X

Komik insanlar mı seksi, yoksa seksi insanları mı komik buluyoruz?

Kadınların serseri erkeklerden hoşlandığı kadar yaygın bir diğer klişe de kendilerini güldürebilen erkekleri çekici buldukları yönünde. Medyada da bu konunun örneklerine sık sık yer veriliyor. Dizilerde, filmlerde şimdiye kadar sadece espri yeteneği sayesinde kadınların kalbini çalabilen birçok erkek görmüşüzdür.

Peki bu gerçekten böyle mi? Mizah ile cinsel çekicilik arasındaki bağı destekler nitelikte birçok örnek var. Mizah, insanların düşünce ve bilgilerini eğlenceli şekilde aktarmalarına izin veren kompleks bir iletişim şekli. Dolayısıyla modern birey için değerli bir araç. Öte yandan insan, elindekilerle ilgili ‘Bunu, seks yapmak için nasıl kullanabilirim?’ sorusunu sormaya alışkın. İşte mizahın cinsellikle olan ilgisi de bu şekilde kendine yer buluyor.

Mizah ile cinsel çekicilik arasındaki bağı destekler nitelikte birçok örnek var.

Mizah yeteneği bize ne ifade ediyor?

Temelde, komik bulduğumuz insanların bizi cezbetmesi anlamlı bir durum. Karşılaştığımız kişinin bizi güldürerek iyi hissettirmesi, bize onunla ilgili olumlu düşünceler çağrıştırır ve olumlu hisler edinmemizi sağlar. Bu durumu, Pavlov’un köpeği deneyindeki ‘çağrışımlı öğrenme’ kavramı açıklıyor. Fakat komik bulduğumuz her şeyi seksi bulmadığımız için konunun aslında daha karmaşık olduğunu söyleyebiliriz.

Bir diğer teori de, espri yapmanın ve insanları eğlendirmenin psikolojik sağlık ve zindeliğin bir işareti olduğunu, zeka, çabuk düşünme yeteneği ve beceriklilik gerektirdiğini söylüyor. Tüm bu özellikler ise kişinin iyi bir partner olabileceği hissini veriyor. Yani hayvanlar aleminde bir geyiğin boynuzu ya da bir tavuz kuşunun kuyruğu biyolojik sağlık ve zindelik bakımından ne ifade ediyorsa, mizah yeteneği de insanlarda aynı şeyi ifade ediyor olabilir.

Fakat konu, yukarıda saydıklarımızdan hala daha karmaşık. Çünkü kendisini güldüren bir erkeğe bakıp onunla hemen cinsel birliktelik yaşamak isteyecek çok az kadın vardır. Ayrıca komik insanların psikolojik sağlıklarının yerinde olduğu da her zaman doğru bir çıkarım olarak görülmüyor. Aksine fazla espri yapmanın zaman zaman ‘ağlayan palyaço’ deyimindeki gibi psikolojileri kötü olan insanlara özgü bir davranış olarak görüldüğü bir gerçek.

Bu konuyla ilgili yürütülen bir araştırmada; katılımcıların konuşmacıları görebildiği zaman çekici olanları daha komik bulduğu gözlemlendi. Sadece seslerini duyduklarında ise arada pek bir fark belirtmediler.

Neden çekici insanları daha komik buluyoruz?

Mizahın bu şekilde işlemediği bir gerçek. Bu sorunun cevabını ‘ağıl etkisi’ ile açıklamak mümkün. Buna göre bir insanla ilgili ilk izlenimimiz, yapacağımız diğer değerlendirmeler için bir önyargı oluşturur. Yani baktığınızda çekici bulduğunuz biri, şaka yaptığında da sizin tarafınızdan komik görünmeye meyillidir.

Öte yandan, mizah ve çekicilik arasındaki bağ çokça ifade edildiğinden, espri yapmanın flört etmekle eş anlamlı olduğu düşünülebiliyor. Çekici bulmadığınız biri sizinle flört etmeye çalışıyorsa, onunla ilgili olumsuz duygulara kapılmanız ve yaptığı esprileri komik bulmamanız çok olası. Nihayetinde başkalarını güldürme konusunda fiziksel olarak beğenilen insanların işi daha kolay.

İlginizi çekebilir: Çekici insanların 11 inanılmaz sırrı

Baktığınızda çekici bulduğunuz biri, şaka yaptığında da sizin tarafınızdan komik görünmeye meyillidir.

Yine de çekicilik konusunda tek ölçütün komiklik ya da seksilik olduğunu söylemek güç. Çünkü kültürel etkenlerin de bu konudaki rolü büyük. Yukarıda bahsettiğimiz araştırmada mizah yeteneğinin, erkekleri çekici kılmada kadınlardan daha fazla etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Bunun, kadınlardan genellikle komik olmalarının beklenmemesinin bir sonucu olduğunu söyleyebilir miyiz? Evet kulağa saçma geliyor; ancak kalıplaşmış yargılara meydan okuyan her şeyin olumsuz tepki aldığı bir çağda yaşıyoruz. Aynı şekilde fiziksel anlamda en ‘kusursuz’ kadınlar bile, bugün, selülitleri olduğu için gazetelerde dalga geçiliyor ya da acımasızca eleştiriliyor.

Erkeklerden komik olmaları, kadınlardan da komik erkeği seçmeleri bekleniyor. Fakat bunun böyle olması gerektiğiyle ilgili bir kural yok. Ayrıca bu araştırma da diğer birçoğu gibi sadece heteroseksüel ilişkiler üstünde duruyor. Oysa eşcinsel birlikteliklerde mizahın aynı şekilde kullanılmadığını söyleyemeyiz.

Özetlemek gerekirse, mizah ile cinsel çekicilik arasında güçlü bir bağ olduğunu söylemek mümkünse de, komik insanların daha seksi olup olmadığı net değil. Fiziksel olarak beğenilen insanlar, genelde daha komik olarak algılanmaya meyilliler; çünkü karşılarındaki insanlar tarafından bilinçaltı seviyede de olsa, öyle olmaları isteniyor.

Ne var ki bunun kesin bir sonuç olduğunu söylemek de yanlış olur. Çünkü insan davranışı, özellikle konu cinsellik olduğunda oldukça karışık bir hal alıyor. Bazı insanlar görünüşe aldırmaksızın kendilerini güldürebilenleri çekici bulurken, diğerleri bu tür şeylerle hiç ilgilenmeyebiliyor.

Kaynak:

theguardian.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale