X

Köpekler gerçekte hangi duyguları yaşayabilir?

Çoğumuz köpeklerimizdeki duyguları okuyabiliyoruz, yani kuyruğunu sallayınca mutlu olduğunu veya diğer huylarını biliyoruz fakat bunların onlardaki gerçek duygular olup olmadığı ve duygularının kapsamı bilim dünyasında tartışma konusu.

Uzak geçmişte köpeklerin zengin bir ruhsal yaşantıları olduğu ve insanlara benzer duygularının bulunduğu düşünülüyordu. Ancak bilimin gelişimi ile birlikte işler biraz değişti. Fizik ve mekaniğin prensiplerini öğrendik ve bu sayede karmaşık makineler yapmaya başladık ve bunun yanında yaşayan varlıkların da mekanik kurallara ve kimyasal süreçlere tabii olduklarını öğrendik.

Bu keşiflerle birlikte dinler ortaya çıktı ve insanların mekanik ve kimyasal eylemlerden daha fazlası olmaları gerektiğini söylediler. Din adamları insanların ruhlarının olduğunu, bunun da bilinç ve duygularla kanıtlandığını söylediler. Hayvanların da benzer mekanik sistemleri olabilir ancak içlerinde o kutsal kıvılcım olmadan gerçek duyguları yaşayamayacakları söylendi.

Bu çok eski senelerdeki araştırmaların büyük kısmı batı dünyasındaki kiliseler tarafından desteklendiği için pek çok öne çıkan araştırmacı da bu bakış açısını öne çıkardı. Pek çok etkili analizle birlikte Descartes köpekler gibi hayvanların sadece basit makineler olduklarını söyledi. Bu nedenle sahip olduğumuz köpeklerin sadece köpek şekilli bir makine olduğu düşüncesine vardı. Bu makine ona göre bilince ve duygulara sahip değildi ancak belli şeyler yapmaya programlanabiliyordu.

Son zamanlarda bilim Descartes’in çok ötesinde ve bu nedenle köpeklerin de insanlardaki duyguları üreten beyin yapılarına sahip olduklarını biliyoruz. Köpeklerde de aynı hormonlar var ve duygusal durumlarda insanlarla aynı kimyasal değişimleri yaşıyorlar. Hatta köpeklerde de insanlarda sevgiyle bağlantılı olan oksitosin hormonu bulunuyor. İnsanlardaki ile aynı nöroloji ve kimyayla birlikte köpeklerin de bizimle benzer duygulara sahip olmaları beklenmeli. Ancak bu konuda aşırıya kaçmaktan ve insanlarla köpeklerin duygusal aralıklarının aynı olduğunu varsaymamak gerek.

Köpeklerin ne hissettiklerini anlamak için insan duygularına dair araştırmalara göz atmak gerekiyor. Her insanda tüm mümkün duygular bulunmaz. Hatta hayatınızın bazı dönemlerinde bugün sahip olduğunuz ve ifade ettiğiniz duygularınıza da sahip değildiniz. Araştırmalar bebekler ve çocukların duygu aralıklarının daha dar olduğunu ancak zaman içerisinde çocuğun duygularının farklılaşmaya başladığını ve daha farklı ve karmaşık duygusal durumlara sahip olabildiğini gösteriyorlar.

Bu veriler köpeklerin duygusal yaşantılarını anlamamız konusunda önemliler çünkü araştırmacılar bir köpeğin zihninin aşağı yukarı 2-2.5 yaşlarında bir çocuğa denk olduğunu düşünüyorlar. Bu düşünce duygular dahil olmak üzere pek çok zihinsel yetenek için geçerli. Dolayısıyla köpeklerden beklentilerimiz konusunda insan araştırmalarına da göz atabiliriz. Köpeklerin de küçük çocuklar gibi duyguları vardır ancak yetişkin insanlardakinden daha az duygu çeşidi vardır.

Doğumda bir insan bebeğinin sadece heyecan dediğimiz duygusu vardır. Bu onun ne kadar uyarıldığını belirler. Hayatının ilk birkaç haftasında heyecan pozitif ve negatif çeşitlilik kazanır, ayrıca memnuniyet ve rahatsızlık duygularını da görürüz. Sonraki aylarda tiksinme, korku ve kızgınlık gibi duygular görünür hale gelirler. Keyiflilik genelde altıncı aya kadar ortaya çıkmaz ve sonrasında utangaçlık ve şüphe de gelir. Sevgi dediğimiz gerçek bağlılık 9-10 aylık olana kadar ortaya çıkmaz.

Karmaşık sosyal duygular çok sonraki zamanlara kadar ortaya çıkmazlar. Utanma ve gururun ortaya çıkması üç yılı bulur ve suçluluk ise bunlardan altı ay sonra ortaya çıkar. Çocuk küçümsemeyi hissetmek için 4 yaşına kadar beklemelidir.

Bu gelişimsel sıralama köpeklerin duygularını anlama konusunda çok önemlidir. Köpeklerin gelişim aşamaları insanlardan çok daha hızlıdır ve 4-6 aylık olduklarında tüm duygusal aralıklarına sahip olurlar. Ancak köpeklerin sahip oldukları duyguların 2-2.5 yaş insan çocuklarından daha fazla olmayacaklarını söyleyebiliriz. Yani köpeklerde basit duygular olacaktır: Keyif, korku, sinir, tiksinme ve hatta sevgi. Ancak mevcut araştırmalara göre köpekler suçluluk, gurur ve utanç gibi karmaşık duygulara sahip değiller.

Pek çok insan köpeklerinin suçluluk duygusunu gösterdiklerini söylüyor. Yani eve gelirsiniz ve köpeğiniz yerlerde sürünür, rahatsızlık ifadeleri yapar ve siz de mutfakta yerde dışkısını görürsünüz. Dolayısıyla köpeğin bu durumdan dolayı suçluluk hissettiğine inanırsınız. Ancak bu suçluluk değil ama daha basit olan korku duygusudur. Köpek yerde dışkıyı gördüğünüzde ona kötü bir şey yapacağınızı öğrenmiştir. Bu ceza korkusudur, suçluluk değil.

Peki bunlar köpekleri seven ve onlarla etkileşime giren bizler için neler ifade ediyor? İyi haber şu ki, köpeğinizi komik olsun diye istediğiniz gibi giydirebilirsiniz. Ne kadar garip görünse de utanmayacaktır. Ayrıca bir ödül kazanması da umurunda olmayacaktır. Fakat size karşı sevgi gösterebilir ve siz yakında olunca memnun olur. Gerçekten önemli olan duygular da bunlar değil midir?

Kaynak: psychologytoday

İlginizi çekebilir: Evcil hayvanların insanları mutlu ettiğini gösteren bilimsel kanıtlar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale