X

Korkularınızın ve içgüdülerinizin yardımıyla en doğru yolu bulabilir misiniz?

“Tamam konfor alanımın dışına çıktım, hemen ardından en derindeki korkular yüzeye çıkmaya başladı. Hissettiklerimin korkularım mı, yoksa bir şeyi yapmamamı söyleyen içgüdüm mü olduğunu ve aradaki farkı nasıl bileceğim?”

Bu aslında düşündüğünden çok daha önemli bir soru; korku normaldir ve biriktirilmeden kaynağının çözümlenmesi gerekir. Genellikle korku varsa; içinde bulunduğun durum, gelişimin için bir fırsat olduğunun göstergesidir.

Öte yandan içgüdülerin de kuvvetliyse, sana boşuna alarm vermeyecektir ve başına gelebilecek olası tehlikelerden seni korumak için oradadır. Bazen korku ile koruyucu içgüdü, kelebek kanatlarının çırpıntılarını midende hissettirebilir.

Biraz kafan karıştı değil mi? Haydi gel düğümleri çözelim. Aslında her seferinde doğru olanı seçmene yardımcı olacak basit teknikler var.

Kendine sor: “Bu his bana ne mesaj veriyor?”

En iyi hislerin ile ister korku olsun, ister içgüdü olsun iletişim kurabilmenin yolu soru sormaktır. Konfor alanının dışına çıktığında, kendine yapıp yapamayacağın şeyleri düşündüğünde şunu sor: Bir olayın ya da durumun gerçekleştiğini hayal ettiğinde kendini genişlemiş ve büyümüş mü hissediyorsun yoksa daralmış ve küçülmüş mü?

Biraz daha açıklayayım; karar vereceğin durumu düşündüğünde, omuzların geriye doğru gitmiş, göğsün öne çıkmış bir halde heyecanlı ve “Aman Tanrım bunu yapmalıyım!” hissini yoğun bir şekilde hissediyorsan bu ‘genişleme/büyüme’ ile ilgilidir. Bir nevi öne doğru akan bir enerji hissidir.

Öte yandan tersi olduğunda; yani bir olayın ya da durumun gerçekleştiğini hayal ettiğinde, omuzların öne doğru kapanmaya başlamış, başını “Hayır!” der gibi sağa sola doğru sallarken buluyorsan kendini, kaygı ve “Eyvah bana ne olacak acaba?” hissi doğuyor ise bu ‘daralma/küçülme’ ile ilgilidir. Bu da, oradan koşarak uzaklaş anlamına gelir. Bu şekilde hissediyorsan, iç sesin bu durumun içine girmemen konusunda sana uyarısını yapıyor demektir.

Kaygılar mesaj verir, içgüdüler yol gösterir

Kaygı hissinin tersine heyecan ama yine de hafif bir korku ile genişleyen ve büyüyen bir hissiyat geliyorsa, bu sana “Devam et! Önündeki senin gelişimin için bir basamak ve korkuyu hissetmen gayet normal, yine de adım at.” mesajı vermektedir, yani iyi bir şeydir.

Bu, benim koçluk seanslarımda çok dikkat ettiğim bir konudur. Şayet danışan karar vermesi gereken bir konudan bahsediyor ve ten rengi soluk, gözleri ışıksız, omuzları öne düşmüş ve kısık kısık, kaygılı nefes alıyorsa biliyorum ki bu onun için doğru yol değil. Öte yandan bir danışanım, çok korkmasına rağmen belli bir durumun olasılığından dahi bahsederken parıldamaya, ten rengi açılmaya, omuzları dikleşmeye, duygu ve heyecan dolu konuşmaya başlıyorsa, biliyorum ki bu anlattığı durum onu geliştirecek, ona iyi gelecek bir..

Uzun süredir istediğin ama senin için doğru mu değil mi, kişisel gelişimin adına atılması gereken bir adım mı, ruhuna iyi mi gelecek yoksa kötü mü diye karar veremediğin bir durum var ise, güvendiğin arkadaşlarını bir araya toplayabilir ve sen anlatırken onların sana beden dilin ile ilgili geri bildirim vermelerini isteyebilirsin. Yok olmadı, yapamıyorum dersen yaz bana, içindeki güce bağlanıp, doğru yolun hangisi olduğunu bulup, beraberce hayallerine doğru yürüyelim.

yeliz@yelizruzgar.com / yeliz@powercoaching.us

Yazarın diğer yazıları için tıklayın.

Muse Yeliz Rüzgar: İzmir doğumlu ve uluslararası tanınırlığı olan Yeliz Rüzgar, Bütünsel Yaşam Koçu ve Enerji terapistidir. Yurt dışı ve yurt içinde ortağı olduğu koçluk ve danışmanlık şirketleri aracılığıyla bireysel olduğu kadar kurumlara da inovasyon, yeni ürünlerin Türkiye' ye ithalatı, motivasyon, satış arttırma, iş-özel yaşam dengesi üzerine danışmanlık vermektedir. 2005 yılından beri Anthony Robbins eğitimlerine katılımının ardından tüm etkinliklerinde gönüllü asistanlık yapmış, Los Angeles ve Türkiye'de "Power Groups" oluşumlarını yönetmiş bir Anthony Robbins lideridir. Yeliz, 13 yaşında ilk ilgi duymaya başladığı bilim ve ruhsal alanların birleştiği konular üzerine, Dünya çapında tanınan Dr. Bernie Siegel, Dr. Bruce Lipton, Dr. David Katz, EFT tekniğini bulan Dr. Craig, NLP tekniğinin kurucu Dr. Richard Bandler, NLP ‘de ‘Time Line – Zaman Çizgisi’ tekniğinin yaratıcısı Tad James gibi isimler ile birlikte kongre ve festivallerde konuk konuşmacı olmuş, ‘Holistik Yaşam’ ile ilgili sunumlar yapmıştır. Halen Sedona Üniversitesinde bu alanda doktora çalışmalarına devam etmektedir. Yeliz, UCLA ve North Carolina Üniversitelerinde psikolojik araştırmalarda da kullanılan AuraVS isimli bio-feedback aracılığı ile yaptığı seanslar ile Dünya çapında binlerce kişinin yaşamlarını dönüştürmeleri, ilişkilerini geliştirmeleri ve yaşam amaçlarına bağlanmalarına yardım etti. Yeliz Los Angeles ve İstanbul ‘da yaşamaktadır. Hayat mottosu: ¨İmkansız diye bir şey yoktur, İste, planla, harekete geç, inan ve sabırlı ol.¨

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale