X

Languishing: Enerjisizlik ve isteksizlik hali ile başa çıkma yolları

Sevgili Okurlar,

Size bu haftaki köşe yazımda ‘languishing‘ kavramından bahsetmek istiyorum. Bu kavram hayatımızın farklı dönemlerinde hepimizin karşılaştığı bir duygu durumu aslında. Ancak bu kelime, hepimiz için özellikle 2021 yılında gerçek bir anlam ifade etmeye başladı. O zamanlar, dünyayı etkisi altına alan pandemi nedeniyle birçok insan benzer bir hissiyatı paylaşıyordu. Bu hissiyat, enerji eksikliği, motivasyon kaybı ve belirgin bir amacın olmamasından kaynaklı tükenmiş ve bezgin hissetme hali. İşte tam da bu noktada, psikolog ve yazar Adam Grant‘in bir makalesinde karşılaştım “languishing” kelimesiyle.

Grant, insanların bir tür ara bölgede, enerji eksikliğinde ve motivasyon kaybında olduklarını anlatarak, sanki adeta yaşadığımız gerçekliğin bir yarısında sıkışmış gibi hissettiğimizi dile getirdi. Bu kelime, o anki duygusal durumumu ifade etmede sanki benim yerime hissettiklerimi ifade ediyordu.

Languishing‘i öğrendiğimde, adeta içimdeki karmaşayı bir isimle tanımlamış gibi hissettim. Bu duygusal durumu bir etiketle ifade etmek, onunla başa çıkmamda ve üzerine konuşmamda bana yardımcı oldu. O zamandan beri, bu kelime benim için bir nevi kılavuz haline geldi ve duygusal sağlığıma odaklanmada bana rehberlik etti.

Belki de siz de bu kelimeyle tanıştığınızda, duygusal durumunuzun bir adı olmasının, onunla yüzleşmenizde size yardımcı olabileceğini fark edersiniz. Her birimiz zaman zaman bu “languishing” anlarını yaşarız ve bu durumu anlamak, paylaşmak ve üzerine konuşmak, duygusal sağlığımızı güçlendirmek adına önemli bir adımdır.

Her birimiz, zaman zaman kendimizi halsiz, isteksiz ve motivasyonsuz hissedebiliriz. İşte bu durumu anlamak, kucaklamak ve başa çıkmak için bir rehber: Languishing. Bugün, sizlere bu belirgin olmayan ama etkili durumu daha yakından keşfetmek için literatürde de bulunan birkaç yol gösterici paylaşacağım.

  • Enerji eksikliği ve motivasyon kaybı: Languishing’in belirtileri genellikle enerji eksikliği ve motivasyon kaybıyla kendini gösterir. Günlük aktiviteler bile eskisi kadar çekici gelmez ve işlerinizi yapmak size daha zor gelir. Bu durumu fark ettiğinizde, kendinize nazik olun ve kendi hızınızda ilerleyin.
  • Belirgin bir amacın olmaması: Languishing aşamasında, belirgin bir hedefe yönelik arzunuz azalabilir. Gelecekle ilgili planlar yapmak zorlaşabilir. Bu durumu anlamak ve kabullenmek, gelecekteki adımlarınızı daha bilinçli bir şekilde atmanıza yardımcı olabilir.
  • Rutin işlerin zor gelmesi: Günlük rutin işler, languishing dönemlerinde daha zorlayıcı hale gelebilir. Normalde keyif aldığınız aktiviteler size eskisi kadar zevk vermez. Bu durumu aşmak için, küçük değişiklikler yapmayı deneyin ve yeni şeylere açık olun.
  • Sosyal izolasyon ve iletişim eksikliği: Languishing, sosyal bağlantılardan uzaklaşma eğiliminde olabilir. Dostlarınızla iletişim kurmak, duygusal destek almak ve duygularınızı paylaşmak önemlidir. İnsanlar arasındaki güçlü bağlar, languishing dönemlerinde yardımcı olabilir.
  • Kendi ihtiyaçlarınızı anlamak: Kendi ihtiyaçlarınızı anlamak, languishing ile başa çıkmanın önemli bir adımıdır. Kendinize sorular sorun: “Gerçekten ne istiyorum?” ve “Şu anda beni mutlu eden şey nedir?” Bu sorular, içsel bir keşif yolculuğuna çıkmanıza yardımcı olabilir.

Hayatın karmaşıklığında sık sık karşılaşılan bu durumla başa çıkarken kendinize nazik ve şefkatli olmaya özen gösterebilirsiniz. Belirtileri fark etmek, kabullenmek ve üzerine konuşmak önemlidir. Unutmayın, bu bir geçiş dönemi ve bu dönemde destek almak, sizin süreçten geçişinizi çok daha kolaylaştıracaktır. Kendinize ve duygusal sağlığınıza değer ve önem vermeyi ihmal etmeyin.

Bir sonraki yazımda kavuşmak dileğiyle,

Sevgiler 🙂

İlginizi çekebilir: Belirsizlikle dans etmek: Hayatın sürprizlerle dolu macerasını kucaklayın

Nurgül Koçak: Profesyonel Gelişim ve Değişim Koçu Nurgül Koçak, Yeditepe Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede eğitim aldığı süre boyunca kurumsal eğitim şirketlerinde staj yapmıştır. Özel sektörde pazarlama alanında iş tecrübeleri oldu. 2018 yılında Profesyonel Koçluk eğitimi alarak ‘Gelişim ve Değişim Koçu ünvanı kazanarak mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Şu anda Mersin’de Çağ Üniversitesi’nde Tezli Psikoloji Yüksek Lisans yapmaktadır. Aynı zamanda psikoterapi yaklaşımlarından Transaksiyonel Analiz Uygulama eğitimini tamamlamıştır. Şu an kurumsal firmalara ve bireylere koçluk yapmakta ve iletişim eğitimleri vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale