X

Lazer epilasyon hakkında doğru bilinen yanlışlar

Yeni bir teknoloji olan lazer epilasyon hakkında bilmediğimiz ya da yanlış bildiğimiz pek çok şey var. Kısaca istenmeyen tüylerden kalıcı olarak kurtulmayı sağlayan bu yöntem, tüy folikülünde bulunan melanini hedef alarak tüyün büyüme döngüsünü bozuyor. Bu şekilde tüyün yüzeye çıkması engelleniyor ve uygulanan bölgede pürüzsüz bir görünüm sağlanıyor.

Lazer epilasyon, uzmanlar tarafından ilgili merkezlerde ya da evde uygulanabilmektedir. Her iki seçenek de benzer sonuçlara ulaşmanızı sağlıyor. Öte yandan vücudun farklı bölgelerindeki kıl yapıları da farklı olduğu için, her bölgede uyguladığınız seans sayısı aynı olmayacaktır.

Yazının devamında lazer epilasyonla ilgili inanılan yanlış bilgilere ve bunların doğru açıklamalarına yer vereceğiz:

1- Lazer epilasyon ciltteki pigmentlere zarar verir

Eskiden lazer epilasyonun yan etkileri arasında yer alan bu durum, yeni cihazların geliştirilmesiyle artık tarihe karışıyor. Güzellik merkezlerinde kullanılan aletlerde, hala bu tür sorunlara rastlansa da evde kullanılan lazer aletlerinde artık renk sensörü mevcut. Bu sensör sayesinde ışık yoğunluğu otomatik olarak cildin optimal seviyesine ayarlanıyor.

2- Lazer epilasyon sadece güzellik merkezlerinde uygulanmaktadır

Son gelişmelerle birlikte lazer epilasyon teknolojisini artık eve taşımak mümkün. Bizim tavsiyemiz, klinik olarak test edilip onaylanmış Braun Silk Expert IPL; enerji yoğunluğuna bağlı olarak her 0.9-1.9 saniyede bir atım yaparak yüksek enerji seviyelerinde mevcut olan en hızlı IPL teknolojisini sunuyor ve tek bacaktaki uygulamanın 8 dakika içerisinde tamamlanmasını sağlıyor. Braun Silk ExpertBraun Silk Expert IPL; akıllı sensörü sayesinde otomatik olarak cildinizi saniyede 80 kere okur, ve cilt renginize göre en uygun enerji düzeyini vererek kullanıcı hatasına yer bırakmadan en güvenli epilasyon deneyimini sunar. Üstelik yakın temas sensörü sayesinde cilde % 100 temas etmediği durumlarda çalışmadığı için, koruyucu gözlük kullanımı da gerekmiyor.

3- Lazer ışınları doğurganlığı azaltır

Yaygın bir inanış olsa da bu doğru değildir. Lazer teknolojisinde kullanılan ışınlar sadece tüy foliküllerini hedef alır. Dolayısıyla cildin çok altındaki üreme sistemine ulaşması ve bu bölgeyi olumsuz etkilemesi söz konusu değildir.

4- Koltuk altına uygulanan lazer, meme kanserine yol açar

Bu konu da yine bir önceki maddeyle benzerlik taşıyor. Ayrıca lazer teknolojisinin meme kanserine yol açtığıyla ilgili herhangi bir bilimsel araştırma bulunmuyor.

5- Lazer epilasyon pahalı bir teknolojidir

Her ne kadar güzellik salonlarında ya da tıp merkezlerindeki uygulamalar, tüylerinden kurtulmak isteyenleri maddi açıdan zorlasa da, artık evde kendi kendinize lazer epilasyon yapmanız da mümkün olduğu için, bunun da bir doğru bilinen yanlış olduğunu söyleyebiliriz. Güzellik merkezlerinde kullanılan IPL ışınını evde uygulama olanağı sağlayan Braun Silk Expert IPL gibi aletler sayesinde, aynı sonuçları ev rahatlığında ve daha az bütçe ayırarak alabilirsiniz.

İstenmeyen tüylerde kalıcı çözüm için tek FDA onaylı IPL epilasyon aleti olan Braun Silk Expert’i öneriyoruz. Yakın Temas sensörü sayesinde cilde 100% temas etmediği noktada calışmadığı için koruyucu gözlük kullanımı da uygulama sırasında gerekmiyor. İki farklı mod seçeneği sayesinde hem geniş hem de hassas bölgelerde kolayca uygulanabilen Braun Silk Expert IPLBraun Silk Expert’i öneriyoruz. Yakın Temas sensörü sayesinde cilde 100% temas etmediği noktada calışmadığı için koruyucu gözlük kullanımı da uygulama sırasında gerekmiyor. İki farklı mod seçeneği sayesinde hem geniş hem de hassas bölgelerde kolayca uygulanabilen

Lazer epilasyon hakkında doğru bilinen yanlışları ele aldığımız bu yazı, Braun Silk Expert‘in katkılarıyla hazırlanmıştır.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale