X

Lisyantus Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?

Lisyantus çiçeği, göz alıcı çiçekleriyle ünlü bir bitkidir. Çiçek aranjmanlarında kullanılan ve ayrıca süs bitkisi olarak sıkça tercih edilen lisyantusun çiçekleri büyük ve gösterişlidir. Çiçekler, yaprakların üzerinde yükselir ve genelde mor, pembe ve beyaz renklerdedir.

Lisyantus bitkisinin çiçeklerinin yanı sıra yaprakları da dikkat çekicidir. Uzun ve dar yapılı, yeşil renkli yaprakların yüzeyi pürüzsüzdür. Bitkinin gövdesi ise ince ve dik bir yapıya sahiptir. Lisyantum çiçeği, bakımı kolay olmayan bir bitki olmakla birlikte yeteri kadar güneş ışığı, uygun toprak ve yeterli sulama sağlandığında herkesin yetiştirebileceği bir bitkidir.

Lisyantus çiçeğine dair merak ettiklerinizi ve listanyus çiçeği bakımında dikkat etmeniz gereken püf noktalarını bu yazıda okuyabilirsiniz.

Lisyantus Çiçeği Nedir?

Lisyantus çiçeği, genelde yıllık olarak yetiştirilen bir bitlidir. Lisyantus çiçeği genelde 30 ila 90 cm boyundadır ve üzerinde mor-beyaz renkli çan şeklinde çiçekler açmaktadır. Lisyantus çiçeği yetişmek için biraz ilgi istemekle birlikte bitki budamayı seviyorsanız, lisyantuslara da bakabilirsiniz. İklime bağlı olarak Haziran ya da Temmuz aylarında çiçek açan lisyantusun çiçeklenme dönemi Eylül-Ekim aylarına kadar devam edebilir. Ölmüş çiçekleri koparmak bitkinin daha fazla çiçek açmasını sağlayabilir.

Lisyantus çiçeğinin genel özellikleri ve ihtiyaçları şu şekildedir:

Botanik adı: Eustoma russellianum

Aile: Gentiyangiller (Gentianaceae)

Türü: Otsu. çok yıllık, yıllık

Olgunlaştığında ulaştığı ölçüler: 30-90 cm yüksekliğinde, 15-30 cm genişliğinde

Güneş isteği: Tam

Toprak isteği: Nemli, drenajı iyi toprak

Toprak pH’ı: Nötr

Çiçeklenme dönemi: Yaz, sonbahar

Çiçek rengi: Mor, pembe, beyaz

Kökeni: Kuzey Amerika

Lisyantus Çiçeği Nasıl Bakılır?

Lisyantus çiçeği bazı bölgelerde çok yıllık, bazı bölgelerde ise çok yıllık olarak yetiştirilen bir birkidir. Lisyantusu tohumdan yetiştirmek mümkün olmakla birlikte gerekli koşullar sağlanmadığında bitkinin çiçek açması zor olabileceği için lisyantusunuzu fidan olarak alıp yetiştirmeniz daha kolay olacaktır. Lisyantusu fidan aşamasında yetiştirmeye başlasanız dahi sulama, toprak seçimi ve gübreleme konusunda çok dikkatli olmalısınız.

İç mekanda ve dış mekanda lisyantus çiçeği yetiştirirken dikkat etmeniz gereken noktalar genel olarak şu şekildedir:

Işık isteği

Lisyantus çiçeğini günde en az 6 ila 8 saat doğrudan güneş ışığına maruz bırakmanız gerekir. Bununla birlikte yaz aylarının çok sıcak geçtiği bir yerde yaşıyorsanız, bitkinizi yalnızca sabah güneş alacağı ve öğleden sonra gölgede olacağı bir yere dikebilirsiniz. Lisyantusunuz ne kadar fazla güneş ışığı alırsa yaprakları ve çiçekleri o kadar canlı olacaktır.

Su isteği

Lisyantus çiçeği, nemli toprak sevse de toprağın uzun süre ıslak kalmasına izin vermemelisiniz. Ayrıca aşırı sulama, mantar hastalıklarına yol açabileceği için imkanınız varsa damla sulama yapmalısınız. Sulamalar arasında toprağın kurumasında bir sakınca olmasa da bitkinin kendisinin kurumamasına özen göstermelisiniz.

Toprak isteği

Lisyantus çiçeği, drenajı iyi toprakları sever. Bu nedenle lisyantus toprağının kompost gibi organik maddeler bakımından zengin olmasına dikkat etmelisiniz. Toprağın drenajının iyi olmasına ve kök çürümesine neden olabilecek şekilde ıslak kalmamasına özen göstermelisiniz. Lisyantus çiçeği, çok asidik toprakları sevmediği için alkali toprak tercih etmelisiniz. Bitkinizin yapraklarının sararmasını ve canlılığını kaybetmesini önlemek için toprak pH’ını 6,5 ila 7 arasında tutmalısınız.

Sıcaklık ve nem isteği

Lisyantus çiçeği, gündüzlerin kuru ve gecelerin ılık olduğu bölgeleri sever. Ancak nemin daha fazla olması halinde bitkinin daha fazla çiçek açması mümkündür. Hava sıcaklığının yüksek olmasından fazla etkilenmeyen lisyantus çiçeği, kısa süreli kuraklığa dahi tahammül edebilir. Bununla birlikte havanın neminin çok fazla olduğu yerlerde bitkinin performansında düşüş görülebilir.

Gübre isteği

Lisyantus çiçeği, bol çiçek üretmek için sürekli gübrelenmeye ihtiyaç duyar. Lisyantus çiçeğinizi beslemek için potasyum miktarı, nitrojen miktarının 1,5 katı olan bir gübre seçebilir ve bitkinizi pakette yer alan talimatlara göre gübreleyebilirsiniz. Lisyantus, düzenli gübrelenmeye her zaman ihtiyaç duymakla birlikte yağış olması halinde bitkinin gübre ihtiyacının daha yüksek olacağını unutmamalısınız.

İlginizi çekebilir: Melisa Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?

Lisyantus Çiçeği Tohumdan Nasıl Yetiştirilir?

Lisyantus çiçeğini tohumdan yetiştirmek, deneyimli kişilerin yapabildiği uzun ve zorlu bir süreçtir. Lisyantusun tohumları çok küçük olduğu için lisyantusu tohumdan yetiştirmek pek pratik olmayacaktır. Ancak üreticilerden aldığınız tohumlar genelde daha kolay yetişmeleri için paketlenmiş halde satılır. Bunları kışın soğuk geçtiği yerlerde iç mekanda sonbahar aylarının sonunda yetiştirmeye başlayabilirsiniz. Kışın ılık geçtiği yerlerde ise tohumları yaz aylarının sonunda bahçeye ekebilirsiniz.

Lisyantus çiçeğini iç mekanda tohumdan yetiştirmek için tınlı bir toprak karışımı ve küçük saksılar kullanabilirsiniz. Toprağı saksıya ekledikten sonra nemlendirebilir ve üzerine tohumları ekebilirsiniz. Ardından saksıyı plastik bir poşet ile örtüp bitki yetiştirme lambasının altına yerleştirebilirsiniz. Tohumların çimlenmesi ve filizlenmesi için günde 16 saat ışığa ihtiyacı olacaktır.

Tohumlar filizlenmeye başladığında poşeti çıkarabilir ve lambayı bitkinin üzerine doğru yaklaştırabilirsiniz. Fideler büyümesini izlemeye devam etmeli ve toprağın sürekli nemli olmasını sağlamalısınız. Fideleri her hafta yarı yarıya seyrelttiğiniz bir gübre ile besleyebilirsiniz.

Tohumları yetiştirmeye başlamanızın üzerinden 7-8 hafta geçtikten sonra oluşan her bir fideyi farklı saksılara transfer edebilirsiniz. Bundan birkaç ay sonra ise bahar aylarında fideler yaklaşık 10 cm uzunluğa ulaştığında bunları bir hafta kadar açık havada bekletebilir ve ardından bahçeye dikebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Mine Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?

Lisyantus Çiçeği Nasıl Çiçek Açtırılır?

Lisyantusun çiçek açması için yeteri kadar güneş ışığı alması, sulanması ve beslenmesi gerekir. Çiçek açmayan lisyantusta sorunun kaynağı genelde gübrelemede aranmalıdır. Besin eksikliği, lisyantusun yeterince çiçek açamamasının başlıca sebeplerinden bir tanesidir.

Lisyantus çiçeğinin bol miktarda güneş ışığına ve düzenli beslenmeye ihtiyacı vardır. Aynı zamanda sulamaya da dikkat edilmelidir. Bitkinin toprağı kurur kurumaz düzenli olarak derin sulanması, ancak toprağın çok ıslak tutulmaması gerekir.

Lisyantusun sürekli çiçek açması için solan çiçekleri koparmak ya da kesmek de faydalı olabilir. Ölen çiçekleri, çıkmış oldukları yere kadar dibinden kesebilirsiniz. Çiçeğin sapını yaprakların hemen üzerinden kesmek için keskin bir makas kullanabilirsiniz. Bitkide gördüğünüz açık yeşil renkli tomurcuklar, bitki çiçek açtıkça yavaş yavaş normal rengine dönecektir.

İlginizi çekebilir:

Latin Çiçeği Bakımı Nasıl Yapılır?

Kurdele Çiçeği Bakımı Nasıl Olmalı?

Hosta Çiçeği Bakımı

Gardenya Çiçeği Bakım Kılavuzu

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale