bu döneminde Kosta Rika’da; Arenal Yanardağı eteklerindeki kaplıcalarda dinlenebilir, yağmur ormanlarını keşfedebilir, eko kabinlerde konaklayabilir ve çeşitli wellness etkinliklerine katılarak tazelenebilirsiniz.

Kaynak: condenasttraveler, nationalgeographic

İlginizi çekebilir: Yavaş seyahat anlayışına en uygun rotalar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





Ailelerin gizli seyahat ritüelleri ve keyifli rota önerileri

Her ailenin dışarıdan görünmeyen, yalnızca kendine ait küçük yolculuk alışkanlıkları vardır. Aynı playlist, aynı mola noktası, aynı atıştırmalık, aynı yolculuk telaşı… Bu ritüeller bazen gidilen yerden bile daha kıymetlidir. İstanbul’a yakın rotalar ise bu alışkanlıkları en keyifli haliyle yaşatır. Doğru yol arkadaşıyla, alanı, esnekliği ve pratikliğiyle Kangoo Multix gibi bir araçla, bu yolculuklar hem daha konforlu hem de daha özgür bir deneyime dönüşür.



Rota değil ritüel

Bir aile seyahatini özel kılan şey çoğu zaman manzara değildir.

Camın hafif aralanmasıyla içeri dolan rüzgar, arka koltuktan yükselen kahkaha, mola verildiğinde bagajdan çıkarılan atıştırmalıklar… Asıl hatırlanan, bu küçük anların toplamıdır.

Aileler için yolculuk artık yalnızca yeni yerler görmek, keşfetmek değildir. Birlikte geçirilen zamanın kendisidir. Yolculuklar planlanan kadar spontane gelişen, organize olduğu kadar özgür olan bir deneyimdir.

Bu deneyimde araç görünmez ama yolculuğun keyfini belirleyici bir karakterdir. Eşyaları, planları, alışverişleri ve anlık kararları taşıyan güvenli bir alan sunar. Kangoo Multix’in geniş iç hacmi, modüler koltuk düzeni ve kolay erişilen bagaj yapısı, yolculuğu zorlaştırmaz. Aksine aile ritüellerini destekler ve süreci daha akıcı hale getirir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri

Yola çıkış seremonisi

Her yolculuk daha kapıdan çıkmadan önce evin içindeki telaşla başlar. Matara doldurulur, yedek kıyafet yerleştirilir, termos hazırlanır, çocukların ihtiyaçları kontrol edilir.



Bagaj kapağı kapatırken hissedilen o küçük rahatlama, aslında yolculuğun ilk anıdır.

Kangoo Multix’in geniş bagaj hacmi, yolculuk için gerekli eşyaların sığma kaygısını ortadan kaldırır. Aileniz için gerekli olan her şey bagajda yerini bulur. Bu da yola daha hafif bir zihinle çıkmayı mümkün kılar.

Aynı şarkı aynı gülüş



Her ailenin bir yolda dinlemelik müzik listesi vardır. İlk şarkı çaldığında mesafe kısalır, anlar uzar.

Yolculuk boyunca paylaşılan müzik yalnızca bir arka plan değildir. Ortak bir hafızanın parçasıdır.

Kangoo Multix’in ferah kabini ve yüksek görüş açısı, sıkışıklık hissini azaltır ve yolculuğu gerçek bir paylaşım alanına dönüştürür. Böylece araç içinde geçirilen zaman sabırsızlıkla beklenen bir ana dönüşür.

Spontane mola

Haritada işaretlenmemiş bir göl, yol kenarında açmış kır çiçekleri ya da küçük bir köy fırını…

En güzel anlar çoğu zaman planlanmamış olanlardır.

Bagajdan çıkan termos, katlanır sandalye ya da piknik örtüsü birkaç dakikada küçük bir mola alanı yaratır. Kangoo Multix bu anları zahmetsiz hale getirir. Çünkü spontane kararlar pratik çözümlerle desteklendiğinde gerçekten keyifli olur. 

Bagajdan kurulan gün

Varış noktası bazen sadece bir başlangıçtır.

Bagaj açılır, masa kurulur, sandalyeler yerleştirilir, çocuklar koşmaya başlar. Piknik hazırlığı bir aile ritüeline dönüşür.

Kangoo Multix bu noktada yalnızca bir ulaşım aracı değildir. Mobil bir yaşam alanı gibi işlev görür. Ekipman taşımak zorlaşmaz, günün keyfi bölünmez.

İstanbul’a yakın keyifli rotalar

Şile ve Ağva sahil yolu: Gün batımı rotası



Şile’den Ağva’ya uzanan kıvrımlı sahil yolu, yolculuğun kendisini deneyime dönüştürür.

Kerpe ya da Kovanağzı’nda denize girebilir, gün batımında bagajdan piknik örtüsünü çıkararak kısa bir mola verebilirsiniz. Dönüşte aynı playlisti açmak ise yolculuğu tamamlayan küçük ama anlamlı bir detaydır.

Islak havlular, plaj çantaları ve şemsiyeler için geniş alan sunan Kangoo Multix, dönüş karmaşasını ortadan kaldırır.

Polonezköy ve Beykoz orman rotası

İstanbul’dan uzaklaşmadan doğayla temas etmek isteyen aileler için ideal bir kaçamak noktasıdır.

Tabiat parkında yürüyüş yapabilir, beğendiğiniz bir noktada durarak bagajdan katlanır masa çıkarıp kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Renault Kangoo Multix’ in geniş bagaj hacmi sayesinde masa, sandalye ve çocuk ekipmanları rahatça taşınır. Hazırlık süresi kısalır, keyif süresi uzar.

Sapanca Gölü: Sessizlik ve oyun rotası

Sakin, çocuk dostu ve doğayla iç içe bir atmosfer sunar.

Göl kenarında yürüyüş yapabilir, çimlerde oyun oynayabilir ve bagajdan çıkardığınız battaniye ile kısa bir piknik organize edebilirsiniz.

Bisiklet, top ya da oyun ekipmanları için de alan sunan Kangoo Multix, ailece geçirilen zamanı kesintisiz hale getirir.

Kilyos ve Terkos yolu: Plansızın güzelliği

Denizden ormana geçiş hissi sunan bu rota, kısa ama etkili bir kaçamak alternatifi oluşturur.

Rüzgarlı bir tepede fotoğraf çekilme molası verebilir, termostan kahvenizi çıkararak manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Kolay erişilen bagaj yapısı, bu kısa durakları pratik ve zahmetsiz hâle getirir.

Yolculuk birlikte güzeldir

En güzel rota, haritada çizili olan değil; sevdiklerinizle birlikte deneyimlenenlerdir.

Ailelerin gizli seyahat ritüelleri, paylaşılan anların hafızasını oluşturur. Bu hafızayı taşıyan şey ise çoğu zaman arka planda duran ama her detayı mümkün kılan bir yol arkadaşıdır.

Kangoo Multix alanı, esnekliği ve pratikliğiyle hem aile yaşamına hem de yeni nesil girişimcilerin temposuna uyum sağlar. Çünkü yolculuk yalnızca varış değildir. Birlikte geçirilen zamandır.

*Bu yazı Renault katkılarıyla hazırlanmıştır. 



İlgili Makale