X

Kontrol hastalığı nedir, bu alışkanlıktan nasıl kurtulunur?

Hepimizde az da olsa bir kontrol hastalığı var. Geleceğe dair planlar yapar, her şey kontrolümüz altında olsun, bir aksilik olmasın isteriz. Bahçemizde misafir mi ağırlayacağız? Hemen her türlü hava koşulunu düşünmeye koyulur, bir sorun olmasın diye aklımıza gelen tüm olasılıkları değerlendiririz. Ya da çocuğumuzla seyahate çıkacaksak, “Uykusunu alır mı, rahat uyuyamazsa huysuzlanır mı?” diye kafa patlatırız. Yani, zaten kısıtlı ve değerli olan zamanımızı ve enerjimizi, bizim elimizde olmayan her şeyi kontrol etmeye çalışarak harcarız. Uplifers olarak kontrol hastalığı ya da tabir-i caizse “kontrol manyaklığı” olarak bilinen konuyu mercek altına aldık, kontrol hastalığının belirtilerini ve bu konuda yapabileceklerinizi sizler için sıraladık. 

Belirtiler

  • Kontrolü elden bırakırsanız aklınızdan geçen şeylerin gerçekleşmesinden korkarsınız.
  • Sizin için en iyi, en hayırlı olan nedir biliyormuşçasına belli bir sonuca odaklanırsınız.
  • Başkalarının bir veya daha fazla davranışını değiştirmesini bekler, böylece daha mutlu olacağınızı düşünürsünüz. Bu nedenle durmadan söz konusu davranışlarına dikkat çekerek onlara “yardım” etmeye çalışırsınız.

  • Çoğu zaman hiç de gerçekçi olmayan beklentilerinize başkalarını da uydurmaya çalışırsınız. Lugatınızda kusura yer yoktur, başkalarında da durum böyle olsun istersiniz.
  • Beklentilerinizle aynı çizgiye ulaşana dek başkalarının davranışlarını doğru-yanlış şeklinde yargılama yolunu seçersiniz. Oturduğunuz yerden ahkâm kesmek kontrol hastalığının üst noktasıdır.
  • Kendi planlarınızda yol kat etmek için “yapıcı eleştirilerde” bulunursunuz.
  • Kabul görmek için inandığınız şeylerden, kendinizden tavizler verirsiniz, olduğunuz gibi görünmezsiniz. Kendiniz olmak yerine, insanların size dair izlenimlerini yönetmeye çalışarak onları kandırmaya yeltenirsiniz.
  • İnsanları birtakım davranışlarından caydırmak amacıyla olası en kötü senaryoları sunarsınız.
  • Etrafınızı belirsizlikler sarmıştır ve sonunun nasıl olacağını bilememek canınızı sıkar.
  • Davranışlarını başkalarına açıklamak gayretiyle, insanlar adına konuya müdahil olursunuz.

Teslim olma sanatı

Kontrolcü insanların özelliklerini sıraladık. Peki, kontrolü elden bırakıp teslim olma sanatında uzmanlaşmaya ne dersiniz? İşte önerilerimiz…

Kontrolü elden bırakırsam korktuğum şey başıma gelir mi?

Korktuğunuz şeyin kaynağını belirlediğiniz takdirde, sorunuzla bunu doğrularsınız. Kendinize sorun. Binlerce kez hatırlatmanıza rağmen olur da sevgiliniz kekiniz için gerekli olan kabartma tozunu almadan gelirse gecenizin mahvolacağından mı korkuyorsunuz? Bu olasılığı bir sorgulayın. Kabartma tozu olmadan geceniz heba mı olacak? Eğer öyleyse, durumu bu kadar kötü yapan ne?

Kimin işiyle meşgulsünüz?

Sizin hâkimiyet alanınız doğrudan etkileyebileceğiniz bir alanla sınırlıdır. Peki, bu alanın içinde misiniz? Yoksa başkalarının işleriyle mi meşgulsünüz? Kendi işimiz dışındaki şeyleri kontrolümüz altına almaya çalışırken işler yolunda gitmeyecektir.

Her şeyi oluruna bırakmak özgür olmak mıdır?

Oluruna bırakarak adeta kuş kadar özgür hissetmeniz mümkün. Kontrol çılgınlığınızı biraz olsun azaltmaya çabalarken bu özgürlük hissinin size yön vermesini mümkün kılın.

Empati kurun

Dünyaya başkalarının penceresinden bakmaya çalışın. Kontrol hastaları için bu türden bir nesnel yaklaşım zor olabilir. Ancak empati kurarak saygınlık kazanır ve insanların kendi dünyasına dair bir fikir edinirsiniz.

Daha az kontrolcü olma yolunda adım atın

Aşırı kontrolcü olmaktan vazgeçmek yolunda adımlar atın. Güvenmeyi öğrenin. Bir yerde mi çalışıyorsunuz? İş arkadaşlarınızın fikirlerine kulak verin. Sizin istediğiniz şekilde bir işin üstesinden gelemeyeceklerini düşünerek hemen her işi kontrolünüz altına almaya çalışmayın. Çözüme giden yollarınız aynı olmasa bile, sonuca ulaşıldığını görünce siz de durumu kabul edeceksiniz.

Kaynak
Tiny Buddha
Inc 
Forbes

İlginizi çekebilir: Her şeyi kontrol etme isteğinden kurtulmak için öneriler

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale