X

Kozadan kelebeğe: Her şey kendi gücünü keşfetmekle başlar

Kuşun kanatlarını keşfediş yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz…

Kendi kanatlarımın olduğunu ve sadece onlara güvenmem gerektiğini hayat bana çok güzel öğretti… Zaten dönüp dönüp bakıyorum da neden hiç kullanmamışım inanılır gibi değil.

Uzun yıllar yaşadığım akvaryumun içinden çıkmamla, dışarıda harika bir hayat olduğunu anlamam fazla uzun sürmedi neyse ki… Ben hep kendimi gerçekleştirdiğim yerin o akvaryum olduğunu sanıyordum. Oysa, aldığım gerçek nefes meğerse o akvaryumun dışındaymış.

İnsanoğlu bir garip; her zaman özgür olmalıyım diye beylik laflar ederken, karşımıza çıkan ilk sapakta durup dinlenmeyi, o arada da yüzde yüz teslim olmayı kolayca tercih edebiliyoruz. Benim de hikayem böyle başladı işte… Giderek daha çok teslim olarak, kendi gücümü unutarak…

Ancak ben, en dibe hızlıca vurup sonra yüzeye tek başıma, unuttuğum kendi gücümle çıktım. O zaman durup dedim ki: Hey, sen güçlüsün! Seni kim yıkabilir! Keşfet kendi gücünü! Hadi ayrıl o güvenli sandığın limandan geç dümene…

Öyle de oldu, öncelikle kendime dönüp verdiğim zararların envanterini çıkardım. Asık yüzümü gülen yüze çevirmem gerekiyordu işe oradan başladım… Hayata karşı bir öfkem varmış bunu keşfettim… İnsanların beni sevmediğine inanıyordum… O keşifte bir de baktım ki, asıl zararı en çok ben vermişim kendime. Asıl ben kendimi sevmemişim ki insanların beni sevmesine izin vereyim… Önce sen kendini sevmezsen, başkasından da bunu isteyemezsin.

İşte bu süreçte özüme döndüm, sabahları hep ilk günaydını kendime verdim. Önce kendime tebessüm ettim. Varsın başkası sevmesin ben kendimi seviyorum ya dedim!

Negatif baktığım hayatın daha tatlı yanlarına baktım. Her bir negatif düşüncemin yerine bir pozitif koymayı ilke edindim…

Ve ne gördüm biliyor musunuz? Giderek daha pozitif, gözlerinin içi gülen bir kadına dönüşüyorum.

Peki bu süreçler bir geceden sabaha mı oldu?

Tabii ki hayır! Zorlandım… Kendimle mücadele verdim ama yılmadım…

Tıpkı kozasından çıkmaya çalışan kelebekler gibi kanatlarımı sürte sürte uçmak için güçlendim.

Yalnızlığımı çok keyifli hala getirdim. Kendimle geçirdiğim her anı bir şölene dönüştürdüm.

Şimdi geriye dönüp bakıyorum da, iyi ki gemimin kaptanı ben olmuşum. İyi ki o güvenli limandan ayrılıp yeniliğe yelken açmışım.

Siz peki geminizin kaptanı mısınız? Yoksa güvenli sularda yüzmekten mi mutlusunuz?

Ne yaşarsanız yaşayın, unutmayın ki bu hayatta biricik olan siz ve yaşadıklarınız…

Aldığınız karar ne olursa olsun kendi kanatlarınız olduğunu unutmayın…

Sevgimle…

 

İlginizi çekebilir: Kendini bulmak: Kuşun kanatlarını keşif yolculuğu

Pınar Tümkaya: Selamlar, ben Pınar Tümkaya. 1984 senesinde sevimli bir Akdeniz kenti olan İskenderun’da doğdum. Çukurova Üniversitesi İktisat Bölümünden 2007 senesinde mezun olmadan hemen önce hep hayalini kurduğum İK alanında İşe Alım Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ama maalesef, kısa bir süre sonra rüzgar beni Mersin’e getirdi. Şuanda Mersin’de, uluslararası bir şirkette Finansal Kontrolör olarak görev almaktayım. Kendimi bildim bileli sıkıntımı, derdimi en çok yazarak anlatmayı sevdim. Ancak, yazar olmak hiç hayalim olmadı. Hayalim her zaman, insanlarla etkileşimde olarak, onların sorunlarına destek ve çözüm ortağı olmak oldu. Her ne kadar çalışmakta olduğum alan insanlardan çok rakamlarla ilgili olsa da kişisel gelişim aşkım hiç bitmedi. Geçtiğimiz Mart ayında bunu artık daha profesyonel bir hale getirmem gerektiğine karar vererek House of Human’dan Profesyonel Yaşam Koçluğu programını tamamlayarak Yaşam Koçu oldum. Bu platform sayesinde yaşayıp aştığım, her tökezlediğimde kendimce ürettiğim çarelerin başka insanların da çözümü olmasına vesile olmak, yazılarımla sesimi duyurabilmek en büyük mutluluğum olacaktır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale