X

Koşucuların buluşma yeri: İznik Ultra

İster tecrübeli koşucu olun ister yeni başlamış, bu hafta sonu İznik’te güzel bir macera sizi bekliyor. Hava şahane, İznik İstanbul ve Ankara’ya yakınken hem gezmek hem de koşmaya ne derseniz?

İznik Ultra Maratonu

Eğer İznik Ultra’nın yarışlarına katılmayı düşünüyorsanız acele edin, çünkü kayıtlar bugün saat 17.00’de kapanıyor!

İznik Ultra’da koşulan mesafe adı gibi “ultra”, ultra derken yani uzun. Özel antrenman veya uzun zamandır antrenman yapmadıysanız bugün 130 km ve 80 km yarışları için kayıt yapmanız elbette düşünülemez. Ben mesela geçen sene 80 km koştum ve bunun için özel hazırlıklarımı yaptım. Bu sene tekrar 80 km yarışında start alacağım. Uzun yıllardır koşmama rağmen 130 km için henüz cesaret edemiyorum. Doğrusu cesaret değil de, yeteri kadar hazır değilim diyelim.

İlgili yazı: 80K İznik Ultra maratonunda ikinci oldum!

Ama bugüne kadar birkaç kez 30 km ve üstü koştuysanız, 50 km yarışı için kayıt yaptırmayı düşünebilirsiniz. Parkur doğada bulunuyor ve İznik Gölü etrafını dolaşıyor. Patikalarda ve traktör yollarında koşacaksınız. Bu parkur asfalta göre daha az agresiftir ve şahane manzaralar sayesinde koşu mesafesini size unutturur. Parkur zaman sınırı 9:30 saat, bu da demek oluyor ki, hem koşup hem de hızlı yürürseniz rahatça zaman sınırında bitirebilirsiniz.

Artık yeni bir koşu mesafesi var: 15 km

Bu sene uzun mesafelerin yanında yeni bir yarış da var; 15 km. Evet doğru duydunuz. Yarışın uzun mesafeleri nedeniyle hala tereddüt ediyorsanız, artık endişelenmenize gerek yok! Parkur, Derbent Köyü’nden 571 metre irtifadan başlıyor ve 79 metrede irtifadaki İznik’te bitiyor. Eğim yok, sadece düz ve yokuş aşağıya koşacaksınız. İznik Ultra ilk kez yarış tadı almak için çok güzel bir fırsat. Atmosferi o kadar beğeneceksiniz ki; eminim seneye daha uzun mesafe koşmak için kayıt olacaksınız.

Müşküle Köyü

Biraz önce anlattığım gibi parkur gerçekten müthiş yerlerden geçiyor. Birkaç kilometre zeytin ağaçları arasında koşuyorsunuz, sonra tırmanmaya başlıyorsunuz ve pek fark etmeden 800 metre irtifaya ulaşıyorsunuz. İznik Gölü aşağınızda kalıyor. Parkurda küçük bir köyden geçeceksiniz. Bu benim en beğendiğim köy olan Müşküle Köyü. Geçerken her seferinde çok etkileniyorum. Bu köyün enerjisi çok farklı, teyzeler her gelen koşucuyu sanki ilk koşucu gibi alkışlıyorlar.

Tüm patika yarışları  16 Nisan Cumartesi günü yer alıyor. 15 km yarışı saat 13.30’da başlıyor, 50 km 10.30’da, 80 km 9.00’da ve 130 km ise saat 00.00’da (Cumayı Cumartesiye bağlayan gece). Benim tavsiyem Cuma günü en geç saat 17.00’de İznik’te olun; çünkü hem yarış saati almanız hem de de gerekli malzemeleri kontrol ettirmeniz lazım. Evet, mesafeye göre gerekli malzemeleri yanınızda taşınmanız şart. Ayrıca Cuma akşamı saat 19.00 ile 21.00 arasında geleneksel makarna partisi yer alıyor. Koşucu arkadaşlarınız ile sohbet etmek için güzel bir fırsat olacak.

Yarış sırasında İznik’in tarihi yerlerinden geçiyorsunuz

Pazar günü tüm yarışların ödül töreninden önce saat 10.30’da İznik Tarihi Kent Koşusu yer alıyor. Asfaltta ve İznik sokakları arasında 5 km parkur koşarken İznik’teki en önemli tarihi yerlerden geçeceksiniz; Senato Sarayı, Göl Kapı, Kuzey Surları ve İznik Bazilikası bu tarihi yerler arasında.

Bence daha fazla uzatmaya gerek yok : ) Bu hafta sonu planınız yoksa ve koşmak istiyorsanız, hemen kayıt yaptırın ve İznik’e gelin.

Sosyal medyada İznik Ultra ile ilgili paylaşım yapmaya çalışacağım, özellikle Instagram’da ve Twitter’da. 80 km’lik yarış öncesi ve sonrası kesinlikle fotoğrafları ve bilgileri paylaşacağım. Yarış esnasında birkaç Periscope (@coraline) yayını da yapmaya çalışacağım.

Coraline Chapatte: İsviçreliyim ama neredeyse 10 senedir Türkiye'de oturup çalışıyorum. Neuchatel'de 4 sene ekonomi okudum. İsviçre'de doğan her çocuk bütün sporları küçük yaşta öğrenir. Bu yüzden spor hayatım çok yönlüydü ve çok erken yaşta sporcu beslenmesi, dinlemesi ve yaşam felsefesi gibi konular, her çocuk gibi bana da öğretildi. Mezun olduktan sonra dalmaya başladım ve çok hoşuma gitti. İsviçre'de üst düzey bir yöneticiyken her şeyi bırakıp dalmaya gittiğim Kaş'tan çok etkilenip Kaş'a yerleştim ve deniz rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığı yaptım. 2011'de İstanbul'a taşındım. 2013 ve 2015 arasında birçok uzun mesafe (50 km ve 80 km) koşu yarışlarına katıldım. Her koşudan yeni şeyler öğrendim. Uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu, benim için yaşam felsefesi oldu. Ekim 2015 de “Likya Yolu Ultra Maratonu”na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu yolda tek başınadır herkes. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir. Vücut ile başlar ama zihinle biter. Mayıs 2016 ilk triatlon yarışına katıldım ve 3. oldum. Dört ay sonra Eylül ayında Kuşadaşı'nda Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda 30+ yaş kategorisinde üçüncülüğü kazandım ve Ekim ayında Antalya'da Gloria Ironman 70.3 yarışında 5. oldum. O kadar kısa bir sürede böyle sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. O dönemde istediğim sağlıklı tatlıyı bulamadığım için kendi keklerimi yaratmaya ve pişirmeye başladım; glütensiz ve rafine şekersiz "Cora'nın Kekleri” macerası bu şekilde başladı. Beş dil (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca) konuşuyorum. Çeşitli konularda motivasyon seminerleri veriyor, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyor, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) ve Türkiye'de ve İsviçre'de spor ve sağlıklı yaşam konularında yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı yapıyor ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde Spor Psikolojisi ve Spor Yöneticiliği yüksek lisans yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale