X

Köpeğiniz size ne anlatmak istiyor: Köpeklerin en sık görülen davranışları ve anlamları

Hepimiz zaman zaman uzun ve yorucu günler geçiriyoruz. Yanlış anlaşılmalar, iş yerindeki uzun toplantılar, yetiştirilmesi gereken projeler… Düşünün ki böyle bir günün sonunda yaklaşık 1 saatinizi trafikte geçirip evinize gidiyorsunuz, siz apartman kapısını açtığınız anda kokunuzu duyan köpeğiniz, heyecanlanmaya başlıyor. Evinizin kapısına geldiğinizde ise sonsuz sevgisiyle köpeğiniz sizi bekliyor ve sizden ilgi istiyor.

Köpekler zihinsel açıdan çok yetenekli

Hepimiz vücut dilimizle çevremizdekilere pek çok mesaj veriyoruz ve bu mesajları aynı anda okuyabiliyoruz. Kültürel farklılıklar olsa bile tüm insanlığın evrensel olarak geliştirdiği bir beden dili var. Gergin insanlar keskin hareketler sergiliyor, sinirli insanlar hızlı hızlı hareket ediyor, sakin insanların ise hareketlerinde rahatlatıcı bir akışkanlık göze çarpıyor.

Köpeklerin de benzer şekilde beden dilleri var. Üstelik bu beden dili sayesinde, konuşmamalarına rağmen insanlara çok şey anlatmayı başarabiliyorlar. 2017 yılında yapılan ve sonuçları Frontiers in Neuroanatomy dergisinde paylaşılan araştırma, köpeklerin 570 milyon beyin nöronunu işleyebildiğini gösteriyor. Bu sayı kedilerde 250 milyon, insanda ise 16 milyar. Beynin serebral korteks bölgesindeki bu nöron sayısı, zihinsel durumun ne kadar zengin olduğunu ve geçmiş deneyimlere dayanarak çevrede olup biteni tahmin edebilme yeteneğini gösteriyor. Buradan hareket edecek olursa köpeklerin kedilere göre biyolojik olarak daha kompleks şeyler yapabildiğini söyleyebiliriz. Aslında amacımız kedi ve köpekler arasında bir kıyaslama yapmak değil ancak bu araştırmanın, kedilerin daha zeki olduğu inancını ortadan kaldırdığını söylemek lazım.

Bizler köpekleri yeterince anlayabiliyor muyuz?

Peki zihinsel açıdan bu kadar yetenekli olan dostlarımız köpekleri, bizler yeterince anlayabiliyor muyuz? Köpeklerin davranışlarını etkileyen 4 temel düşünce yapısı bulunuyor: Agresif, itaatkar, utangaç ve heyecanlı. Bazen bu düşünce yapıları bir arada olabiliyor; bir köpek hem utangaç hem de agresif bir düşünce yapısını gösteren davranışlar sergileyebiliyor. Bazen de heyecanlı ve itaatkar olabiliyor. Bu 4 düşünce yapısı, köpek davranışlarını belirliyor. İşte bu davranışlardan bazıları:

1. Hareketsizce durmak

Köpeğinizin hareketsizce durması, çok kısa sürebilir. Bu yüzden o sırada köpeğinizi dikkatlice incelemelisiniz. Eğer bir köpek hareketsizce duruyorsa, bunun üç sebebi olabilir. Köpeğiniz dört ayağı üzerinde dengeli bir şekilde duruyorsa, sakin ve özgüvenli bir şekilde olan biteni izliyor demektir. Arka ayakları üzerinde dengeli, ön ayakları üzerinde dengesiz bir şekilde duruyorsa harekete geçmeye hazır demektir. Ön ayakları üzerinde dengeliyse, köpeğiniz çok heyecanlı ve her an fırlamak üzere demektir.

2. Gözler her şeyi anlatır

“Gözler kalbin aynasıdır” sözü, insanlar için olduğu kadar köpekler için de geçerli. Bir köpeğin gözlerine bakarak ruh haline dair pek çok şeyi anlayabilirsiniz. Badem şeklindeki, rahat göz hareketleri, köpeğin sakin olduğunu gösterir. Yuvarlak gözler ise köpeğinizin şaşkın ve heyecanlı olduğunu gösterir. Eğer köpeğin gözlerinin beyaz kısmı fazla görünür oluyorsa dikkatli olmakta fayda var. Bu köpek gergin veya üzgün olabilir.

3. Her koşu aynı değildir

Köpekler oyun oynarken, çok farklı bir koşma tekniği kullanırlar. Çocukların oyuncak atları gibi hem dikey hem de yatay olarak hareket ederler. Bu şekilde koşmak, hiçbir yere varma amacı taşımaz. O sırada köpeğinizin tek isteği oyun oynamaktan zevk almaktır. Bir köpek size bu şekilde koşuyorsa veya köpeğiniz bir başkasına bu şekilde koşuyorsa, onun tek amacının oyun oynamak olduğuna inanabilirsiniz. Ancak yine de oyun oynarken size çarpabilir veya biraz sert davranabilir.

4. Kuyruk sallama, gülümseme gibidir

Köpekler için kuyruk önemli bir iletişim aracıdır. Köpekler kuyruklarını, insanların gülümsemelerini kullandıkları gibi kullanır. Kuyruk sallamak, bir köpeğin gülümsemesi anlamına gelir. Kuyruğunu aşağıya indirip hızlıca sallamak ise bir köpek için gergin bir kahkaha gibidir. Havaya kalkmış, yavaşça sallanan bir kuyruk ise güvenli bir gülümseme anlamına gelir. Orta yükseklikte, hızlı ve genişçe sallanan ve hatta etrafa çarpan bir kuyruk ise heyecanlı bir gülümseme anlamına gelir.

5. Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?

Köpekler iki kulağını birbirinden bağımsız olarak hareket ettirebilir ve 180 derece döndürebilir. Bir köpeğin kulağın ne kadar çok öne doğru gitmişse, köpeğiniz o kadar özgüvenli demektir. Köpeğinizin kulakları geride duruyorsa, bu onun korktuğu anlamına gelir. Ancak bununla sınırlı değil. Köpekler bazen de kulaklarını iletişim kurmak için kullanır. Birden ayağa kalkıp kulaklarını öne doğru götüren bir köpek, sahibine “Benim duyduğumu sen de duyuyor musun” demek istiyordur. Sesin nereden geldiğini anlayan köpeğin kulakları düşer ve sakinleşir.

6. Benimle oynar mısın?

Köpeklerin en sevdiği şeylerin başında oyun oynamak geliyor. Eğer köpeğiniz ön bacaklarını esnetip direkleri üzerinde yere uzanıyorsa, bu duruşa “oyun selamı” adı veriliyor. Bu pozisyonda duran bir köpek, sizden onunla oynamanızı istiyor demektir.

7. Köpeğinizi üzmüş olabilir misiniz?

Köpekleri birçoğumuz umutlu görmeye alışkınız. Onları üzgün görmek, hepimiz için üzücü. Ancak bazen köpekler de üzülebiliyor. Bir köpek üzüldüğünde, bunu uluyarak gösterir. Eğer köpeğiniz uluyorsa, onu üzmüş olabilirsiniz. Gönlünü almaya çalışabilirsiniz.

8. Her sesin anlamı farklı

Köpeğiniz konuşmuyor olabilir ancak her çıkardığı sesle size farklı şeyler anlatır. Örneğin sakin bir köpek, sessizce nefes alıp verir. Ancak ağır ağır nefes alıp veriyorsa, bu dikkat etmeniz gereken bir şey olabilir. Köpeğiniz çok sıcak havada kalmış olabilir ve bu durumda onu serin bir yere götürmelisiniz. Eğer köpeğiniz mızıldamaya benzer bir ses çıkarıyorsa, bu da sizden bir şey istediği anlamına gelebilir. Hatta zamanla köpeğinizin farklı şeyler için farklı mızıldama sesi çıkardığını fark edebilirsiniz. Havlama sesini ise bir köpeğin bağırması olarak düşünebilirsiniz. Köpeğiniz havlıyorsa, mutlaka size bir şey anlatmaya çalışıyordur. Onun sesine kulak vermelisiniz.

İlginizi çekebilir: Kediniz size ne demek istiyor: Kedilerin en sık yaptığı hareketler ve anlamları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale