X

Madalyonun iki yüzü: İntikam almak bizi iyi mi hissettirir yoksa kötü mü?

Soğuk yenen bir yemek: İntikam. Tıpkı gecenin bir yarısı ‘amaan canımdan kıymetli mi’ diyerek yediğiniz koca bir dilim pastanın ertesi sabah hissettirdikleri ya da eski sevgiliye mesaj attıktan hemen sonra dank eden pişmanlık duygusu gibi… Teoride iyi, pratikte kötü; anlık zevk, uzun vadedeyse hüsran. İşte tüm bunların karşılığında ortak duyguları paylaşan garip bir ‘intikam’. Affetmesi zor; öç alması keyifli gibi… Ama intikam alsan dert, sineye çeksen başka dert, neden mi? Cevabı biraz dolambaçlı. Nedir bu intikam; gerçekten iyi mi hissettirir mi yoksa pişman mı eder, intikam almalı mıyız, almamalı mı?

Beyin orgazmı mı, sıcak bir pişmanlık mı?

Biri bize yanlış yaptığında içimizde birçok duygu belirir; öfke, üzüntü, kızgınlık, kırgınlık ve aynısını ya da benzerini ona da yapma arzusu, eşitlenme, adaleti sağlama isteği… Acı mı çektirdi o da acı çeksin, ağlattı mı o da ağlasın, bize ne yaşattıysa onu yaşasın. Değil mi?

Merak etmeyin, nefret dolu bir insan değilsiniz, hepimiz zaman zaman intikam duygularıyla yüzleşebiliriz. Peki ama bu intikam bize gerçekte nasıl hissettiriyor; iyi mi kötü mü? Hangi tür duyguların intikam konusunda daha baskın olduğunu anlamaya çalışan araştırmacılar, insanların intikam alma üzerine neler hissettiğini merak edip çalışmalara başlıyor ve ortaya çok ilginç sonuçlar çıkıyor: İntikam almak sizi mutlu edebilir ama aynı zamanda derbeder de olabilirsiniz! Evet, doğru okudunuz. Gelin bu birbirine tamamen zıt sonuçları ortaya çıkaran araştırmalar neler bulmuş, birlikte bakalım.

Sosyal psikoloji doçenti David Chester, “İntikam aldığınızda aslında olumsuz duygularınızda artış olur ancak aynı zamanda birtakım olumlu duygular da hissetmeye başlarsınız; bir yanınız üzgün hissederken diğer yandan da mutlu olursunuz.” diyor. Yani, intikam almanın iç içe geçen iki zıt duyguyu da barındırdığına dikkat çekiyor. Öte yandan, intikamı anlık zevk vermesi ve hedonistik bir deneyim olması açısından orgazma da benzetiyor.

Chester’ın ve arkadaşlarının yürüttüğü, intikam alma sonrasında hem davranışsal değişimleri hem de beyin hareketlerini inceleyen araştırmalar, intikamın hedonik ödüllendirici niteliklere sahip olduğunu ortaya çıkarıyor. Nedir bu hedonik ödül derseniz şöyle açıklayalım: İntikam duygusuyla hareket etmek beynin ödül mekanizmasını tetikleyerek dopamin ve endojen opioidlerin salınımını artırıyor; dopamin bir şeyi başardığınızda iyi hissetmenize bağlıyken, endojen opioidleri de bir şeyi yapmayı istemekle ilgili. Yani bu durumda beyin diyor ki: Bu intikamı almak istiyorum ve onu seviyorum, yapmaktan mutluyum.

Peki, bu his uzun sürüyor mu? Hayır. Hatta, araştırmalara göre o anlık zevk, iyi hissediş hali o kadar kısa sürüyor ki, intikam almaya değmez bile! İntikamla birlikte birden bastıran dopamin salınımı, mutluluğu o an doruklara çıkarsa da çok geçmeden hatta birkaç dakika içinde ruh halinde ani bir çöküş başlıyor. Ve intikamın o tatlı yanı, yerini sıcak bir utanç ve suçluluğa bırakıyor. Sonuç mu? Sonuç, tahmin edebileceğimiz üzere pişmanlık.

Yani, birinden yaptığı bir şey için intikam almak uzun vadede sanıldığı kadar uzun ömürlü bir tatmin duygusuna yol açmıyor. Ama yine de Dr. Chester’a göre insanlar bu iki duyguyu da deneyimlemiş olsalar da bir sonraki seferde yine intikam almak için hazır bekliyorlar. Bu tıpkı “Baş ağrısı, mide bulantısı, sersemlikle uyandığınız bir hafta sonu sabahında ‘bir daha içki içmeyeceğim’ dedikten sonra yeniden hangover olmak gibi…” diye de ekliyor.

Uzun lafın kısası kimseye faydası olmayan ve sadece birkaç dakika iyi hissettirip daha sonra olumsuz duyguların daha yoğun bir şekilde açığa çıkmasına neden olan intikamdansa bağışlayıcı olup bu yükü taşımamak en iyisi olabilir. “Bağışlayıcı olmanın dayanılmaz hafifliği: Başkaları için değil, kendiniz için affedin” yazımızdan ilham alarak –varsa eğer– intikam duygularınızı affetme ile değiştirebilirsiniz. İnanın, böylesi en başta kendiniz için çok daha iyi olacak.

Kaynak: wellandgood

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale