X

Kullandığınız kelimeler ve karşınızdakilerin aldığı mesajlar

Bazen kendinizi ifade ettiğinizi, buna rağmen karşı tarafın hiç anlamadığını düşündünüz mü?

Projenizi çalışıp, uğraşıp, emek harcayıp patronunuza/yetkilinize sunduğunuzda, sanki hak ettiği değeri almadığını hissettiniz mi? Açıklarken, fikrinizi savunurken duvara çarmış gibi tepki aldınız mı? Ya da bir arkadaşınızla bir konuyu tartışırken, birçok kez anlattığınız halde, sizi anlamadığını düşündünüz mü?

Acaba nerede yanlış yapıyor olabilirsiniz?

 

İletişim -kısa bir tanım yapacak olursak- karşılıklı iki insanın birbirine bilgi aktarması anlamına geliyor. Şart olan ise; ortak bir dil. Eğer anlatmak istediğiniz konu ya da mesajınız karşı tarafın anlayacağı dilde değil ise, sıkıntılar başlıyor. Doğru kelimeleri kullanmak buradaki en büyük silahınız. Şayet yanlış kelimelerle kendinizi ifade ederseniz; patronunuz mazeret ürettiğinizi, hayat arkadaşınız onu hiç anlamadığınızı, dostunuz hiç dinlemediğinizi düşünebiliyor.

Peki doğru kelimeleri nasıl seçeceğiz?

İlk önce samimi ifadeler kullanmak gerekiyor. Karşı tarafı da dinlemeniz gerektiğini asla unutmayın. Sonra da yasaklı bir kaç kelimeyi kullanmadan konuşmanızı tamamlamanız yeterli olacaktır. Örneğin:

Ama(Fakat, Ancak,Lakin): Bu kelimenin derinliğinde, mazeret üretmek yatıyor.

*Sizin dediğiniz gibi de yapabilirdim AMA ben böyle düşünüyorum.(Sizin dediğiniz gibi olmaz.)

*Gelmeyi çok isterdim AMA çok işim var. (Benim işlerim senden önemli.)

Aslında: Bu kelimeden sonra söyleyeceğiniz her cümle şüphe uyandırıyor.

*ASLINDA sizin gibi düşünmüştüm, sonra bu şekilde yaparsam daha iyi olur dedim. (Sizin düşüncenizi önemsemiyorum.)

*Eve gelmeden önce ani işler çıktı. ASLINDA aklımdaydı; sana o istediğin şeyi alacaktım. (Aklıma bile gelmedi.)

 

Yoğunum: Planlanamayan işler için ya da haddinden fazla alınan yükleri gerçekleştiremediğiniz için üretebileceğiniz mazeret anlamına geliyor. Hiç bir şekilde sizin düşündüğünüz gibi olumlu etki yaratmıyor.

*Yetiştirmeye çalışırım ama çok YOĞUNUM. (Aslında bu iş o ya da bu sebepten yetişmeyecek; ben sadece nezaketen söyleyeyim.)

*Hayatım doğum gününü unuttuğum için üzgünüm, bugün çok YOĞUNDUM. (Bir sürü işin arasında senin doğum günün önemsiz.)

Zaten: Kıskançlığı ya da başkasının karşısında ezilmişliği gösteriyor.

*ZATEN bende aynısı söylemiştim. (Bunu tek düşünen o sanki.)

*Beni aramaması önemli değil. ZATEN beklemiyorum. (Umurumda olduğunu hissettirmemem lazım.)

Görüldüğü gibi iletişimde bazı bağlaçlar ve kelimeler maalesef farklı sinyaller veriyor. Bu kelimeleri kullanınca da karşıdaki kişiyi inanmıyor, güvenmiyor. Mazeret üretmek ve gerçeği saptırmak gibi algılanıyor.

ASLINDA bu yazıyı daha da uzun yazacaktım AMA konunun anlaşıldığını düşünüyorum. Bu YOĞUNLUĞUN içinde yine de yazabildiğim için mutluyum. ZATEN kaç kişi değiniyor ki bu konulara…

Birazcık tebessüm yaratabilmiş olmak ümidiyle…

Saygı Günenç: Bir işletmenin en önemli kaynağı "insan" dır. Uzun yıllar yöneticilik yaptıktan sonra , insanların mutluluklarını, hüzünlerini, heyecanlarını, başarılarını paylaşabilmenin güzelliğiyle, vizyonumu bu kaynağa daha yakın bir meslekte oluşturdum. "Bu dünyadan aldığının karşılığını yerine koymak her insanın zorunluluğudur." der Albert Einstein. Bu felsefeyle hareket ediyor, yazılarımla bir nebze insanların ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Mesleğimi seviyorum, çünkü insanları seviyorum. Tarihi yerleri gezmeyi, büyüleyici doğayı izlemeyi, denizi çok seviyorum. Binicilik, kayak, su sporlarını yapmaktan mutlu oluyorum. Okumaktan keyif alıyor, bu farklı kapıları açan dünyada uzun süre vakit geçiriyorum. Gözümün nuru blogumda emek harcamanın keyfini çıkarıyor ve paylaşmanın ayrıcalığını yaşıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale