X

Kontrolü eline alarak hayatın dümenine geç

Önce müziğe kulak verin, şimdi gözlerinizi kapayın ve kendinizi bir yelkenlinin içinde sevdiklerinizle beraber hayal edin. Deniz çok güzel, deniz sakin… Herkes mutlu, huzurlu, müziğin sesi yavaşça derinleşirken birden fırtına kopuyor ve siz dümenin boşta olduğunu görüyorsunuz. Dümeni kullanacak yetide sizden başka kimse yok. Fırtına o kadar yoğun ki dümenin başına geçmekten korkuyorsunuz derken büyük bir dalga yelkenlinize çarpıyor…

İşte kendi hayatınızın dümenine geçmezsek yaşayacağımız mecazi vizyonu az evvel yukarıda okudunuz.

Hayat; yüce yaradan, evren ya da üst akıl neye inanıyorsanız size sunulmuş bir hediyedir. Hayatınızın üzerinizde kimsenin etkisi, zorunluluğu olmadan, kendi kararlarınızı vererek ilerlemeli, hayallerinizi gerçekleştirmelisiniz. Hepimiz özel olarak yaratılmış değerler olarak bu hayata değer katmak ve dünya öğretisini almak için geliriz. Amacımız kendimizi gerçekleştirmektir.

Kendimizi gerçekleştirmek için başkalarının, ailenizin, sevgilinizin ya da mentorunuzun dediklerine kulak verebilirsiniz ancak kimsenin hayatınıza gerçekten müdahale ederek, kendi fikir ve hayallerini size empoze etmesine izin vermeyin.

Bizler enerjetik olarak her gördüğümüz, duyduğumuzdan etkilendiğimizden kendi isteklerimiz dışında farkında olmadan hayatlar yaşamaya başlarız. Tüm bunlardan etkilenmeden, kendi gerçeğimizi yaşamak mümkün. Nasıl mı?

Farkında olarak yaşamaya başlamak, her düşünce ve eylemimizde gerçekten bunu istiyor muyum diye kendimize sorabilir, doğa ile baş başa kalarak içsel özümüzle bağlantı kurabilir, yaşam amacımızı realitede gerçekleştirmek istediğimiz hayallerimizi bulabiliriz. Yanınıza bir defter alın ve aklınıza gelenleri, hissettiklerinizi tek tek not alın.

Şimdi tekrar gözlerinizi kapayın, müziğin sesi yavaşça yükselmekte… Yelkenlinin içinde dümenin başındasınız; çünkü nereye gideceğinizi, nasıl davranacağınızı, ne hissettiğinizi biliyorsunuz, yüzünüzde bir tebessümle sevdiklerinizle bakıyorsunuz. Uzaktan gelen fırtınanın bulutları sizi rahatsız etmiyor, çünkü bu işte ustasınız. Gerekenleri yaparken hayatın her haliyle ne kadar güzel bir macera olduğunu anlıyorsunuz…

Yaşamın keyfini sevdiklerinizle beraber doyasıya geçirmeniz dileğiyle…

 

İlginizi çekebilir: Hayatı doyasıya yaşamak için kendine izin ver

Arzum Koyuncu: Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri mezunu oldu ve üniversite öğrencisi olarak çalışmaya 1997 yılında başladı. Lisanslı gayri menkul değerleme uzmanı olarak orta ve üst düzey yöneticilik yaptı. 2007 yılında geçirmiş olduğu kaza neticesinde, kişisel gelişim konuları, kuantum çekirdek bilinci, regresyon, bioenerji, meditasyon, nefes, nlp, aile dizimi, akaşik kayıt okumalar, tasavvuf, astroloji çeşitli disiplinlerde eğitim ve çalışmalara katıldı, Association for Coaching onaylı yaşam koçu eğitimini aldı. 2009 yılında yaşam koçluğunu icra etmeye başladı, İyileşme sürecine katkıda bulunmuş olan eğitim ve seminerlerdeki bilgileri sentezleyerek 2014 yılında metodik bir çalışma olan Yaşam Kitabını Oku seanslarını oluşturmuştur. Hayat amacı, bu çalışmaları ihtiyacı olan insanlarla paylaşarak onların dönüşüm ve farkındalıklarına sadece aracı olmaktır. Yalnız Değilsin adlı sloganıyla, her insanın zor dönemlerinde farkında olmadan destek aldığını ancak bunun farkına varmaları için, bir takım teknik ve metotları içeren zihin ruh ve beden uyumu adı altında seminer ve workshoplar düzenlemektedir. Kişisel vizyonu, hayatı farkında olarak, iyilikle, doğrulukla, çalışarak, öğrenerek ve herkesi sevmekle, evrenle ve her varlıkla bir bütün olduğumuz bilinci ile cennete dönüştürebileceğimizdir. Bilginin derya deniz, öğrenmenin ise küçük bir yelkenli olduğuna inanan Arzum, her seans ve seminerlerinde danışanlarıyla birlikte sonsuzluğa yelken açmakta, danışanla beraber yeni alanlar keşfetmektedir. Öğrenmenin zevki öğretmekten daha fazla olduğu için halen kişisel gelişim konularında eğitimleri devam etmektedir. İlk kitabı henüz basım aşamasındadır.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale