X

Küçük şeyler üzerine: Büyük dalgalar peşinde mi yoksa bir gülümsemenin etkisinde misiniz?

Bazen en büyük travmalar, en büyük yaralarımız küçücük, gözümüzün önünden alelade geçen olaylardan sebep oluyor. 
Bazen, o en sıradan gelen an, fark etmezsek hayatımızı sonuna kadar değiştiriyor. Hem de sinsice, usul usul…

Bu yüzden büyük, majör olaylarla ilgilenmem. Onlar zihnimizin sebep bulduğu sonsuza geviş getiren anıları olur genelde. Tutunduğumuz, bizi hayatta tutan bazen, sığındığımız, kendimize sebep bulduğumuz, haklı hissettiren… ve evet belki de kesinlikle haklı olduğumuz…
Ama sessiz sessiz geçip gidenler..
Onlar ciğerimizi usul usul eritirler ve nedenini bilmediğimiz bir şekilde günden güne nefessiz kalırız. Ruhumuz erir. 

Birilerinin sessizce gidişi, kendimizin kendi elimizi sessizce bırakışı gibi. Bir anlık hani, yüreğimize kağıt kesiği gibi incecik görünmez çizikler atanlar. 

Herkesin her gün yaşayabileceği türden, her kadının, her erkeğin, her insanın öyle alelade bir gününün içinde olup bitenler ve biz artık o kadar derin nefes alamayız bir daha, kendimiz bile fark etmeden yaralanırız. 

O majör olayları sayıklamayı bıraktığında, hani o canını, yüreğini sökmüş, içini alev alev öfkeye boğmuş olanı bıraktığında, azıcık susturduğunda yani sayıklamalarını arkada sessizce ilerleyenler görünür olurlar. 
Sessiz adımlarla karıncalar gibi art arda eklenip yürürlerken görüverirsin ip gibi uzayışlarını. 
Belki anlam veremezsin ilk bakışta, ama yaklaştıkça, izledikçe toplaşmış olan tüm o karıncaların “büyük” dediğinden çok daha fazla yara izi bıraktığını görürsün. 

Küçük umutlarının teker teker ilk rüzgarda sönüşleri, günlük çabalarının biraz biraz boşa çıkışları, sevdiğinin gözünde yükselen donuk duvarlar, sözlerinin boşlukta eriyip gidişleri “büyük” olaylardan daha yakıcı olurlar. Kum taneleri gibi avuçlarından akanlardır çünkü onlar. Ellerin tutmaya büyük gelir, küçük avcılıklar ise ustalık gerektirir.

 

Hep büyük hedefler, yetmeyen başarılar, büyük lokmalar peşinde koşan akıl bu ufak taneleri değersiz gördüğünden, yavaş yavaş kendimizi daha doğrusu yaşamımızın bileşenlerini değersiz görmeye başlarız. 
“Ne yaptık ki?”
“Ne yaşadık ki?”

Her gün, her an çok şeyler yaşıyoruz. Birçok duygu geçiyor üzerimizden, içimizden. Binlerce düşünce, yüzlerce hal…
Hepsi de varoluşun kıymetleri. 
Huzurumuz, kendimize verdiğimiz değer, mutluluklarımız orada olduğu gibi, canımızı yakanlar da orada.

Küçük şeylerden mutlu olmayı bilmek üzerine çabamız var da, küçük şeylerden yaralanmak gibi bir lüksümüz yok. Ne büyük ironidir!

Küçük şeylerden yaralanırsak kırılgan, mutlu olursak tevazu sahibi oluruz çünkü. 
Ve tevazu için, küçüklerimizi ayrıştırırız. Belki de bu yüzden, kendimizden uzaklaşırız. 
Oysa erdem, o küçüklerin hepsini göğsünde taşımak ile ilgili değil midir?

Küçük şeylerden çok kırıldım. 
Küçük şeylerden kırıldığım için, küçük şeylerden mutlu oldum. 
Küçük şeyleri biriktirdiğim için yaşamın tadını buldum. 
Ve o küçük şeyler, toplanınca koca bir hayat etti. 
Diyebilir miyiz bir gün?

Küçük şeylere verdiğimiz dikkat bizi inceltir, süptil bir hale getirir. Zarafet de, naiflik de, özen de burada açmaz mı çiçeklerini?
Aşk burada filizlenmez mi?

Açılmayan telefonlar, özensizce dinlenen dertler, unutulan selamlar, özürsüz geçilen sözler, karşılıksız kalan gülümsemeler kalbimizi günden güne, lokma lokma katılaştırdı ve kırdı. 

Bunları kabul edebildiğimiz yerde, tanımadığımız birinin utangaç gülümsemesi, bilmediğiniz birinden gelen tatlı bir mesaj, sevdiğinizin gerçek bir “nasılsın” sorusu bizi çok mutlu etti. 
Hayat buralarda bir yerlerde akıyor. 
Siz nerelerdesiniz? Büyük dalgalar peşinde mi yoksa bir gülümsemenin etkisinde mi?

İlginizi çekebilir: “Bütün” olmaya zihinsel olarak hazır mıyız?

Esra Uyman: Lise yıllarında başlayan kişisel gelişim, ruhsal gelişim ve metafizik konularına duyduğu yoğun merak onu yurt içi ve yurt dışında birçok özel eğitim çalışmalarına katılmaya yönlendirdi. İlk eğitmenlik diplomasını ‘World Initiatives School of Esoteric Studies’den alan Uyman’ın katıldığı çalışmaların bazıları; Organizasyon Konstelasyonu, Aile Sergileri, Vernon Frost eğitimleri, Louis Franco’dan aldığı çeşitli eğitimler, Anthony Robbins Unleash the Power Within San Jose semineri, Charlie Morlay Lucid Dreaming eğitimi, Tayland da Tantrik Yoga (RYT-200) eğitmenliği eğitimi, Peru, Amerika, Şili, G.Afrika ve Türkiye’de katıldığı Şamanik çalışmalar ve seremonilerdir. Bunların yanı sıra TGA İleri Seviye Metafizik Semineri, Ziya Azazi’nin Dervish in Progress Çalışması gibi pek çok özel çalışmaya katıldı ve eğitmenlik eğitimini aldı. Masssuma Altın Enerji I-II enerji uyumlamasını alan Esra Uyman, Avi Gören-Bar Jungian Coaching School (ICF) (ACSTH) dan koçluk sertifikasını aldı. Tüm bu çalışmalar ve eğitimlerle kendi uyanış deneyimini birleştiren Esra Uyman, farklı başlıklar altında bireylere ve kurumlara yönelik, birbirinden güçlü çalışmalar tasarlayıp sunuyor. Kişilerin iç dünyalarına yönelik farkındalıklarını artıran, çarpıcı bir vizyon ve perspektif değişimi sunan, yaşamda üstlendikleri sorumluluklarda anlam bulmalarını sağlayan, merak, heyecan ve umut duygularını yükselten, tüm insanlık deneyiminin derinliğini kavramaya yardım eden ve çarpıcı yüzleşmeleri şefkatle yaşamalarını sağlayan eğitimler gerçekleştiriyor. Yaşamın Sorumluluğunu Almak, Kendimiz Olmak, Bizi Engelleyen İnançlar, Metafizik ile Özgürleşme Yolculuğu, Seçimlerimiz ve Biz, Gözlemci Bilinci, Nefes ve Meditasyon Teknikleri başlıkları altında kurumlara webinar ve uygulamalı eğitimler veriyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale